İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye ilişkin hazırladığı raporda yer alan değerlendirmeleri yorumladı. Raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik ifadelerin de yer almasına değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin uluslararası alanda bu şekilde anılmasının üzücü olduğunu söyledi.

"Türkiye’nin bu şekilde anılmasını içime sindiremiyorum"

Dervişoğlu, Türkiye’nin Avrupa kurumlarında olumsuz başlıklarla gündeme gelmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla şimdi bu konuyla ilgili ben Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye aleyhine aldığı her kararın altına imza atacak değilim. Ama bizi dünyaya rezil eden uygulamalardan da uzak durulması hususunu her fırsatta dile getiririm. Avrupa Konseyi'nde de yapmış olduğum konuşmalarda bunları dile getirdim, bunları ifade ettim. Türkiye'de söz söyleme makamında olanlar, icra yetkisini kullanarak birtakım sorumlulukları üstlenenler, söyledikleri lafa, attıkları adıma, aldıkları karara, hatta dahil oldukları birtakım süreçlere özen göstermeliler. Türkiye'nin Avrupa Parlamentosu'nda bunlarla anılmasını bir Türk vatandaşı olarak içime sindirmem çok kolay değil. Hatta mümkün değil diyebilirim. Her şey dünyanın gözü önünde. Onlar Türkiye'de ne yapıyorlarsa zaten yapılan her iş milletin gözü önünde oldu diye yapıyorlar. Kendilerinin yaptıkları da dünyanın gözü önünde. Hem milletimiz affetmeyecek haksızlığı, hukuksuzluğu hem de dünya elbette ki bir yetersizlik ve eksiklik varsa özellikle insan hakları konusunda, hukuk ve adalet konusunda eğer bir yetersizlik var ise bunlar tartışılacak. Yetersiz görünmeyeceksiniz. Dışarıdan bakıldığında bu ülkeyi yönetenlerin muktedir görünmesi lazım. Ama muktedir olmak demek diktatör olmak demek değildir. Muktedir olmak için önce demokrat olmak lazım. İnsan haklarına saygı göstermek lazım. Evrensel kurullara, kurumlara ve kararlara uyabilme feraseti sergilemek lazım. Evet, bugün siyaset konuşmayacaktık. Milletle kucaklaşacaktık. Yine siyaset konuştuk."

"Bunca hatanın yapılması Türkiye'yi yönetenler açısından bir eksiklik, yetersizlik ve hata anlamı içeriyor"

Dervişoğlu, Avrupa Parlamentosu kararlarına karşı her zaman eleştirel bir tutum içinde olduklarını belirtti ancak Türkiye’nin uluslararası alandaki görünümünün de önemine dikkat çekti.

"Ben yakın bir takvim içerisinde Avrupa Parlamentosu'nu ziyarete gittim. Hatta Avrupa Parlamentosu Konseyi'nde de önemli temaslarda bulundum. Raporda geçen hemen bütün konular, 2 konu hariç, o temaslarım esnasında bana da soruldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi meselesi ama o dönemde Akın Gürlek ile ilgili bir konu başlığı yoktu. Kararlarıyla Türkiye'de tartışılan, uygulamalarıyla Türkiye'de tartışılan birinin elbette ki başka yerlerde de tartışılmasından daha doğal bir durum yoktur. Bazı kararlar vardır, Türkiye'nin milli politikalarının hilafına talepler içerir kendi içinde. Elbette ki ona Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir vatandaşı olarak tepki göstermek ihtiyacı da duyulabilir, ihtiyacı da hissedilebilir. Ama ben şu pencereden bakıyorum, Avrupalının gözünde ya da Avrupa Parlamentosu'nun gözünde onların böyle hazırlamış olduğu endeksleri de milletin ve dünyanın gözünün içine sokarak bunca hatanın yapılması Türkiye'yi yönetenler açısından bir eksiklik, yetersizlik ve hata anlamı içeriyor."

CHP Kadın Kolları İl Başkanlarından 'Asu Kaya' çıkışı: "Atanmış yönetimi reddediyoruz"
CHP Kadın Kolları İl Başkanlarından 'Asu Kaya' çıkışı: "Atanmış yönetimi reddediyoruz"
İçeriği Görüntüle

"Gençler için umudu korumalıyız"

Ankara’daki temasları sırasında gençlerle de bir araya gelen Dervişoğlu, gençlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini söyledi:

Türkiye’nin potansiyeline dikkat çeken Dervişoğlu, doğru politikalarla sorunların aşılabileceğini ifade etti:

"Öncelikle şunu söyleyeyim gençlerimiz için, geleceğe olan umudunuzu yitirmeyin, bu ülkenin imkanları, kaynakları, insan potansiyeli karşı karşıya bulunduğu bütün sorunları aşmaya aslında elverişli. Ama yanlış politikalar ve yanlış yönetim anlayışı yüzünden sanki gençlerimiz kendilerini bir girdapın içindeymiş gibi hissediyorlar ve dolayısıyla ona da içinden çıkılmaz bir girdap gözüyle bakıyorlar. Türkiye bu sıkıntıları zaman zaman geçmişte de yaşamıştır. Bizim de gençliğimizde umutlarımızın kırıldığı dönemler olmuştur. Ama çaresiz kalındığında, çarenin kendimiz olduğunu her zaman hissetmişizdir. Gençlerimiz kendilerini çaresiz gibi hissettiklerinde, çarenin kendileri olduğunu unutmasın ve kendileri için çaba sarf eden insanların varlığından da emin olsun. Bizim artık zaten sizin neslinize ve sizden sonraki nesiller için yapmamız gereken bazı şeyler var. Asıl bütün çabamız, gayretimiz de oradan kaynaklıyor. Yoksa kendi dönemimizin sıkıntılarını sizlere miras bırakmak gibi bir niyetimiz yok. Bütün o olumsuzlukların sorumluluğunu üstlenerek sizlere bir aydınlık gelecek sunmak çabasıyla hareket ediyoruz."

Basın ve Siyaset Vurgusu

Medya ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, eleştirilerin yayın politikalarına bağlı olarak şekillendiğini savundu. Ancak basın emekçilerine saygı duyduğunu belirterek, siyaset ve medya ilişkisine dair genel bir değerlendirme yaptı:

"Genel olarak da bizde bir hata bulurlarsa canlı yayına verirler. Doğru söylediğimiz şeyleri sansürlüyorlar. Tam tersine döndü dünya. Sizin kanalınıza istinaden söylemiyorum. Basın mensubu arkadaşlarımıza, basın emekçilerine çok saygım var. Onlar da bu işin külfetini en az bizim kadar çekiyorlar. Belki yayın kuruluşları nedeniyle de gittikleri yerlerde kendi kuruluşlarıyla alakalı sitemler onlara gidiyordur ama benim hiçbirine bir sitemim yok. Herkes işini yapıyor. Bu kardeşlerim de zaten emekleriyle kendi ekmeklerini kazanıyorlar. Onun için bu mekanizmanın içinde kim varsa herkese saygı duyorum. Biz olmazsak onlar olmaz, onlar olmazsa da biz olmayız."

Muhabir: Nur Yıldız