Parti binasındaki törende gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürsel Tekin; istifalar, sosyal medya hesaplarının isim değişiklikleri, tutuklu bulunan yerel yöneticiler ve kurultay sürecine dair doğrudan uyarılarda bulundu.
"Sosyal medya hesaplarının değiştirilmesi nitelikli dolandırıcılıktır"
Partiden ayrılanların tercihlerine saygı duyduklarını ancak partinin dijital ve fiziki varlıklarının teslim edilmesi gerektiğini belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Ayrılabilirsiniz. Hiç itiraz etmiyorum. O tabii ki sizin tercihinizdir. Ama altını çizerek bir şey ifade etmek istiyorum: Bir an önce Türkiye coğrafyasının hangi ilinde, hangi ilçesinde olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait olan, başta sosyal medyalar olmak üzere, malını mülkünü derhal teslim edin. Bizi zorunlu olarak hukuka başvurur hâle getirmeyin.
Şimdi bakın, şurada elimde bir belge var. Bu sosyal medya 2013 yılında kurulmuş. 2013 yılında alıyorsunuz, üstünü değiştiriyorsunuz, plakasını değiştiriyorsunuz. Yani siz arabanızı kapıya park etmişsiniz, sabahleyin bir kalkıyorsunuz, arabanızın plakası değişmiş. Bunun adı nitelikli dolandırıcılıktır, sahtekârlıktır. Bir iki ilçemizde bu sorunlar yaşandı. Büyütmemek adına zaman verdik. Derhal, en kısa süre içerisinde bu anlayıştan vazgeçin. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait olan malını mülkünü iade edin."
İstifa eden partililere yönelik genel merkezin ya da il başkanlığının bir engelleme çabasında olmadığını dile getiren Tekin, "Daha bir gün bizler, ne biz ne de genel merkezimiz, istifa eden arkadaşlarımıza 'Neden istifa ediyorsunuz? Aman ha istifa etmeyin' cümlesini kullanmadık. Çünkü her vatandaşımızın, her üyemizin iradesi var; iradesine göre kararını verecektir" diyerek İstanbul'da ayrılıkların sınırlı kaldığını ve geri dönüşlerin olacağını savundu.
"Kurultay CHP'li olmayan müteahhitler tarafından zehirlendi"
Parti içerisindeki sürece ve geçmiş kurultaya değinen Tekin, itirafçılık tartışmalarına dikkat çekti:
"Özellikle sol dünyadan gelenler çok iyi bilirler. İtirafçılık bizim dünyamızda, bizim anlayışımızda, bizim geleneklerimizde yok. İşte 76 tane itirafçının tamamına baktığınızda bunlar müteahhit çeteleri. 103 yıllık tertemiz mazisi olan bir siyasi partinin geldiği durum ne yazık ki bu. Bunun sorumlusu kim? Bunun sorumlusu çok şükür hiçbirimiz değiliz. 'Biz Aziz İhsanların, biz Ertan Yıldızların, biz Gülibrahimoğlu’nun arkadaşı değiliz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde emeğiyle siyaset yapanların yoldaşlarıyız' demiştik. Aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz.
Sayın Kılıçdaroğlu aslında kurultaydan önce çok iyi bir cümle kullandı. Dedi ki: 'Partimi güvenilir bir limana emanet edip gideceğim.' Sonra da kurultay müteahhitler tarafından zehirlendi. Bir daha söylüyorum: Müteahhitler tarafından, müşahitler değil. CHP’li olmayan müteahhitler tarafından zehirlendi ve maalesef partimizin başına bu hikâyeler geldi."
"Kılıçdaroğlu sözünün arkasında durmalı, kariyer planı yapan ihanet eder"
Kongre takvimine ilişkin demokratik sürecin işleyeceğini belirten Tekin, kişisel kariyer hesapları yapanları eleştirdi:
"Elbette önümüzdeki kongre sürecinde demokratik bir mekanizmada herkes aday olabilir. Orada hiç tereddüt yok. Aday olması konusunda da her türlü mekanizma işleyecektir. Ama Sayın Kılıçdaroğlu’nun keyfekeder 'Ben yokum' deme şansı yok arkadaşım. Mademki arınacaksak, arındırıp arındıracağız ve güvenilir limana emanet edeceksiniz. Bu sözünüzün arkasında duracaksınız. Parti içi tartışmalarda zaman zaman arkadaşlarımızın elbette bir kariyer planlamaları olur. Ama hiçbirimizin böyle bir kritik süreçte bir kariyer planlaması olamaz. Kimin kariyer planlaması varsa bu dönemde, bu partiye geçmiş dönemdekilerin yaptığı ihanetin aynısını yapmış olurlar."
"Yedi il başkanı tutuklu olur mu?"
CHP'li belediye başkanları ve teşkilat mensuplarına yönelik tutuklamalara tepki gösteren Tekin, Adalet Yürüyüşü'nü hatırlatarak şunları söyledi:
"Yedi il başkanı tutuklu olur mu arkadaşlarım? Sorulmaz mı kardeşim? Yüzlerce belediye başkanı, yardımcısı, yöneticisi, parti meclis üyeleri tutuklu. Kılıçdaroğlu, Sayın Berberoğlu davasından dolayı 500 kilometre yol yürüdü. Demokratik bir eylem kurdu kardeşim. Bütün dünyayı arkasına aldı ve eyleminin de sonucunu aldı. E şimdi kardeşim ne yapıyorsunuz? Ne yaptınız bugüne kadar? Caydırıcı neyi yapabildiniz? Bir partinin genel başkanını düşünün, yardımcılarını düşünün. Etrafındaki bütün unsurlar gözaltında, tutuklu. Bu normal bir durum mu arkadaşlar?
Her ne kadar şu anda partimizi bir cendereden kurtarmış olsak da önümüzde çok büyük engeller var. Mücadele edeceğimiz çok büyük sorunlar var. Bu sorunları aşmanın bir tek yolu var. Dayanışma içinde olmamız lazım. Ve Sayın Genel Başkanımıza bu sürecin tamamlanması konusunda her türlü desteği vereceğiz kardeşim. Başta Gürsel Tekin olarak tek de kalsam bu desteğe sonuna kadar devam edeceğim."





