Şubat 2024’te Hasankeyf’te ölü bulunan ve dosyası intihar olarak kayda geçen Kızmaz’ın ailesi, Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan yeni gelişmelerin kendi dosyaları açısından da önemli soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Bu gerekçeyle yapılan başvurunun ardından aile ve avukatları adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
“Ciddi ihmaller söz konusu”
Ailenin avukatı Sümeyye Gültekin Aykut, iki dosya arasında benzerlikler bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun hukuken “yeni delil” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aykut, her iki olayda da ciddi ihmaller olduğunu savunarak, kayıp başvurularına rağmen arama çalışmalarının geciktiğini, kamera kayıtları ve kritik verilerin zamanında incelenmediğini ve etkili bir soruşturma yürütülmediğini dile getirdi. Ayrıca sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında gerekli işlemlerin yapılmadığını söyledi.
Yaşananların basit bir ihmal olarak görülemeyeceğini vurgulayan Aykut, “Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesidir” dedi. Kadınların kaybolduğu ya da şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği olaylarda etkin soruşturmanın önemine işaret eden Aykut, “Adaletin gecikmesi yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına bir sonuç doğurmaktadır. Cezasızlık sürdükçe benzer ihlallerin önü açılmaktadır" ifadelerini kullandı.
“Üç gün boyunca neden arama yapılmadı”
Rojwelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz ise kardeşinin kaybolduğunu bildirmelerine rağmen üç gün boyunca arama yapılmadığını belirterek, şu sözleri aktardı:
“Üç gün boyunca kız kardeşim yaşıyordu. Neden bir arama yapılmamış üç gün boyunca? MOBESE’si var buranın. Kavşak belli. Nereye gidersen git o kavşaktan gidileceği belliyken kameraya bakılmayıp üç gün boyunca orada ölüme terk edilmesi… Bir el uzatılmasını beklemiş. Değil el uzatılması, itilmiş. Muamele bu. Yani üç gün boyunca yaşıyor olup da aranmamasının sonucu bu.”




