11 ili etkileyen depremde çok sayıda engelli, çok farklı mağduriyet çekip zarar gördü. Engelli STK yetkilileri, engelli bireyler için afet planı olmadığı, depremde engelli bireyler için farklı uyarılma, kaçış ve kurtarılma planlamalarının yapılmadığını vurguladı.

HAK-İŞ, ev işçilerinin sorunlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan'a iletti HAK-İŞ, ev işçilerinin sorunlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan'a iletti
YUSUF ÖZGÜR BÜLBÜL/VAN Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 2 büyük depremde, bölgedeki 11 ilde çok sayıda engelli birey de zarar gördü. Doğal olarak engelliler açısından bakıldığında durum çok beter bir hal aldı. Son afette de engelli bireylerin daha fazla mağdur olduğuna dikkat çeken sivil toplum kuruluşları (STK) yaşanan dezavantajların giderilmesi çağrısında bulundu. 24 Saat Gazetesi olarak, depremin ardından engelli bireylerin yaşadığı sorunları Eğitimde Görme Engelliler Derneği Kurucu Üyesi Emre Taşgın, İşitme Engellileri ve Aileleri Derneği Denetim Kurulu Üyesi Kevser Üdürgücü ile Van İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (VİED) yasal temsilcisi Filiz Yörükoğlu’yla konuştuk. Engelli çocukların yitirdikleri ders araç-gereçleri temin edilmeli [caption id="attachment_288170" align="alignright" width="285"] Eğitimde Görme Engelliler Derneği Kurucu Üyesi Emre Taşgın[/caption] Eğitimde Görme Engelliler Derneği Kurucu Üyesi ve eski Başkanı Taşgın, depremden etkilenen görme engelli bireylerin seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi: “İlk günlerde yaşanan kargaşa ortamında toplanma alanlarına ulaşmakta ve temel ihtiyaçlarını temin etmekte zorlanan görme engelli ailelere rastladık. Bu kişilerin seslerini ilgili kurumlara duyurmak için çok çabaladık. Görme engelliler ilk günden beri anlık bilgi akışını takip etmekte zorlanıyorlar. Çünkü iletişim gruplarında ve sosyal medya platformlarında paylaşılan resim formatlı içerikler metin halinde yer almadığı için kısa zamanda istenen bilgiye ulaşmak zor oluyor. Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu, bu konuda içerikleri erişilebilir hale getiren bir sayfa oluşturdu. Yine de kurum ve kuruluşların bu konuyu gündemlerine alması lazım.” Telefon gibi dijital araçlar kullanamayan görme engellilerin seslerini duyurabileceği STK’lara ulaşmakta zorlandığını gözlemlediğini aktaran Taşgın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Görme engelliler arasında beyaz baston, bilgisayar, tablet ve telefon gibi cihazlarını kaybedenlerin sayısı az değil. Bu kişiler bağımsız yaşam ve bilgiye erişim bakımlarından güçlük yaşıyorlar. Özellikle uzaktan eğitim ve istihdam süreçlerinde bunun yaratacağı sorunları yakında daha fazla konuşacağız. Aynı şekilde yüz yüze eğitim başladığında görme engelli çocukların yitirdikleri ders araç gereçlerinin temin edilmesi gerekir. Geçici ve kalıcı ikamet sorunları devam ediyor. Burada yaşanan belirsizlikler gelecek kaygısı oluşturuyor. Deprem bölgesinde bulunan engelli kamu çalışanlarının yer değiştirmelerine yönelik adımlar atılması faydalı olabilir. Uzaktan eğitime erişimde güçlük yaşama ihtimali bulunan görme engelliler için üniversitelerin ve YÖK’ün adım atması gerekir. Engellilere yönelik politika üretip uygulayan kamu kurumlarının depremden etkilenen engelli bireylere yönelik sağlıklı veri kaynakları oluşturması ve bunları sivil toplum kuruluşlarıyla da şeffaf biçimde paylaşması önem arz ediyor. İçerisinde bulunduğumuz sürecin kamu-sivil toplum işbirliği ile atlatılabileceği net bir gerçek.” [caption id="attachment_288169" align="alignright" width="420"] İşitme Engellileri ve
Aileleri Derneği Denetim Kurulu Üyesi Kevser Üdürgücü[/caption] Depremden en çok zarar görenler, işitme engelliler İşitme Engellileri ve Aileleri Derneği Denetim Kurulu Üyesi ve işitme engelli Fen Bilgisi Öğretmeni Üdürgücü, işitme engellilerin duyamadığı için strese girebileceğini, deprem bölgesindeki işitme cihazı ve pil satış yerlerinin yıkıldığını bildirip yaşanılan sıkıntılara ilişkin şunları anlattı: “İlkokul 3. sınıftan yani 9 yaşından beri işitme engelliyim, işitme cihazı kullanıyorum. 