Eğitim Bir-Sen, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında ilkokullarda başlatılan Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasının öğretmenler üzerinde ağır bir bürokratik yük oluşturduğunu, öğrencilerin gelişimini net biçimde yansıtamadığını ve veliler için anlaşılır bir geri bildirim sunmadığını belirtti. Sendika, uygulamanın sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmesi çağrısı yaptı.

"Öğretmenler için ağır ve tekrarlayan iş yükü oluşturuyor"

Eğitim Bir-Sen açıklamasında, Öğrenci Gelişim Raporu’nun öğretmenler için “ağır, yorucu ve sürekli tekrar eden bir iş yükü” oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, raporların pedagojik bir araç olmaktan çok, sadece form doldurma süreci olarak algılandığı belirtildi.

Her öğrenci için sosyal, duygusal, akademik ve davranışsal boyutlarda onlarca kriterin sisteme girilmesinin, öğretmenlerin gözlem kalitesini düşürdüğü ve raporların nesnelliğini kaybettirdiği ifade edildi.

"Öğrenciler için karmaşık ve motive edici olmayan raporlar"

Sendika, raporların öğrenciler açısından da sorunlu olduğunu belirtti. Karmaşık ve uzun raporların, öğrencilerin karne heyecanını azaltarak motivasyonu düşürdüğü, erken yaşta etiketlenme ve yetersizlik algısı yaratma riski taşıdığı kaydedildi.

Açıklamada, raporun öğrencilerin gelişimini desteklemek yerine, raporların yapay performans kaygısı oluşturduğu ve ilkokulun keşfetme ile oyun alanı özelliğini zayıflattığı ifade edildi.

"Veliler için muğlak ve anlaşılmaz"

Veliler açısından raporların anlaşılmaz ve muğlak olduğu belirtilirken akademik terminoloji ve çok sayıda kriter nedeniyle, velilerin çocuğun durumu hakkında net bilgi edinemediği ve öğretmene sürekli “çocuğum iyi mi kötü mü?” sorusunu sorma ihtiyacı duyduğu ifade edildi.

Sendika, raporların amacına ulaşamadığını ve velilerin sürece dahil olmasını engellediğini vurgulabdı.

"TYMM hedefleriyle uyumlu olmalı"

Eğitim Bir-Sen'den yapılan açıklamada, uygulamanın TYMM’nin çok yönlü gelişim ve erdemli birey yetiştirme vizyonuyla çeliştiğini belirtildi ve raporların sonuç odaklı ve soyut değerleri puanlamaya indirgemesi, modelin ruhunu yansıtmadığını ve saha gerçekliğiyle uyumsuz olduğu kaydedildi.

"Gelişimini destekleyecek somut çözüm önerileri sunmalı"

Sendikadan yapılan açıklamada raporların öğretmenler için ağır yük olmaktan çıkarılarak, veliler ve öğrenciler için anlaşılır bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmesi önerildi ve şunlar kaydedildi:

Uzmanlardan LGS öncesi kritik ekran uyarısı
Uzmanlardan LGS öncesi kritik ekran uyarısı
İçeriği Görüntüle

"Öğrenci Gelişim Raporu' uygulamasındaki terminolojik kavramlar ile sınıf içi pedagojik gerçeklik arasındaki uyumsuzluk, sistemin çalışmasını engellemektedir. Velilere anlaşılır geri bildirim sunamayan, öğretmenleri ağır ve bürokratik yük altında bırakan, öğrencilerin gelişimini net ve ölçülebilir şekilde yansıtmaktan uzak olan bu uygulama, ismi itibarıyla yeni müfredatın vizyonuyla uyumlu görünse de alanda karşılığı olmayan şekilci bir araçtan ibarettir. Veliler için çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşen öğrenci gelişim raporlarının bürokratik bir veri girişi olmaktan çıkarılıp sadeleştirilmiş bir bildirim mekanizmasına dönüştürülmesi çağrısını yapıyoruz. Öğrenci gelişim raporlarında, veli ve öğrenci tarafından anlaşılır bir dil kullanılmalı, ölçülebilir hedefler ortaya konulmalı, ölçüt sayısı azaltılarak öğretmenin gözlem kalitesi artırılmalıdır. Hazırlanan raporlar, sadece öğrencinin durumunu tespit eden değil gelişimini destekleyecek somut çözüm önerileri sunmalı ve velilere yol haritası olabilecek dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır."

Kaynak: Haber merkezi