Rapor, kamuya açık belgeler ile BirGün, ANKA Haber Ajansı, T24 ve Medya Koridoru tarafından paylaşılan verileri temel alarak, 70 farklı mahkemenin gazetecilere, sivil toplum kuruluşlarına ve haber sitelerine yönelik verdiği 105 erişim engeli kararını inceledi.
Siyasi süreçlerle paralel artış
Raporda, erişim engellemelerinin önceki yıllarda olduğu gibi siyasi gelişmelerle bağlantılı olarak arttığı belirtildi. Sansür, özellikle Kürt medyası, bağımsız haber siteleri ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarını yoğun biçimde hedef aldı. Haberlere ve bireysel paylaşımlara uygulanan engellemeler, internet sansürünün artık istisnai bir tedbir olmaktan çıkıp kalıcı bir araç hâline geldiğini gösteriyor.
En yaygın gerekçe: Milli güvenlik
FreeWebTurkey’nin derlediği verilere göre, 2025’in ilk yedi ayında 105 farklı mahkeme kararıyla, haber, gazeteci ve sivil toplum içeriklerine ait 1.306 içerik için erişim engeli uygulandı. Bu içeriklerin hukuki gerekçeleri incelendiğinde, en sık başvurulan dayanağın 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi olduğu görüldü. “Millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle 496 içerik engellenirken, bu sayı toplam engellemelerin yüzde 38’ini oluşturuyor.
Raporda, 8/A maddesinin özellikle kamu otoritesini ilgilendiren haberler, eleştirel sosyal medya paylaşımları ve politik içeriklerin kaldırılmasında temel araç olarak kullanıldığı vurgulanıyor.
“Muğlak gerekçeler” ikinci sırada
Erişim engellerinde ikinci en sık gerekçe ise somut açıklamalardan yoksun ifadeler oldu. “Kişilik hakları, marka hakları ve gecikmesinde sakınca bulunan hâller” gibi belirsiz gerekçelerle 443 içerik erişime kapatıldı. Bu, toplam kararların yüzde 33,9’una karşılık geliyor. Ayrıca 41 içerik (yüzde 3,1) için karar metinlerinde hiçbir gerekçe belirtilmedi. Raporda bu durumun, erişim engeli kararlarının şeffaflığı ve hesap verilebilirliği açısından ciddi sorunlar yarattığına dikkat çekiliyor.
İptal edilen maddeye dayalı engellemeler
Raporda öne çıkan bir diğer konu ise “özel hayatın gizliliği” gerekçesiyle verilen erişim engelleri oldu. Bu gerekçeyle 29 içerik (yüzde 2,2) erişime kapatıldı. İçeriklerin önemli bir kısmının, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 yılında iptal ettiği 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayandırılması dikkat çekiyor. Anayasa Mahkemesi, İnternet Kanunu’nun kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle erişim engeli getiren 9. maddesini 2023’te iptal etmişti.
BTK, RTÜK ve SPK kararları da raporda
Raporda sadece mahkeme kararları değil, BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu), RTÜK ve SPK gibi düzenleyici kurumların kararlarıyla getirilen engellere de yer verildi. Örneğin, BTK’nın “Yetkilendirme Dairesi kararı” ile yurt dışı mobil operatörlerine ilişkin bir içerik erişime kapatıldı. RTÜK ise “lisanssız yayın” ve “lisans yükümlülüğü” gerekçesiyle bazı içeriklerin engellenmesine karar verdi.
“Sansür olağanlaştı”
FreeWebTurkey raporu, internet sansürünün Türkiye’de artık sistematik ve olağan bir uygulama hâline geldiğini belirtiyor. Rapora göre erişim engelleri yalnızca bireysel içerikleri değil, gazetecilik faaliyetlerini ve kamusal tartışma alanını doğrudan hedef alıyor.