2020 Eylül ayında ise işitmemin yetersiz kaldığı için sağ kulağımdan cochlear implant ameliyatı oldum. Eğer birey, işitme engelli ise işitme cihazları büyük önem taşıyor. İnsanlar dışarıda duymuyor kalabalığın içinde bir de duyamadıkları için strese giriyorlar. Herkes bağırıp çağrışırken onlar ne olduğunu anlayamıyor. Eğer işitme cihazları yanlarında ise işitme cihazı pilleri lazım. İşitme cihazı pilleri maksimum 15 gün gidiyor. Pillere ulaşımları yok. Kahramanmaraş’taki depremde tüm işitme cihazı ve pili satış yerleri yıkıldı. Bazı işitme engelli bireyler dudak okuyabiliyor ama o kargaşada ne kadar zor olsa da yardıma giden gönüllülerimiz tane tane konuşarak iletişim kurabilir. Eğer birey sağır ise kesinlikle Türk İşaret Dili’ni (TİD) bilen tercümanlar, sağlık çalışanları lazım. Hatta TİD’in yaygınlaştırılması lazım. Bu depremden en çok zarar görenler işitme engelliler de oldu. Göçük altında kaldıklarında duyamadıkları için biri var mı yok mu bilemediler. Depremde sadece insan sesi ile değil de bir mikrofon vs. sesle seslenilseydi bir titreşim yaratması sağlansaydı belki şu an vefat eden işitme engelli arkadaşlarımız aramızda olabilirdi. Sadece işitme engelli bireylerin değil bu toplumun tüm engelli bireyleri bilmeli, bilinçlendirilmeli.” [caption id="attachment_288168" align="alignright" width="702"] Van İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği (VİED) yasal temsilcisi Filiz Yörükoğlu[/caption] VİED Başkanı: Tüm engel gruplarından bireylere destek sunulmaya başlandı 2007’den bu yana yerelde işitme engelliler ve ailelerinin ayrımcılık, toplumsal cinsiyet, ırk, dil, din farkı gözetmeden eşit haklardan ve eşit fırsatlara erişimi çerçevesinde çalışan VİED Yasal Temsilcisi Yörükoğlu, her afette görüldüğü gibi engelli bireylerin çoklu dezavantaj yaşadığı ve geride bırakıldığına işaret etti. STK’lar, engelli hakları aktivistleri ve işaret dili tercümanları olarak hem saha da hem de uzaktan destek vermeye çalıştığını aktaran Yörükoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Evrensel tasarımlar erişilebilirlik ve engelli haklarına uygun yaşam şartlarının sunulmamasından kaynaklı en çok sorun yaşayan, görmezden gelinen kesimi engelliler oluşturmaktadır. Yakın zaman da yaşadığımız Maraş depreminde yine engelli bireylerin, deprem anında kurtarılırken ve deprem sonrası barınma ve insani ihtiyaçları için ciddi mağduriyet yaşadıklarını gördük. Bu bağlamda; 6 Şubat depremi sonrası kurulan WhatsApp grupları ve sosyal medya hesapları üzerinden depremden etkilenen tüm engel gruplarından bireylere destek sunulmaya başlandı. Özellikle deprem bölgesine yakın olan Diyarbakır, Adana, Malatya gibi illerden Van’a gelen engelli depremzedeler, derneğimizin 05428199956 numaralı danışma birimine erişebilir. Öncelikli olarak barınma ve medikal ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli destekleri sunuyoruz. Engelli bireylerin hak temelli güçlenmeleri hedefi ile yola çıkan VİED, yaşanılan tüm afetlerde engelli bireylerin özellikle engelli kadın ve kız çocuklarının kesişimsel dezavantajlarından dolayı çoklu engellilik durumlarını yaşadıklarını her fırsatta belirtmekte gerekli çalışmaların yapılması için tüm sorumluları göreve çağırmaktadır.” Engelli bireyler için afet planı yok Otizmli ve sağır çocukların enkaz altından çıkarıldığı görüntülerin yüreklerini dağladığını vurgulayan Yörükoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hiçbir şekilde arama kurtarma personellerine seslerini duyuramadılar ve şans eseri kurtulmaları sağlandı. Depremden kurtulan engelli ve ailelerinin, öncelikli ihtiyaçlarının barınma, gıda ve giysi ihtiyacı olmuş özellikle işitme engelli, görme ve bedensel engelli bireylerin medikal ihtiyaçları zor şartlarda göz ardı edilmiştir. Böylelikle yine engelli bireyler için herhangi bir afet planının olmayışı, engel gruplarına göre ayrı ayrı deprem gibi büyük kitlesel afetler de neler yapılacağına dair engellilerin, ailelerinin, kurumların bilgisizliği çok sayıda engelli bireyin enkazların altında can vermesine neden oldu. Alanda çalışan engelli STK’ları afet planlarının parçası olmadı. Depremde öncelikli olarak engelli bireylerin farklı uyarılma, kaçış ve kurtarılma gibi planlamaları yapılmadı. Engelli bireylere yönelik çalışmalar yapılması elzem bir konu. Umudumuz, böylesi büyük felaketlerde hiç kimsenin canının yanmaması, gerekli önlemlerin alınması ve planlamaların felaketler yaşanmadan yapılmasıdır. Depremin gündelik hayatımızın bir parçası olduğu ülkemizde kalıcı çözümler üretilmeli ve bu çözüm önerileri, kapsayıcı olmalı, engelli bireyler göz ardı edilmemelidir.”

Editör: Ahmet Ertüm