Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'e CHP'den destek mesajları geldi. CHP'li isimler, tutuklama kararının hukuki gerekçeler taşımadığını öne sürerken, yargılamanın tutuksuz yapılması gerektiğini savundu.

Mansur Yavaş: "Hüseyin Başkanın yanındayız"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hüseyin Can Güner'in gözaltı kararı verildiğinde yurt dışında olmasına rağmen Türkiye'ye dönerek ifade verdiğini hatırlattı.

Yavaş, Güner'in evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık davrandığını belirterek, kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimalinin bulunmadığını savundu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavaş, şu ifadeleri kaydetti:

"Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı. Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz.

Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı… Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede? Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.

Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor? Unutulmaması gereken temel ilke şudur: Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.

Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir. Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor. Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur.

Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz. Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır. Hüseyin Başkanın yanındayız."

Gül Çiftci: "Suçumuz halkın umudunu taşımak"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci de Ankara Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, operasyonun siyasi nitelik taşıdığını ileri sürdü.

Çiftci, Güner'in yurt dışında olmasına rağmen Türkiye'ye dönerek ifade vereceğini önceden açıkladığını belirterek, arama işlemlerinde kullanılan yöntemi eleştirdi.

İhale sürecinin daha önce Kamu İhale Kurumu, Danıştay ve ilgili denetim mercilerince incelendiğini savunan Çiftci, "Suçumuz sosyal demokrat belediyecilik yapmak, kamu yararını gözetmek ve halkın umudunu taşımaktır." ifadelerini kullandı.

Çiftci'nin açıklamaları şu şekilde:

"Uzun süredir İstanbul’da, ardından Antalya’da ve İzmir’de alışık olduğumuz görüntüleri dört gün evvel itibarıyla Ankara’da da yaşamaya başladık. Bir şafak operasyonuyla ülkemizin başkenti, Cumhuriyetimizin göz bebeği Çankaya’mıza, Çankaya Belediye Başkanımıza operasyon yapıldı. Kendisi, operasyon yapıldığı saatlerde yurt dışındaydı. Bunu da basınla paylaştı ve geleceğini açıkladı.

Ancak anahtar göndereceğimizi söylemiş olmamıza rağmen, geçmişte avukatlık ofisi olarak kullanmış olduğu ve hâlâ bugün avukatlık ofisi olarak kullanılan büronun kapısı çilingirle kırıldı. Yine aynı şekilde evlere yapılan baskınlarda, tatilde olmaları fırsat bilinerek anahtar gönderileceği haberi verilmiş olmasına rağmen, kapılar yine çilingirle açıldı, kırıldı.

Hâlbuki Belediye Başkanımız ve yol arkadaşlarımız geleceklerini ve burada ifade vereceklerini söylemiş olmalarına rağmen bu ilkel davranış, maalesef kriminal gibi gösterilmek ve itibarsızlaştırılmak istenen yol arkadaşlarımıza uygulandı. Daha önce seyretmeye çok alışık olduğumuz bir senaryo, bir tiyatro sahnesi bugün maalesef başkentimizde, Ankara Adliyesinde sergilendi.

Çankaya Belediyesinde kamu yararı sağlamaktan başka hiçbir amacı olmayan başta Belediye Başkanımız, meclis üyelerimiz ve yol arkadaşlarımız, daha önce bütün dosyalarda “Bu ihaleyi niye verdiniz?” diye sorulurken burada “Bu ihaleyi niye iptal ettiniz?” sorularıyla karşılaştılar.

Çankaya Belediyesinde bu ihale niye iptal edildi? Çankaya Belediyesinde temizlik ihalesi, rekabetsiz olduğu gerekçesiyle iptal edildi. Bu ihale KİK’ten geçti. KİK, iptal gerekçesini doğru buldu. Danıştay’dan geçti, Danıştay doğru buldu. Ardından bununla ilgili savcılık tarafından bir soruşturma açıldı.

Bu soruşturma, kovuşturmaya geçilmesine gerek olmadığı belirtilerek kapatıldı. Daha sonra Ankara’ya bir başsavcı geldi ve kapanan bu dosya yeniden açılarak bugün Cumhuriyetimizin göz bebeği Çankaya’mızın Belediye Başkanı, genç bir yol arkadaşımız, diğer yol arkadaşlarımızla birlikte maalesef biraz önce, yaklaşık yarım saat kadar önce tutuklandı ve Sincan’da bulunan cezaevine gönderildi.

Yol arkadaşlarımızın suçu çok açık. Yol arkadaşlarımızın, daha önce tutuklanan belediye başkanları gibi, suçu sadece sosyal demokrat belediyecilik yapmak, sadece kamu yararını gözetmek ve seçmenin kendilerine vermiş olduğu yetkiyle o belediyeyi seçmenine layık bir şekilde yönetmektir.

