Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, ödenmeyen ücret ve tazminat alacakları için başlattıkları eylemin 29’uncu gününde Ankara’daki holding binası önünde bir araya geldi. İşçiler, haklarının tamamı ödenene kadar Ankara’dan ayrılmayacaklarını belirtti.
Holding önünde oturma eylemi yapan madenciler, baretlerini yere vurarak “Hak, hukuk, adalet”, “Madenciye işkence, holdinglere el pençe” ve “Hakkımızı almadan eve dönüş yok” sloganları attı. Eyleme yoldan geçen bazı yurttaşlar da destek verdi.
Madencilerin eylemi 29’uncu gününde
Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, madencilerin yasal alacaklarının ödenmesini istediklerini belirterek, işverenle ve ilgili bakanlıklarla görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
Kocabıyık, taleplerinin haklı olduğunu belirterek, “Yasal alacaklarımızı alıncaya kadar Ankara'dan ayrılmayacağımızı tüm kamuoyuna defalarca beyan ettik” dedi.
Madencilerin yalnızca Ankara’da eylem yapan işçiler için değil, haklarını alamayan tüm çalışanlar için mücadele ettiğini söyleyen Kocabıyık, yaklaşık 500 işçinin kıdem tazminatı alacağının bulunduğunu ifade etti.

“Alacaklarımızı alıncaya kadar Ankara'dan ayrılmayacağız"
Kocabıyık, sorunun işveren, bakanlıklar ve sendikanın bir araya gelmesiyle çözülmesi gerektiğini belirterek, müzakere çağrısı yaptı.
“Ben işverenle de görüşürüm, bakanlıklarla da görüşürüm. Çünkü yetkili sendika olduğum için ben sorunların her zaman masada çözüleceğini savunan bir insanım” diyen Kocabıyık, gözaltı ve benzeri uygulamaların çözüm olmadığını savundu:
"Gecikmeli de olsa olumlu gelişmeler var. Fakat bizim talebimiz şu; bir an önce ödensin ki herkes mutlu ve huzurlu bir şekilde evine dönsün, işine baksın. Çünkü gerçekten Ankara halkı da yoruldu, devletimizin kurumları da yoruldu. Fakat şunu buradan beyan edeyim; biz hiçbir zaman yorulmayız. Geçen hafta kendilerine de ilettim. Hem yönetim kuruluna hem patronumuza, işverenimize ulaştık. Haklı taleplerimiz doğru bulundu. İtiraz edeceği noktalar var. Tabii, bu yasal çerçeve içinde gerekli itirazlarını da yapabilir. Hiçbir sıkıntımız yok. Bizim taleplerimiz sonuna kadar haklı. Mücadelemiz de haklı olduğu için yasal alacaklarımızı alıncaya kadar Ankara'dan ayrılmayacağımızı tüm kamuoyuna defalarca beyan ettik.
Yine buradan beyan ediyoruz; bu arkadaşların yasal alacakları sadece burasıyla sınırlı değil. Şu an kıdem tazminatı alacağı olan 500'e yakın arkadaşımız kaldı. Ve diğer alacakları var. Mücadele sadece burada gördüğümüz grup için değil. Buraya gelemeyenler için de geçerli. Hak talep edip yasal alacağı olan kim varsa mücadelemiz onun için devam ediyor ve edecektir de. Buradan sesleniyorum; hem ilgili bakanlıklarımıza hem patrona hem işverenimize, bir an önce sorun çözülsün ki herkes yoluna, işine baksın.
Geçen hafta şirketin CEO'su da geldi. Arkadaşlara açıklama yaptı. Biraz sonra tekrar çıkacağım, görüşme yapacağım. Şunu buradan tüm kamuoyu bilsin; ben işverenle de görüşürüm, bakanlıklarla da görüşürüm. Çünkü yetkili sendika olduğum için ben sorunların her zaman masada çözüleceğini savunan bir insanım. Daha önceki basın açıklamalarımda da beyan ettiğim üzere, savaşlar masada çözülüyorsa bu sorunlar da masada çözülecek. Çünkü bu işin sonu yok. Bugün buradayım, yarın başka yerdeyim veya başka bir grup başka yerde. Gözaltılar oluyor, bunlar çözüm değil. Çözüm işveren, ilgili bakanlıklar ve yetkili sendikanın bir araya gelmesidir. Sorun masaya yatırılacak, en kısa sürede çözüme kavuşacak ki herkes işine baksın. Her zaman şunu beyan ettim, yine söylüyorum; bizim emniyet güçleriyle veya devlet kurumlarımızla hiçbir zaman karşı karşıya gelmedik, gelmeyiz de. Hak arama mücadelemizi seviyeli, sınırlı ve madenciye yakışır bir şekilde verdik, vermeye devam edeceğiz. Tekrar söylüyorum, yasal alacaklarımız alıncaya kadar Ankara'daki mücadelemiz devam edecek."
