Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde gece saatlerinde ticari gemilere yönelik düzenlenen yeni saldırılar, küresel enerji arzı endişelerini zirveye taşıdı. Brent petrol fiyatları varil başına 100 dolar sınırını geçerken, ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) fiyatları dizginlemek için toplam 400 milyon varillik tarihi bir rezerv hamlesi başlattı.
Hürmüz’de gece yarısı saldırıları: Can kayıpları var
İngiltere merkezli denizcilik güvenliği kurumu UKMTO'dan alınan bilgilere göre, Basra Körfezi’nde "bilinmeyen mühimmatlarla" gerçekleştirilen saldırılar bölgedeki güvenliği en üst risk seviyesine çıkardı. Gece boyunca yaşanan saldırıların bilançosu ağırlaşıyor:
Toplamda en az üç ticari gemi hedef alındı. Bunlardan ikisi Irak açıklarında, biri ise Dubai yakınlarında vuruldu. Iraklı yetkililer, iki petrol tankerinin isabet aldığını teyit etti. Kurtarma operasyonları sürerken, olayda en az 1 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Tayland merkezli bir yük gemisi iki mermiyle vuruldu. Umman donanması 20 kişiyi kurtarırken, 3 mürettebatın kayıp olduğu açıklandı.
Petrol arzına darbe: Terminaller kapatıldı
Çatışmaların deniz trafiğini hedef almasıyla birlikte bölgedeki kritik enerji altyapıları da devre dışı kalmaya başladı.
Irak'ta petrol terminal operasyonları güvenlik gerekçesiyle geçici olarak durduruldu. Umman bölgenin stratejik ihracat noktalarından biri olan Mina Al Fahal terminali kapılarını kapattı.
Uzmanlar, dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu tıkanıklığın, Orta Doğu sevkiyatlarını uzun süreli felç edebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD 400 milyon varil rezerv kullanacak
Fiyatlardaki önlenemez yükseliş üzerine Washington ve müttefikleri stratejik hamlelerini duyurdu. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Başkan Donald Trump’ın çağrısıyla IEA üyesi 32 ülkenin oy birliğiyle devasa bir rezerv kullanım kararı aldığını açıkladı.
Bakan Wright, bu hamlenin enerji fiyatlarındaki dalgalanmayı sınırlamak ve piyasayı dengelemek için alınan en büyük "koordineli müdahale" olduğunu vurguladı. Ancak bu devasa arza rağmen, piyasaların bölgedeki "sıcak çatışma" riskini fiyatlamaya devam ettiği ve petrolün 100 doların üzerinde kalmayı sürdürdüğü gözlemleniyor.




