Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont’un ev sahipliğinde düzenlenen programda, cephede görev yapan Ukraynalı sanatçılar sanat aracılığıyla savaşın insani boyutunu ve Ukrayna’nın özgürlük mücadelesini dinleyicilerle paylaştı. Ukraynalı sanatçı Taras Kompaniçenko Ukrayna’nın millî çalgısı olan bandura ile sahne aldı. Kompaniçenko’ya Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont çello ile eşlik etti. İkili, “Unut Beni” adlı Ukraynaca şarkıyı birlikte seslendirdi.
Siviller de hedefte
Ukrayna halkının dört yıldır savaşın ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Dumont, “Ukraynalılar dört yıldır zorunlu göçlere, savaşın neden olduğu yoksunluklara ve çok sık şekilde sevdiklerini kaybetmenin acısına maruz kalıyor. Bu kayıplar, topraklarını savunmak için cepheye giden askerlerin yanı sıra bombardımanların hedefi olan sivilleri de kapsıyor” dedi. Dumont, bugün Ukrayna cephelerinde savaşan askerlerin çoğunun birkaç yıl öncesine kadar öğretmen, işçi ve sivil vatandaşlar olduğunu, bunun unutulmaması gerektiğini söyledi.
Kimlik ve kültür vurgusu
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgal girişiminin yalnızca toprakları değil, aynı zamanda Ukrayna’nın kimliğini ve kültürünü hedef aldığını söyledi. Ukraynalı sanatçıların bu süreçte direnişin sesi hâline geldiğini belirten Celâl, “İmparatorluklar her zaman ordulardan çok kültürden korkar. Ordu toprakları korur, ancak kültür anlamı ve kimliği korur” dedi.
Konuşmaların ardından Taras Kompaniçenko, bandura ile geleneksel Ukrayna ezgilerini icra etti. “Unut Beni” adlı şarkıda Kompaniçenko’ya Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont çello ile eşlik etti.
Şiirlerini cephede yazdı
Etkinlikte, cephe hattında savaşan Ukraynalı müzisyen Taras Kompaniçenko ile şair Yayna Çornohuz deneyimlerini paylaştı. Çornohuz, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgali sırasında cephede edindiği deneyimlerin şiirlerinin temelini oluşturduğunu, şiirin savaşın tanıklığını yapmak ve kaybedilenlerin hafızasını yaşatmak için önemli bir araç olduğunu söyledi. Deniz piyadesi olarak görev yaptığını ve işgalin başladığı dönemde keşif birliğiyle cephede bulunduğunu belirten Çornohuz, savaşın zaman içinde değiştiğini, başlangıçta siper savaşı ve konvansiyonel çatışmalar yaşandığını, bugün ise savaşın büyük ölçüde insansız hava araçlarıyla sürdürüldüğünü, kendisinin de İHA operatörü olarak görev yaptığını ifade etti.
“Senin silahın banduradır”
Taras Kompaniçenko ise sanatçı kimliğinden önce kendisini bir vatandaş olarak gördüğünü, Ukrayna’nın bağımsızlık sürecinden bu yana ulusal kimliği güçlendirmek için sanatını bir araç olarak kullandığını söyledi. Savaşın başlamasıyla birlikte cepheye gitme kararı aldığını belirten Kompaniçenko, asker olarak kabul edildiği dönemde öğrencileri ve meslektaşlarının kendisine silah yerine bandurasını işaret ederek, “Senin silahın banduradır” dediğini aktardı. Bu sözlerin kendisini derinden etkilediğini söyleyen Kompaniçenko, buna rağmen savaşın sorumluluğunu doğrudan hissettiğini ve cephede bulunmanın önemine inandığını ifade etti.
Etkinlik, üyeleri 2022’de orduya katılan Ukraynalı müzik grubu Antytila’yı konu alan “Culture vs War” belgeselinin gösterimiyle sona erdi.






