Avukat Fikret İlkiz, T24’teki köşesinde, 18 Şubat 2026 tarihli "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" raporundan hareketle, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na "tarihsel bir sorumluluk" çağrısında bulundu. İlkiz, Meclis’in kendi üyesi olan Can Atalay’ın serbest bırakılması için mahkemeye resmen başvurması gerektiğini savundu.
İlkiz, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporundaki "tarihî sorumluluk" ifadesine vurgu yaptı. Raporda yer alan "AYM ve AİHM kararlarına eksiksiz uyulmalı" tespitinin, Can Atalay vakasında bizzat yargı eliyle çiğnendiğini hatırlatan İlkiz, çözümün adresini Meclis olarak işaret etti.
İlkiz, Can Atalay’ın 14 Mayıs 2023’te seçilmesine rağmen yaklaşık 4 yıldır cezaevinde tutulmasını "hukuksuzluğun yargı eliyle araçsallaştırılması" olarak niteledi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun, iki kez Can Atalay’ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdiğini anımsatan İlkiz, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM kararlarını "hukuki değerden yoksun" bularak uygulamadı ve ihlal kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. İlkiz, 30 Ocak 2024’te Yargıtay yazısının Meclis’te okunmasıyla Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi, AYM tarafından "fiilî (de facto) bir durum" olarak tanımlandığını ifade etti.



