Cemre Polat / Ankara

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), TBMM’ye gelmesi beklenen 9. Yargı Paketi hakkında düzenlediği basın toplantısını Ankara’da, Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirdi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve basın mensubunun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, tüm toplumu tehdit eden yasa tasarısının Meclis’e gelmeden iptal edilmesi gerektiği vurgulandı.

Türkiye'den de hissedildi: Gürcistan'da depremler Türkiye'den de hissedildi: Gürcistan'da depremler

EŞİK gönüllüleri, “etki ajanlığı” gibi uydurma başlıklarla toplumu sindirmeyi amaçlayan 9. Yargı Paketi’nin derhal iptal edilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda konuşan temsilciler, 23 farklı kanun ve 3 kanun hükmünde kararnamede değişiklik veya düzenleme içeren 60 maddelik yasa tasarısının, iktidar partisi tarafından kadınların haklarını gasp eden başlıklarla dayatıldığını ifade etti.

Temsilciler, tasarının hangi hakları gasp edeceğini Meclis’e gelene kadar öğrenemediklerini belirterek iktidarın Medeni Yasa’dan Şiddet Yasasına, Ceza Yasasından İnfaz Yasasına kadar birçok temel yasada değişikliği aynı torbaya tıkıştıran yasa teklifi ile hem suç işleyenlere af getirmeye çalıştığını hem de “etki ajanlığı” adı altında yeni bir suç icat etmeye çalıştığını dile getirdi.

Whatsapp Görsel 2024 06 05 Saat 14.08.42 B0B5Eeb3

EŞİK: Temel insan haklarını torba yasalara doldurmaktan vazgeçin

Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bizler, kimseye sormadan kapalı kapılar ardında, yargı paketleriyle, torba yasalarla, genelgelerle, hukuksuz kararlarla, hakları ve hayatlarına kastedilen milyonlarız.

Hepimiz hemcinslerimizin her gün en az üçünün öldürüldüğünü, bir o kadarının şüpheli şekilde katledildiğini, her beş evden üçünde kadına karşı şiddetin yaşandığını, çocuklara karşı cinsel şiddetin tırmandığını biliyoruz, görüyoruz.

Artık hiçbirimizi ‘aileyi koruma’ masallarına inandıramazsınız. Çünkü kadınları ve çocukları şiddete karşı koruyan yasaları bir bir yok edenler, mevcut yasaları ve Anayasa’yı uygulamayanlar hiç kimseyi koruyamazlar.

İktidar partisi, yine bir torba yasa taslağını, yine içine konulan çerezlik konuların yanına eklemiş, kadınların temel insan haklarını tehdit eden başlıklarla 9. Yargı paketi olarak dayatıyor. Bu paket ile hangi haklarımızın gasp edileceğini Meclis’e getirilinceye kadar tam olarak öğrenemiyoruz.

Sızdırılan ilk taslak 38 madde iken Adalet Bakanı taslağın 62 madde olduğunu söylüyor, 23 kanun ile 2 KHK'da (Kanun Hükmünde Kararname) değişiklik yapacağız diyor! Kamuoyuna sızdırılan 38 madde haricinde kalan 24 maddenin hangi konularda olduğuna dair hiçbir açıklama yapılmadı, yapılmıyor.

“Taslak, kamuoyuna sızdırılan haliyle Meclis’e getirilmeden derhal geri çekilmelidir”

İstanbul Sözleşmesi’ni feshederken ‘Yerli ve milli yasamız 6284 var' dediniz. Şimdi onun da failleri caydırıcı en önemli hükmünü kadükleştirmeye çalışıyorsunuz. Yasanın caydırıcılığını belirleyen tek yaptırım olan ve zaten çok ender uygulanan tazyik hapsi hükmünü itiraza açık hale getirmek kadın cinayetlerinin artması demek. Kadınlar artık zar zor alınabilen koruma kararları çantalarında olduğu halde katledilirken bu değişikliğin önerilme nedenini biz söyleyelim: Erkek egemenliğini güçlendirmek, kadınların aile içinde şiddete boyun eğmesini, şikâyet etmemesini sağlamak.

