Türk satrancında haftalardır süren "Gülenay Aydın skandalı"nda adalet yerini buldu. Gazetemiz 24 Saat’in ilk günden itibaren manşetlerine taşıdığı, kamuoyunda çığ gibi büyüyen tepki ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın 12 maddelik soru önergesiyle köşeye sıkışan Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) yönetimi, geri adım atmak zorunda kaldı.
Avrupa ve dünya şampiyonalarında ülkemizi onurla temsil eden, Kadın Büyükusta (WGM) ünvanına en yakın sporcularımızdan WIM Gülenay Aydın; "kişisel çatışmalar" ve yoruma açık "kriter" gerekçesiyle milli takımdan uzaklaştırılmak istenmişti. 2 Şubat 2026’da genç yıldızın yaptığı açıklamayla patlak veren kriz, sadece bir kadro dışı kalma olayı değil, federasyonun tüm yönetim anlayışının da sorgulandığı bir sürece dönüştü.
Meclis’ten hamle ve Bakanlık müdahalesi
Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a verdiği soru önergesi, federasyon üzerindeki denetim baskısını artırdı. Kulislerden sızan bilgilere göre; federasyonun "kriterler tutmadı" tezi, Bakanlığın "tüm dökümleri ve kriterleri derhal sunun" talimatıyla çöktü. 9 Şubat’taki toplantıya dahi çağrılmayan, adeta ‘yok’ sayılmak istenen Gülenay Aydın; annesinin başlattığı hukuki süreç ve kamuoyunda yükselen tepkiler nedeniyle, 91 gün süren belirsizliğin ardından hakkı olan milli formasına kavuştu.

TSF listeleri sosyal medyadan açıkladı
Türkiye Satranç Federasyonu’nun A milli takıma ilişkin listeyi sosyal medyadan paylaşması, bu konuda sporcularla iletişim kurulmaması da dikkat çekti. Gülenay Aydın da 91 günlük mağduriyet sürecinin sonunda yeniden takıma alındığını sosyal medyadan öğrenen sporculardan oldu. Duyuru üç antrenörün fotoğrafları ile “ A Milli Takımımızdan Olimpiyat yolunda güçlü adımlar” başlığı ile duyuruldu.

Gürcan Engel: “Bu bir organizasyon hatası değil, sistematik bir adaletsizliktir”
Sürecin başından bu yana en sert ve teknik eleştirileri getiren TSF Kulüpler Koordinasyon Kurulu eski üyesi, satranççı-yazar Gürcan Engel, Gülenay Aydın’ın takıma dönüşünü 24 Saat’e değerlendirdi. Gürcan Engel, yaşanan süreci şu çarpıcı ifadelerle anlattı: “A Milli Takım süreci artık bir 'organizasyon hatası' değil, sistematik bir adaletsizliğin açık göstergesi haline gelmiştir. TSF bu süreçte yalnızca geç kalmamış; kendi koyduğu kuralları dahi uygulayamayan, şeffaflıktan uzak ve güven zedeleyen bir yapı sergilemiştir. Gülenay Aydın, 2 Şubat’ta yaptığı açıklama ile gerçeği kamuoyuna duyurduğunda, 'kişisel çatışmalar' gerekçesiyle kadro dışı bırakıldığını öğrendik. Sormak lazım: ‘Kişisel çatışma' nedir? Bu, hangi yönetmelikte yer alır? Performans yerine kişisel gerekçelerle milli takım belirlenir mi? Bu soruların hiçbirine cevap verilemedi; çünkü verilemezdi."
“Hukuki süreç geri adım attırdı”
Engel, federasyonun 9 Şubat’taki milli takım toplantısına Gülenay’ı davet etmemesini “skandal" olarak niteleyerek şunları söyledi: “9 Şubat’ta yapılan toplantıya Gülenay çağrılmadı. Gerekçe olarak 'kriterleri tutturamadı' denildi. Peki hangi kriter? Açıklanmadı. Yazılı bildirim yapılmadı. Ama toplantı kayıt altına alındı. Federasyon bir karar aldı ve uyguladı ama o kararı savunacak şeffaflığa sahip değildi. Ne zaman ki aile hukuki süreç başlatacağını açıkladı, işte o zaman tablo değişti. Kararlar esnetildi, geri adım atıldı. Bu, başlangıçtaki kararın arkasında durulamadığının kanıtıdır; çünkü o karar doğru değildi."
91 günlük hak gaspı ve gizlenen listeler
Federasyonun 14 Şubat’ta yaptığı "Listeler henüz belli değil" açıklamasının gerçeği gizleme girişimi olduğunu savunan Engel, 91 günlük gecikmeden sporcuların motivasyonunun etkilendiğini ve bunun kabul edilemeyecek bir yanlış olduğunu söyledi. Engel, “Kendi kriterlerine göre 1 Ocak’ta yapılması gereken bildirimler yapılmadı. 91 gün boyunca sporcular belirsizlikte bırakıldı, motivasyonları düşürüldü. Bu sadece gecikme değil, sporcuların hakkının gasp edilmesidir. 2 Nisan’daki paylaşımda ise sporcular yok, emek yok; sadece antrenörler var. Bu, Gülenay sürecini unutturma çabasıdır. Kriterler ya açık değil ya da kişiye göre değiştiriliyor; her iki yol da adaletsizliğe çıkar” yorumunu yaptı.
“Bakanlık hesap sorunca geri vites yapıldı”
Gülenay Aydın olayın sistemin "turnusol kağıdı" olarak niteleyen Gürcan Engel, haberimiz üzerine Meclis’e taşınan soru önergesinin ve Bakanlık denetiminin "geri vites" yaptırdığını söyledi. Engel şu uyarıları yaptı: "Gülenay'ın ilk toplantıya neden çağrılmadığı hâlâ açıklanmadı. Eğer alınmayacaktıysa kimin talimatıyla geri alındı? Bakanlık hesap sormasaydı bu yanlış kararlar uygulanmaya devam mı edecekti? Bir sporcunun hakkı kamuoyu baskısı ile geri alınıyorsa, orada federasyon değil, güç dengesi yönetiyordur. Bugün Gülenay, yarın başka bir sporcu... Eğer bu yapı değişmezse, hiç kimsenin hakkı garanti altında değildir. Kriterler gizliyse adalet yoktur, sporcu bilgilendirilmiyorsa saygı yoktur!"

