Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında ağır işkollarında çalıştırılan öğrenciler, her gün iş kazaları ile karşılaşıp yaşamını yitiriyor ya da ağır şekilde yaralanıyor. Bunlardan biri de 7 Eylül 2025 günü Şevval Erdem’in stajyer olarak çalıştığı Sivas Belediyesi Sosyal Tesislerinde yaşanmıştı. Şevval Erdem, iş tanımına uygun olmayan “kızgın yağ değişimi” için kendisine ısrar edildiğini, yapamayacağını söylediği ve tehlikeye dikkat çektiği halde işi yapmaya zorlandığını ve taşıdığı tankerin erimesi nedeniyle üzerine kızgın yağın dökülmesi sonucu ağır yaralandığını duyurmuştu.

Mesem'lerde Cinayetler

MESEM'ler iş cinayetleri ve kazalar ile hep gündemde

Karaca, iş kazasını Bakan Tekin’e sordu

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca bu “kazayı” Meclis gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Karaca, önergede şunları ifade etti:

“Sivas’ta Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi olan Şevval Erdem, 7 Eylül 2025 günü stajyer olarak çalıştığı Sivas Belediyesi Sosyal Tesislerinde ağır bir iş kazası geçirmiştir. Sosyal medya aracılığıyla yaşadıklarını anlatan Erdem, iş tanımına uygun olmayan ‘kızgın yağ değişimi’ için kendisine ısrar edildiğini, yapamayacağını söylediği ve tehlike için uyarılarda bulunduğu halde işi yapmaya zorlandığını ifade etmiştir. Erdem’in anlattıklarına göre; kızgın yağı değiştirdiği sırada yağı aktardığı tanker erimiş, sorumlu ustadan yardım istemiş ancak işe devam etmesi söylenmiştir. Erdem taşıdığı tanker tamamen erimiş ve akan kızgın yağ vücudunun sol tarafında kolu, bacağı, sırtı, kalçası dahil olmak üzere gövdesinde 3. derece yanık oluşturacak şekilde yaralanmasına sebep olmuştur.”

Mesem Iptal“Hasta annesine ve kardeşlerine bakmak zorunda”

Ağır yaralanan Şevval Erdem’in dört aydır tedavi gördüğünü, bu iş kazası sonrası kolunu kullanamadığını, harap olan sinir uçları nedeniyle vücudunda hissizlikler yaşadığını aktaran Sevda Karaca, “Herhangi bir insanın duymaya dahi katlanamayacağı tedavi süreçleri geçiren Erdem’in yaşadığı mağduriyet bununla da sınırlı kalmamıştır. Hasta annesi ve 2 kardeşi olan Erdem; evin bütün sorumluluğunun kendi üzerinde olduğunu ve MESEM’den aldığı parayla geçim sağladığını ifade etmektedir. Tedavi süresince çalışamadığı için iş sözleşmesinin feshedildiğini ve okula da devamsız olarak yazıldığını belirten Erdem, tekrar staja başlamak zorunda kaldığını ve sınıfta kalmamak için okul tarafından zorla staja gönderildiğini anlatmaktadır” dedi.

Şevval Erdem’in dava sürecinde de “iş arkadaşlarını ve kendisini tehlikeye attığı” yönünde bir tutanak tutulduğunu ve sözleşmesinin fesih edildiğini anlattığını ve “5 aydır yalnız başıma mücadele ediyorum. Ben de bir ananın evladıyım” diye isyan ettiğini hatırlatan Sevda Karaca “Tedavi masraflarını dahi karşılayamayacak düzeyde maddi sıkıntı yaşadığını ifade eden Şevval Erdem, ameliyat olamadığını da belirtmiştir” dedi.
Sevda Karaca bu bilgiler doğrultusunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, “Sivas Merkez MESEM öğrencisi Şevval Erdem’in geçirdiği ağır yaralanmalı iş kazası hakkında Bakanlığınız işyeri ve okul idaresi hakkında adli ve idari soruşturma başlatmış mıdır?” diye sordu.

Yusuf TekinnYusuf Tekin’den yanıt bekleyen sorular!

Sevda Karaca Bakan Tekin'den şu sorulara yanıt istedi:

Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı ertelendi
Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı ertelendi
İçeriği Görüntüle

* Şevval Erdem’in geçirdiği iş kazasının neden olduğu hem bedensel hem de ruhsal hasarın giderimi için ve hukuki anlamda Bakanlığınızın ne tür sorumluluklar üstlenmiştir?

* “Haftada 4 gün iş, bir gün okul” diyerek reklamını yaptığınız MESEM’de öğrenci olan Şevval Aydemir’in Pazar günü işyerinde çalışmasının izahı nedir?

* Ağır yaralı bir öğrencinin tedavi sürecinde "devamsız" sayılarak eğitim hakkının engellenmesi ve sınıfta kalma korkusuyla sakat haliyle çalışmaya zorlanması hangi vicdana ve mevzuata uygundur? Bu baskıyı kuran okul idaresi hakkında işlem yapılmış mıdır?

* MESEM programı uygulanmaya başlandığı günden bu yana iş kazası geçiren, kalıcı sakatlık yaşayan ve iş cinayetlerinde hayatını kaybeden öğrenci/stajyer/çırak/kalfa sayısı kaçtır?

* Eğitim emekçilerinin sırtına yetki verilmeden yüklenen işçi sağlığı ve güvenliği kurallarının işyerlerinde uygulanmadığı Bakanlığınızın tespitleriyle de sabit olmasına karşın bu sistemde ısrar edilmesinin manası nedir? Öğrencilerin güvenliği yalnızca bir maliyet kalemi olarak mı görülmektedir?

* Lise çağında bir çocuğun bütün ailesinin ekonomik yükünü kaldırmak üzere mecbur kaldığı MESEM sistemini lağvedip gençlerin bütün ihtiyaçlarının devlet tarafından burslarla karşılandığı eşit ve adil bir eğitim sistemi için çabanız olacak mıdır? Yoksa sermayenin emirlerini yerine getirmek uğruna gençlerin sakat kalmasına göz yummaya devam mı edeceksiniz?

Muhabir: Sultan Özer