CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın aralarında İzmir’in de bulunduğu bazı il başkanlıklarında görev değişikliğine gidildiğini açıklamasının ardından CHP İzmir İl Başkanlığı’nda başlayan nöbet devam ediyor. CHP Genel Merkezi tarafından görevden alınan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, il binasından ayrılmazken, Genel Merkez tarafından görevlendirilen Utku Gümrükçü’nün il başkanlığı binasına gelmesinin beklendiği öğrenildi.
Partililerin il binasındaki bekleyişi sürerken açıklamalarda bulunan Güç, yaşanan sürecin bir makam veya koltuk mücadelesi olmadığını söyledi.
Çağatay Güç: “Attıkları her adım bize yarıyor”
Yaşanan gelişmelerin CHP’ye ve muhalefete güç kattığını savunan Güç, iktidarın uyguladığı politikaların toplumda karşılık bulmadığını öne sürdü.
Vatandaşların değişim beklentisinin arttığını ifade eden Güç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel liderliğindeki partinin iktidar alternatifi olduğunu belirterek, görevden alma kararında rol oynayan isimlere istifa çağrısında bulundu:
“Sorun gerçekten bina değil. Bizim sorunumuz bina değil. AKP hükümetinin yürüttüğü süreç aslında bize yarıyor. İnsanlar hepsi umutlu, herkes mutlu ve umutlu. Her attıkları adımla her yaptıkları hareket bize yarıyor. Aslında bu ülkede AKP siyasetinin tükendiği anlama geliyor. Artık gelecek Özgür Özel'in liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Arkadaşlara tek tavsiyemiz, lütfen onurlarıyla, gururlarıyla istifa etsinler ve partiye gitsinler. Mutlan yönetiminin tamamı istifa edip buradan partiden gitmesi gerekiyor. Halkın onları sevmediğini, vatandaşın onları sevmediğini sokağa çıktıkları zaman görebilirler”
“İzmir İl Başkanlığı’nda 24 saat nöbet tutuyoruz”
İl Başkanlığı binasındaki nöbetin yaklaşık 20 gündür sürdüğünü söyleyen Güç, partililerin süreci yakından takip ettiğini ifade etti.
Yaşanan gelişmelerin tabanda rahatsızlık oluşturduğunu öne süren Güç, CHP içindeki tartışmaların parti üyeleri ve seçmenler tarafından dikkatle izlendiğini dile getirdi:
“Aslında bu iyi oluyor, bir dinamik oluyoruz. Biz zaten mutlan yönetimi atandığından beri zaten nöbet tutuyoruz yani, 24 saat nöbet halindeyiz. Yani yaklaşık 20 günü geçti. Biz sürekli 24 saat nöbet halindeyiz. Sürecin ne kadar kötüye evrildiğini fark ettiler zaten. ‘Biz yönetim atamamızı yaparız. Yani mutlan yönetimi gelir. İnsanlar da Kılıçdaroğlu'na alışır. Süreci, CHP'nin oyunu yüzde 10-15 bandına oturturuz, biz de bunlardan kurtuluruz’ diye düşündüler ama böyle bir şey olmaz. Bu süreci sürükleyen halk. Halk sürüklüyor. Biz siyasetçilerin, katkımız var, niyetimiz var, koşturmamız var, mücadelemiz var ama bu süreci sürükleyen halk. Onlar ne derse biz onların üzerinden siyaset yapıyoruz. Vatandaşı dinleyerek siyaset yapıyoruz. Vatandaşı AKP hükümeti dinlerse ne olacağını anlayacaktır ve bu sürecin eninde sonunda evrileceği yer başka bir şeydir ve bizi iktidara çok daha hızlı bir şekilde yakınlaştırmıştır.”
Görevden alma kararına itiraz: “Savunmamız alınmadı”
Görevden alınma kararının parti içi usullere uygun olmadığını savunan Çağatay Güç, kararın Parti Meclisi tarafından onaylanmadığını ve kendilerinden savunma alınmadığını iddia etti:
“İç tüzüğü yürütmeye çalışıyorlar ama iç tüzüğü yürütürken kendileri bunu doğru kullanmıyorlar. Çok basit orada maddeler var. Yani MYK oluşturulduğu zaman parti meclisine onaylatılmak zorunda. Parti meclisinde onaylatılmayan MYK organı hükümsüzdür. Yani orada bir karar alamazlar. İkincisi, ya velev ki aldı kararı, önce bizden savunma alma lazım. Yani bir karar verirken gerekçeli karar olması lazım ki biz ona itiraz edeceğiz. Nereye itiraz edeceğiz? Parti meclisine. Parti meclisi düşmüş durumda şu anda. Yani, AKP'den daha AKP'li butlan yönetimi var. Yani AKP'nin ettiği zulümden daha fazla zulmeden mutlan yönetimi. Yani kraldan çok kralcılar şu anda Cumhuriyet Halk Partisi'nde hükmetmeye çalışıyor ama kontrol edemiyorlar. Çünkü kimse yok etraflarında. Yani birkaç tane koltuk sevdalısı var. Ortada aslında koltuk yok. Bu süreç böyle devam ettiği sürece şu anda Kılıçdaroğlu yönetimindeki, butlan yönetimi yüzde 1'den fazla alamaz. Ne belediye başkanı olabilirler ne milletvekili olabilirler ne meclis üyesi olabilir, hiçbir şey olamazlar. Bu koltuk sevdalıları neye göre planlıyorlar, onu da anlamış değilim. Bu aslında bir vizyonsuzluk demek, geleceği görememek demek. İnşallah biraz perdeleri açarlar ve geleceği görürler. AKP hükümetinin maşası olmaktan çıkarlar.”