“Kendi seçtiğimiz soyadı ile yaşamak en temel hakkımızdır”

9. Torba tasarıda, Anayasa Mahkemesi’ni yine hiçe sayarak; Mahkeme’nin iptal ettiği Medeni Kanun’daki ‘Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır’ düzenlemesini tekrar, aynen yasalaştırmak istiyorsunuz. Anayasa’nın eşitlik ve ayrımcılık yasağını düzenleyen 10. maddesi, ailede eşitliği düzenleyen 41. maddesi ve Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne aykırı olarak kadınlara erkek eşlerinin soyadını kullanmaları dayatılamaz. 

Kadın katillerini, tecavüzcüleri ve çocuk cinsel istismarcılarını Temmuz 2023’te infaz yasasında düzenleme adı altında affettiniz. Serbest bırakılan failler kadın ve çocuklara karşı suç işlemeye devam ettiler. Şimdi yeni bir af getirmek istiyorsunuz. 9. Torbaya

tekrar tekrar suç işlemiş ve bu nedenle mahkûm olmuş hükümlülerin cezalarında koşullu salıvermeyi koydunuz. Bize ve çocuklarımıza karşı işlenen suçları affetme yetkisini nereden buluyorsunuz?

Bir yandan ‘etki ajanlığı’ diye yeni suç kategorileri icat etmeye çalışırken, diğer yandan kolluk saldırganları yakalama zahmetinde bulunduysa eğer, faillere mahkemelerde verilen indirimli cezaları Meclis’te daha da indiriyor ya da affediyorsunuz! Bunun adını biz koyalım: Kadın ve çocukları erkeklerin her türlü istismarına açık hale getirmeyi ‘aileyi korumak’ olarak göstermek, erkek egemenliğini mutlaklaştırmaktır.

“Etki Ajanlığı yasası ile toplum tamamen susturulmaya çalışılıyor”

İthal ettiğiniz yeni suç türü; ‘etki ajanlığı’ ile muhaliflerin sustuğu bir ülke yaratmak istiyorsunuz. Tasarı TBMM’ye gelir ve yasalaştırılırsa eleştiri içeren her nevi yayının suç kapsamına alınması mümkün olacak ve bugüne kadar yaşanan anti-demokratik baskı koşulları derinleşecek. Eşitlik, özgürlük, adalet adına her türlü arayışın önü kesilecek, tüm toplumsal muhalefet örgütleri kapatılma riski ile karşı karşıya kalacak, sivil toplum tamamen susturulacaktır. Amacınızı biliyoruz. Asla geçit vermeyeceğiz.  

 “Kadınların yaşam hakkı dahil olmak üzere kazanılmış haklarımızla oynamaktan vazgeçin”

Hukuksuzluğunuzu hukuka uydurma yöntemlerinizi, eşitlik ve laiklik düşmanı politikalarınızı, Meclis’te oybirliği ile kabul edilmiş olan İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı, bir kişinin kararı ile çekilmenizden biliyoruz. Yeni değil, bugün değil, yüzyıllardır iktidarınızı kadınların boyunlarını eğerek var etmeye çalıştınız. Her hakkımızı mücadele ile kazandık. İşte buradayız. Fetvalarınıza, yasaklarınıza boyun eğmiş olsaydık bugün burada olmazdık. Yalanlarınıza, vizyonsuz vizyon belgelerinize, laiklik ve eşitlik karşıtı torba yasalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz.

Amacınızı ve yöntemlerinizi biliyoruz. Seçilmiş belediye başkanları yerine ‘kayyum’larınızı atamanızdan, muhalif herkesi kumpas ve intikam davaları ile hukuka aykırı olarak hapislerde tutmanızdan biliyoruz. Rant aşkınızdan, imar yasalarınızdan, bilime ve bilimsel eğitime saldırılarınızdan, hayvanlara ve doğaya verdiğiniz zarardan biliyoruz.”

Muhabir: Cemre Polat