Mühendis hızarcı: “11 yıllık tazminatım içeride”
Doruk Madencilik’te mühendis olarak çalışan Aysema Hızarcı da maaş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.
Hızarcı, şu ifadeleri kullandı:
"Maaş ödemelerimizin gecikmesi ve geçim problemleri yaşamaya başlamamızın ardından mecburen işten ayrılmak durumunda kaldım. Çünkü evine bir şey getiremeyince hiçbir şey yürümüyor, hiçbir şey ilerlemiyor. Ne bir adım ileri ne bir adım geri gidebiliyorsunuz. Hep aynı yerde kalıyorsunuz. 11 yıllık tazminatım içeride. 11 yıl az bir zaman değil, neredeyse bir ömür. Bir ömrün yarısı. Bunu versinler, başka bir şey istemiyoruz. Hepimiz hakkımızı almak istiyoruz"
Madencilerden “kamulaştırma” çağrısı
Madencilerden Murat Kaya ise Yıldızlar SSS Holding’e ait işletmenin Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’na (TKİ) devredilmesini istedi.
Kaya, işletmede yaklaşık 580 kişinin işsiz kaldığını belirterek, şunları söyledi:
"Şimdi burada 580 kişi işsiz kaldı. Orada bir servet yatıyor, milli servet yatıyor. Devredilirse orada bin kişi daha çalışır. Cumhurbaşkanımız her zaman Türkiye'de işsizlik yok demiştir. Alın, işte görülüyor. 580 kişi işsiz kaldı. Burayı KİAŞ'a verin, santralin 3. ve 4. üniteleri devreye girsin. Orada 3 bin kişi çalışsın. Türkiye'de işsizlik diye bir şey kalmaz"
“Sadaka istemiyoruz”
Madenci Fatih Almalı ise kendilerine yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu belirterek tepki gösterdi:
"Yeter artık. Biz sadaka istemiyoruz. Dilencilik de yapmıyoruz. Bizi dilenci konumuna düşürdüler. Milletin, herkesin gözü önünde alın terimizin karşılığını istiyoruz. 15 yıllık benim alacağım var burada. Geçen hafta bir miktar ödeme yapıldı. Arkadaşlarımızın çoğunun aldığı paranın tamamı faize gitti. Hak mı bu? Niye ezilen hep işçi, madenci veya arkadaşlarımız oluyor? Niye ezilen hep işçi? Niye kollananlar hep holding? Bir kere bu devlet işçinin yanında dursun. 29 gündür hak, hukuk, adalet diye bağırıyoruz. Hiçbirisini göremedik. 29 gündür hâlâ 'Bir miktar para toplayacağım, düzelteceğim, arsa satacağım' deniliyor. Biz sana 45 gün müsaade ettik. O 45 gün içinde niye toplamadın? Satılacak arsan varsa niye satılmadı?
Niye herkes çoluk çocuğuyla yazın tatil yaparken ben çok mu meraklıyım bu yazın ortasında burada beklemeye? Buradaki arkadaşlar çok mu meraklı? İstedikleri senden alın terinin karşılığının ödenmesi. Sen burada söz verdin. 'Ödeyeceğim' dedin. Aynen dalga geçer gibi çok cüzi bir miktar, yani ana para ödendi. Benim sendikal haklarım var. 10 yıllık veya 7 yıllık. Faizi duruyor. Çoğu yatmayan arkadaşımın tazminatları var. Çok mu zor bu? Koca holdingsin. Ankara'nın göbeğinde bilmem kaç katlı holdingde oturuyorsun. Çok mu zor? Sana her seferinde maden ruhsatı verildi. Sat abi. Çalıştırılmıyorsan sat. 3 bin kişi ekmek yiyecekti orada. Bugün hiç kimse yok. Sadece 28 nöbetçi arkadaşımız çalışıyor. Reva mı bu?"
Madenciden “130 gram altın” hesabı
Haklarını alamadığı için 2025 yılında işten ayrıldığını belirten maden işçisi Erdem Tekin de 14 yıllık kıdem tazminatının ödenmediğini söyledi.
Tekin, alacağının zaman içerisinde enflasyon ve değer kaybı nedeniyle ciddi şekilde eridiğini belirterek, “Ayrıldığımda, 2024'te, alacağım kıdem tazminatı altın bazında 200 gram altın yapıyordu. Bana geçen hafta cuma günü yapılan ödemede, o zamanki güncel tutarlardan ödeme yapıldı. Şu anki karşılığı 70 gram altına denk geliyor. Benim tam 130 gram altınım şu anda yok” dedi.
Tekin, yasal faiz hesaplamalarının da kaybını karşılamadığını savunarak, “Benim param çöpe gitti” diye konuştu.
Türkiye Maden İş’e bağlı Doruk Maden işçileri, Yıldızlar Holding (SSS) önünde açıklama yapıyor / Ankara #Canlı
— ANKA Haber Ajansı (@ankahabera) August 24, 2026
https://t.co/PSkCXTFehP





