İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "çerçeve yasa" olarak adlandırılan düzenleme görüşmeleri kapsamında talep ettiği randevuya, terörle mücadele politikalarına, gazilerin durumuna, anayasa tartışmalarına ve dış siyasete dair değerlendirmelerde bulundu.

"Geldiğinde Sayın Numan Kurtulmuş’a soracağım"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "çerçeve yasa" başlıklı düzenleme için siyasi partilerden randevu talep ettiğini belirten Dervişoğlu, görüşmenin milletin gözü önünde şeffaf bir şekilde paylaşılacağını belirterek şunları söyledi:

"Verdiğimiz randevu, yürüttüğü siyasete destek değil, Türk milletinin iradesini temsil eden makama ve Gazi Meclis’e gösterdiğimiz saygının gereğidir... Görüşme tamamlandığında da Sayın Kurtulmuş’un bize ne anlattığını, bizim kendisine ne söylediğimizi, hangi soruları sorduğumuzu ve hangi cevapları aldığımızı eksiksiz biçimde aziz milletimizle aynıyla paylaşacağız.

Geldiğinde Sayın Numan Kurtulmuş’a soracağım: Siz, Türk milletinin hukukunun çizdiği çerçeveden mi, yoksa PKK’nın ve İmralı’nın çizilmesini istediği çerçeveden mi konuşacaksınız? Ağzına kadar gaflet ve yabancı parmağı iziyle dolu bu düzenleme fikrini, cesaret edip, Türk milletinin mi, yoksa İmralı’nın mı onayına sunacaksınız? Kavramlarla bize oyun oynamaya kalkmayın! Bu tezgaha düşmeyiz! Adına 'geçici yasa' diyebilirsiniz, 'Münhasır yasa', 'Entegrasyon yasası' veya 'barış hukuku' diyebilirsiniz. Kelimeleri değiştirerek hakikati değiştiremezsiniz."

"Çocuklarının gözü önünde gözaltına alınmalarını yanlış buluyoruz"

Söz konusu yasal düzenleme arayışlarının bir "suç ortaklığı ile meşruiyet devşirme" çabası olduğunu ileri süren Dervişoğlu, terörle mücadele ve toplumsal ittifak kavramlarına değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Siz, terör örgütü mensuplarına, işledikleri suçtan ve mevcut hukuk düzeninden bağımsız, özel bir yol açan düzenlemenin adını değiştirebilirsiniz ama içeriğini değiştiremezsiniz. Bilin ki biz gerçeği görüyoruz, gerçeği konuşuyoruz.

İmralı ittifakının üyeleri 'Kürt-Türk İttifakı kuracağız' diyorlar. AKP’si, MHP’si, DEM’i, Beştepe’si, Balgat’ı, Kandil’i bir sakız gibi çiğneyip duruyorlar. Kendinizi yormayın, milletin aklını da bulandırmayın. İttifak dediğiniz, kader birliği 1923’de kurulmuştur. Adı da Türkiye Cumhuriyeti'dir."

"Hulusi Bey sana söyleyorum! Türk gazilerini görmüyor musun?"

Ankara Güvenpark’ta eylem yapan er şehit yakınları ve er gazilerinin statü taleplerine dikkat çeken Dervişoğlu, Meclis'e yasal düzenleme teklifi sunacaklarını açıkladı:

"13 Temmuz’dan beri Ankara Güvenpark’talar. Eylemdeler. Düşünün Türkiye’nin gazileri haklarını aramak zorunda kalıyor... Bol sıfatlı Hulusi Bey, sana söylüyorum sana! Bağımsız Kürdistan lazım diyen, Filistinlileri Nazilere benzetecek kadar delirmiş Amerikan gazisini 8 bin kilometre ötede ziyaret ediyorsun da Meclis'e 800 metre mesafede, Güvenpark’ta hakkını arayan Türk gazilerini görmüyor musun?

Basın meslek örgütleri Alican Uludağ'ın serbest bırakılması için çağrı
Basın meslek örgütleri Alican Uludağ'ın serbest bırakılması için çağrı
İçeriği Görüntüle

1200 er şehit ailesinden, 3800 er gazimizden bahsediyoruz. İktidarın onlara eşit statü vermek için bulamadığı kaynak, itibardan tasarruf etmeyen saray düzenine de faize de fazlasıyla bulunuyor. Biz İYİ Parti olarak bu adaletsizliği giderecek kanun teklifinin hazırlığına başladık. Terör nasıl adres ve rütbe sormuyorsa, şehitlik ve gazilik de hiyerarşiye tabi tutulamaz."

"Sal Apo’yu, al başkanlığı pazarlığı"

Anayasa değişikliği tartışmalarını da eleştiren Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni kalıcılaştıracak ya da üniter yapıyı zayıflatacak hiçbir adıma destek vermeyeceklerini vurguladı:

"İlk günden beri söylüyoruz: Bu, 'Sal Apo’yu, al başkanlığı' pazarlığıdır... Hangi müstakbel anayasa maddesi, hangi örgüt talebine karşılık geliyor? Siz Türk Milletinden neyi saklıyorsunuz? Vatandaşlık tanımı, milli kimlik, üniter devlet yapısı ve yerel yönetimler üzerinden hangi pazarlıkların zeminini hazırlıyorsunuz?

İYİ Parti’nin bu konudaki tutumu açıktır: Tek adam düzenini tahkim edecek, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemini kalıcılaştıracak, Türk milletinin adını ve egemenliğini tartışmaya açacak, Üniter devlet yapımızı zayıflatacak hiçbir anayasa değişikliğine destek de, izin de vermeyiz."

"Kıbrıs'ta Türkiye'ye düşen hamaset değil, KKTC'nin tanınmasını sağlamaktır"

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı vesilesiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) temaslarına ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere değinen İYİ Parti Lideri, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinin liderleri Doktor Fazıl Küçük’ü ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, bir kere rahmet ve minnetle anıyor; Kıbrıs Barış Harekatı’nın aziz şehitlerine Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize şükranlarımı sunuyorum... Kıbrıs’ta, Ege’de Türkiye’ye düşen hamaset değil, KKTC’nin tanınmasını sağlamak, Doğu Akdeniz’deki haklarımızı güçlü diplomasi ve caydırıcı savunmayla korumaktır.

Biz, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkünün yardımına koşan iradenin; Milli Mücadele’de manda ve himayeyi reddeden haysiyetin; 24 Temmuz 1923’de Lozan’ı imzalayan aklın ve şerefin takipçisiyiz... İYİ Parti buradadır. Cumhuriyet nöbetindedir. Türk milletinin emrindedir."

Kaynak: Anka Haber Ajansı