Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 1 Ocak 2026’dan itibaren, büyükşehirlerde faaliyet gösteren bazı esnaf grupları basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilecek. Düzenleme; taksici, dolmuşçu, lokantacı, inşaatçı, emtia ticareti yapanlar ve motorlu araç tamircileri gibi on binlerce esnafı doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, yeni düzenlemenin vergi adaleti ve kayıt dışılıkla mücadele amacıyla hayata geçirildiğini söylerken, esnaf temsilcileri ise geçişin zamanlamasını ve altyapı eksikliklerini eleştiriyor.
Vergi uzmanı Tolu: Vergi adaleti açısından önemli bir adım
Vergi uzmanı Abdullah Tolu, yapılan değişikliğin uzun süredir tartışılan vergi adaleti ekseninde atılmış güçlü bir adım olduğunu belirtti. Tolu, “Bu karar ile aynı kazancı elde eden bir oto tamircisi Ankara’da gerçek usule tabi olurken Aydın’da basit usulde kalma gibi bir çarpıklık sona eriyor. Bu, büyükşehirlerde vergi eşitliğini sağlıyor” dedi.
Yeni sistemle birlikte esnafın KDV, muhtasar, gelir vergisi beyannamesi, defter tutma ve mali müşavirle çalışma gibi yükümlülüklerle karşılaşacağını belirten Tolu, bu durumun hizmet ve ürün fiyatlarına yansıyabileceğini, kısa vadede enflasyonist bir baskı yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
Tolu, “Bize göre bu karar yerindedir, geri adım atılmamalı. Hatta basit usulün kapsamı daha da daraltılmalı ve yalnızca nüfusu 15 binin altındaki yerleşim yerlerinde uygulanmalıdır” yorumunu yaptı.
TESK Başkanı Palandöken: Esnaf geçişe hazır değil, 3 yıl erteleme istiyoruz
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise uygulamanın ertelenmesini talep etti. Gerçek usule geçişin küçük sermayeli esnafı ağır yüklerle karşı karşıya bırakacağını vurgulayan Palandöken, “Basit usul sadece bir vergi sistemi değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal istikrarın teminatıdır” dedi.
Palandöken, e-fatura ve e-defter gibi dijital sistemlerin zorunlu hale gelmesiyle özellikle dijital okuryazarlığı olmayan esnafın zorlanacağını, teknolojik dönüşüme ayak uyduramayanların kepenk kapatma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
“Altyapı henüz hazır değil. En az 3 yıl erteleme istiyoruz” diyen Palandöken, aksi takdirde yerel ekonomilerin ve sosyal dengenin zarar görebileceğini vurguladı.

Fiyatlara yansıyacak
Gerçek usule geçecek olan esnafın karşı karşıya kalacağı muhasebe, beyanname ve vergi yüklerinin hizmet ve ürün fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görülüyor. Ulaştırmadan yeme içmeye, tamirat hizmetlerinden perakende satışa kadar birçok kalemde zam bekleniyor.
250 bin esnaf etkilenecek
TÜİK verilerine göre yapılan sınırlamalarla birlikte, yalnızca büyükşehirlerde yaklaşık 250 bin esnafın gerçek usule geçeceği belirtiliyor. Düzenleme, şehir içi yolcu taşımacılığı yapanlar, lokanta işletenler, inşaatla uğraşanlar, oto tamircileri ve emtia ticareti yapanları kapsıyor. Büyükşehirlerde 30 binin altındaki nüfusa sahip ilçeler bu geçişten muaf tutulacak.
Uzmanlara göre bu karar, basit usul sisteminin daraltılmasına yönelik ilk adım. Ekim ayında TBMM’ye sunulması beklenen ekonomi ve vergiye ilişkin Torba Yasa Teklifi ile kapsamın daha da daraltılmasının gündeme gelmesi bekleniyor.
Basit ve gerçek usul vergi nedir?
Türkiye’de gelir vergisine tabi olan küçük işletmeler için iki farklı vergilendirme yöntemi uygulanıyor. Basit usul, daha çok küçük esnaf ve sanatkarlar için geçerlidir, vergilendirme daha sade ve düşük maliyetlidir. Defter tutma zorunluluğu yoktur ve yıllık beyanla vergi ödenir. Gerçek usul ise ticari kazancı daha yüksek olan mükellefler için geçerlidir, işletme hesabı ya da bilanço esasına göre defter tutulur, KDV ve geçici vergi gibi yükümlülükler de vardır.




