Türkiye’de ekonomi yönetiminin makroekonomik istikrar programı kapsamında en kritik çıpası olan enflasyon tahminleri, haziran ayı itibarıyla bağımsız ekonomistler tarafından mercek altına alınmaya devam ediyor. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş Ekonomim'de kaleme aldığı son analizinde, Merkez Bankası’nın revize ettiği yol haritası ile piyasa gerçekleri arasındaki matematiksel çelişkileri verilerle ortaya koydu. Aktaş, hedeflerin tutması için önümüzdeki 7 ayda gereken oranların son 8 yıldır Türkiye ekonomisinde hiç görülmediğini belirtti.
"Merkez Bankası örtülü biçimde 'Ben de yüzde 26 bekliyorum' diyor"
Resmi otorite tarafından daha önce %16 olarak ilan edilen yıl sonu enflasyon hedefinin %24'e yükseltildiğini anımsatan Alaattin Aktaş, Merkez Bankası'nın tahmin aralığı politikasındaki mantıksal tutarsızlığa işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce yüzde 15-21 olarak belirlenmiş olan tahmin aralığında da alt sınır artık kaldırıldı ve üst sınır yüzde 26. Aslında bu da tuhaf. Merkez Bankası “2026 enflasyonunu yüzde 26 tahmin ediyorum ama hedefim yüzde 24” diyor. Örtülü biçimde “Hedefi yüzde 24 yaptığıma bakmayın, ben de yüzde 26 bekliyorum” denilmiş oluyor. Ama artık ne yüzde 24’ün bir önemi var, ne yüzde 26’nın…"
"Türkiye bu düzeyi son sekiz yıldır yakalayamıyor"
Yılın tamamlanmasına 7 ay kaldığını vurgulayan Aktaş, resmi hedeflerin yakalanabilmesi için gereken mucizevi matematiksel eşikleri ve bunların tarihsel karşılıklarını şu verilerle açıkladı:
"Yılın tamamlanmasına yedi ay var ve yüzde 24’te kalmak son yedi ay toplamındaki artışı yüzde 6,3’te, yüzde 26’da kalmak ise yedi ay toplamındaki artışı yüzde 8,1’de tutabilmeyi gerektiriyor. Son yedi ay toplamında yüzde 6,3… Türkiye bu düzeyi ne zamandan beri yakalayamıyor biliyor musunuz, son sekiz yıldır. 2018-2025 döneminde hiçbir zaman böyle bir oran gerçekleşmemiş. Daha önceki dönemlerde ise yıllık enflasyon bugünküyle kıyaslanmayacak kadar düşük olduğu için son yedi ay itibarıyla daha düşük oranlar tabii ki görülmüş."
"Matematik yalan söylemez: Sonuçta yüzde 35’in altına inilemiyor"
Yılın ilk 5 ayında biriken %16,61'lik somut enflasyon verisinin, geçmiş yılların "ilk 5 ay / yıl sonu" gerçekleşme dengesiyle olan korelasyonunu hesaplayan Aktaş, iki farklı istatistiksel modele dayandırdığı nihai öngörüsünü doğrudan şu şekilde aktardı:
"İlk beş ay-yıllık gerçekleşme dengesinde aritmetik ortalama yüzde 45,22, medyan yüzde 47,06… Beş aydaki yüzde 16,61’in aritmetik ortalamaya, yani yüzde 45,22’ye denk geldiğini varsayarsak 2026 enflasyonu yüzde 36,7 olacak. Yok eğer yüzde 16,61’in medyan olan yüzde 47,06’ya denk geldiğini varsayarsak 2026 enflasyonu yüzde 35,3 düzeyinde oluşacak. Arada çok büyük bir fark yok. Ha 35, ha 36 ya da 37; sonuçta 35’in altına inilemiyor."



