İran-İsrail gerilimi ve ABD'nin bölgeye müdahalesiyle yükselmesi beklenen altın, ons başına 500 doları aşan bir değer kaybıyla piyasaları şaşırttı. NTV’den Uğurcan Gökçen, kaleme aldığı analizinde "güvenli liman" altının savaşın ortasında neden gerilediğini 4 temel nedene dayandırarak açıkladı.
Küresel piyasalarda savaşın başlamasıyla yeni rekorlar kırması beklenen altın, beklentilerin tam aksine sert bir düşüş grafiği çiziyor. Savaşın başlangıcından bu yana ons başına 500 dolardan fazla değer kaybeden altındaki bu "anormal" seyri analiz eden ekonomist Uğurcan Gökçen, yatırımcıların ezberini bozan süreci mercek altına aldı.

Yatırımcı altın yerine doları seçti
Savaş dönemlerinde geleneksel olarak altına yönelen sermaye, bu kez rotayı dolara kırdı. Gökçen, ABD’nin enerji ihracatçısı konumuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Riskli varlıklardan kaçan yatırımcılar güvenli liman seçimini altın yerine dolardan yana kullandı. ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi ve ihracatçısı. Dolayısıyla petrol fiyatı yükseldikçe ihracat gelirleri artıyor. Bu da bütçe açığı açısından olumlu bir etki yapıyor. Doların lehine oldukça pozitif bir gelişme."
Enflasyon korkusu ve faiz baskısı
Petrol fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu tetiklemesi, merkez bankalarının faiz indirimlerini rafa kaldırmasına neden oldu. Gökçen, altının faiz karşısındaki dezavantajını şöyle aktardı:
"Faiz ile altın fiyatı arasında negatif bir ilişki var. Faizden sabit getiri elde edildiği durumda altına yönelim düşük oluyor. Altına yatırım yapıldığı zaman elde edilebilecek faiz gelirinden vazgeçiliyor. Bu da altını elde tutmanın maliyetini yükseltiyor."
Merkez Bankaları alıcı değil, satıcı konumunda
Altını yıllardır zirvede tutan merkez bankası alımları, yerini rezerv satışlarına bırakmaya başladı. Gökçen, bu noktada Türkiye örneğine dikkat çekti:
"Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası altın satışı yaptığı bilinen ilk merkez bankası oldu. Birçok ülkenin merkez bankası da buna eşlik edebilir. Sonuç olarak merkez bankaları altınları böylesi günler için biriktirmişti. Satışlar devam ederse altın fiyatı baskı altında kalabilir."
Hızlı yükselişin kırılganlığı
Altının son yıllarda sergilediği agresif yükselişin, bir noktadan sonra piyasayı doyurduğunu ve kırılgan hale getirdiğini belirten Gökçen, şu çarpıcı veriyi paylaştı:
"Ons altın 2024'ün ilk gününden bu yana yüzde 116 yükseldi. Dolar bazında yaşanan bu değerlenmeler ancak kripto paralarda ya da devrim yapacağı düşünen şirketlerin hisselerinde görülür. Fiyatta yaşanan hızlı artışlar fiyat düşüşlerinde yatırım aracını çok daha kırılgan hale getirebiliyor."