“Gülenay Aydın ile iletişime geçilmedi”
Satranççı Gülenay Aydın’ın annesi Tolunay Ertan da Gülenay’ın tekrar milli takıma çağrıldığını sosyal medyadan öğrenmesine tepki gösterdi. Bu süreç boyunca Gülenay Aydın ile iletişime geçilmediğini de belirten Tolunay Ertan, “Gülenay hangi sebepten dolayı alınmadı, daha sonra bu karar neden değiştirildi?” diye sordu. Tolunay Ertan, bu konuda açıklama yapılmamasını da eleştirerek şunları ifade etti: “Federasyon yöneticileri, profesyonellikten uzak bu süreçte acaba milli takım sporcularının moral ve motivasyonunu düşürdüğünün farkında mı? Bu süreçte sporcular değersizleştirilmiş, 91 günlük hak mahrumiyetine uğratılmışlardır.”

Anne Tolunay Ertan belirsizlikleri de sordu
Kriterlere göre listelerin 1 Temmuz’a kadar geçerli olduğunu hatırlatan Tolunay Ertan şu soruları da yöneltti: “1 Temmuz'da listeler değişirse, seçilecek sporcular da 6 aylık hak mahrumiyeti yaşamayacaklar mı? Ya da seçilen sporcuların 1 Temmuz'da listeden çıkarılmaları durumunda moral ve motivasyonları nasıl etkilenecek? Bu belirsizlikler karşısında olimpiyatlarda başarı beklenebilir mi?”
Sporcuların bu süreçte etkilendiklerini de dile getiren Tolunay Ertan, sporculara hangi kriterlere göre listede yer aldıklarının neden açıklanmadığını, olimpiyatlarda oynayacak sporcuların belirlenip belirlenmediğini de sordu. Ertan bu süreçte sporcuların kamp, özendirme ödülü gibi desteklerden mahrum kaldıklarını da hatırlattı.

Federasyon açıklama yaparsa paylaşacağız!
Öte yandan, 24 Saat Gazetesi olarak haberlerimiz tek taraflı olmasın diye Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Fethi Apaydın ve yönetiminden de görüş almak istedik. Sorularımızı da yönelttik. Ancak ilk günden itibaren bir açıklama ya da geri dönüş olmadı. Bu habere ilişkin de federasyon yönetiminden bir açıklama gelmesi halinde, objektif yayıncılık anlayışımız gereği bu açıklamaları da eksiksiz olarak okurlarımızla paylaşacağımızı tekrarlayalım.






