Gazeteci Alican Uludağ hakkında, Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nden, tutukluluğunun 26. gününde SEGBİS aracılığıyla çıkarıldığı İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutukluluğunun devamı yönünde karar verildi. Alican Uludağ ise SEGBİS aracılığıyla bağlandıkları halde kendisine sorulmadan, savunması bile alınmadan karar verilmesine tepki gösterdiğini bildirdi. “Alican’ın arkadaşları” aracılığıyla bilgi veren Alican Uludağ, “savunma hakkının elinden alındığını, kendisine sorulmadan kararın açıklandığını” ifade etti.
Uludağ, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinde görülen incelemeye SEGBİS aracılığıyla katıldığını ve itirazlarını sunma, savunmasını yapma fırsatı bile verilmediğini aktardı.
Alican Uludağ şu paylaşımı yaptı:
“Tutukluluğumun 26. gününde (17 Mart 2026) aylık tutukluluk incelemesi için cezaevinden SEGBİS aracılığıyla İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldım. Bu hukuka aykırı tutukluluğa karşı itirazlarımı dile getirmek için günlerce hazırlık yaptım. SEGBİS ekranına baktığımda birçok cezaevinden onlarca tutuklu da hazır bekliyordu. Görevli hakimin bana söz vermesini beklerken bir anda tek tek isimler okuyarak ‘Tutukluluğun devamına…’ dedi. ‘Herhalde onlardan sonra beni dinler’ diye düşündüm. Hakim isimleri sayarken ‘Alican Uludağ tutukluluk halinin devamına...’ dedi. Söz alıp itiraz ettim. Savunmamı almadan tutukluluğumun devamına karar verdi.”

Alican’ın itirazı dikkate bile alınmadı!
Alican Uludağ, kendisinin savunması alınmadan, söz verilmeden “tutukluluğunun devamı” yönünde karar üzerine itiraz ettiğini ve hakim ile arasında şu diyaloğun geçtiğini de bildirdi:
“Hakim: Beyanlarınız için savcılığa dilekçe verin.
Alican Uludağ: Bir yargı muhabiri olarak beni dinlemeniz gerekiyordu.
Hakim: Savcı zaten mütalaasında tutukluluğun devamını istedi. Dosyada yeni bir durum yok.
Alican Uludağ: Ama savunmamı almadan karar vermeniz hukuka, savunma hakkına ve adil yargılanma hakkına aykırı.
Hakim: Alican Bey, dilerseniz şimdi beyanınızı tutanağa ekleyebilirim.
Alican Uludağ: Bu durum tutukluluk halimi değiştirecek mi? Siz önce infaz ediyorsunuz, sonra ‘Savunmanızı verin’ diyorsunuz. Bu nasıl hukuk?”

“Noterde miyim mahkemede miyim?”
Alican Uludağ daha sonra hakime, “savunmam alınmadan tutukluluk halimin devamına karar verdiğini beyanım olarak eklemesini söylediğini” de aktararak, “Yazdı mı bilmiyorum. SEGBİS odasından çıktım. Hücreme döndüm. Noterde miydim, mahkemede miydim anlamadım” dedi.
Gözaltına alınmasına neden olan tweetlerden birisinin de “Çürümüş yargı düzeni” ifadesi olduğunu hatırlatan Alican Uludağ, ‘Yaşadığım olaydan sonra aklıma bu söz geldi. Hukuka aykırı bir kararla tutuklandığım yetmiyormuş gibi şimdi de savunma hakkım kullandırılmıyor. Açıkça Anayasa’daki temel haklar ihlal ediliyor. Bu nasıl bir yargı düzeni? Orta Çağ’da mı yaşıyoruz? Hukuk nerede?” değerlendirmesini yaptı.

Ne olmuştu?
Gazeteci Alican Uludağ, evi basılarak, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla İstanbul’a götürülmüş ve İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı ile tutuklanmıştı. Uludağ’ın karara itirazları dikkate alınmamış ve evi, ailesi Ankara’da olmasına rağmen tutuklu olarak Silivri’ye gönderilmişti. Halen Silivri 9 Nolu Cezaevi’nde kalan Alican Uludağ’ın iddianamesi ise 20 Şubat’tan bu tarafa yok.
Alican Uludağ, yaptığı savunmada 18 yıldır adliye muhabirliği yaptığını, paylaşımlarının gazetecilik ve eleştiri kapsamında olduğunu söylemiş ve “Cumhurbaşkanının şahsına yönelik bir hakaret yoktur. Yargı muhabirinin eleştirileri vardır” demişti.
Alican Uludağ halen iddianamesinin olmamasına da tepki göstererek, “Savcılar çok yoğun ise deneyimli adliye muhabirliği titizliği ile kendisinin iddianameyi yazabileceği” mesajı iletmişti.