Suçumuz sosyal demokrat belediyeciliği Türkiye’yle tanıştırmaktır. Suçumuz Türkiye’nin birinci partisi olmaktır. Suçumuz halkın umudunu taşımaktır. Ama buradan bütün yurttaşlarımız bilsin ki Çankaya Belediye Başkanımız başta olmak üzere bütün yol arkadaşlarımızın suçsuzluğuna ve masumiyetine inandığımızı, onların arkasında olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz.

Bütün yurttaşlarımız bilsin ki Türkiye’nin umudu olmaya, yurttaşlarımızın umudu olmaya ve partimizi ilk gelecek sandıkta iktidar partisi yapmaya kararlıyız. Bu uğurda hangi bedellerin ödenmesi gerekecekse o bedelleri ödemeye hazır olduğumuzu söylemek isterim."

Burhanettin Bulut ve Ensar Aytekin'den destek açıklaması

Burhanettin Bulut, yaptığı açıklamada Güner'in kamu yararını gözeten bir ihale nedeniyle tutuklandığını öne sürerek, kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu:

"Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, kamu yararını gözeten bir ihale bahane edilerek tutuklandı.

Oysa kaçma şüphesi bir yana; yurtdışındayken kendi iradesiyle ülkesine dönerek ifade verdi, arama işlemlerinin gecikmemesi için evinin yedek anahtarını dahi emniyet güçlerine ulaştırdı.

Yargıyı sopa yapanlar, siyaseti adliye koridorlarında dizayn etmeye çalışanlar bilsin ki milletin iradesinden daha büyük güç yoktur. Hiçbir kuşkumuz yok ki Hüseyin Can Güner suçsuzdur."

Ensar Aytekin ise Güner'in kamu yararı sağladığı için tutuklandığını iddia ederek, belediye başkanının suçsuz olduğuna inandıklarını ifade etti:

"Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner kamuya yarar sağladığı için tutuklandı. Hukukçu cübbesini tarla korkuluğu gibi demokrasi meydanına asanlar bilsin ki, çabanız nafile! Hüseyin Can başkan suçsuzdur."

Murat Emir: "Dosya daha önce kapanmıştı"

Murat Emir de soruşturmaya konu ihale dosyasının daha önce Kamu İhale Kurumu, Danıştay, mülkiye müfettişleri ve bilirkişiler tarafından incelendiğini, ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini öne sürdü.

Erdoğan: "15 Temmuz gecesi İstiklal Savaşı'ndaki ruhun tekrar harekete geçtiğini gördük"
Erdoğan: "15 Temmuz gecesi İstiklal Savaşı'ndaki ruhun tekrar harekete geçtiğini gördük"
İçeriği Görüntüle

Emir, dosyanın daha sonra yeniden gündeme getirildiğini savunarak, sürecin hukuki değil siyasi saiklerle yürütüldüğünü iddia etti:

"Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner, sipariş bir süreç ile tutuklandı. Güner’in hukuki bir süreçle değil, nasıl ince elenip sık dokunmuş bir kurguyla tutuklandığını anlatayım. Kendisine sorulan söz konusu ihale süreci daha önce zaten didik didik edildi. Kamu İhale Kurumu (KİK), Danıştay, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri ve bilirkişiler dosyayı inceledi.

Hiçbir suç, yolsuzluk veya kamu zararı bulunmadı! Tüm bu denetimlerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı net bir karar verdi ve “Kovuşturmaya Yer Yok” dedi. Yani Ankara’da dosya kapandı, konu bitti. Fakat ne hikmetse, Ankara'da kapanan dosya için bir anda İstanbul’da bir gizli tanık peydahlanıverdi! İstanbul Başsavcılığı gizli tanığı dinledi, sonra "Benim yetki alanımda değil" diyerek (yetkisizlik kararıyla) dosyayı ait olduğu yere, Ankara’ya gönderdi. Lütfen buraya dikkat edin! İstanbul’dan Ankara’ya gönderildiği o günlerde İstanbul’daki başsavcıvekili, Ankara’ya başsavcı olarak atandı!

Yeni Başsavcı koltuğa oturur oturmaz da Ankara'da kapanmış dosya için İstanbul’dan gelen dosya ile operasyon düğmesine basılıyor. Normalde bir belediye başkanını yargılamak için İçişleri Bakanlığından soruşturma izni alınması şarttır. Bu engeli aşmak için dosyaya tüm CHP’li belediyelerde olduğu gibi örgüt kılıfı bulunuyor. Böylece izne gerek kalmadan belediye başkanımız da gözaltına alınıyor.

Dosyaya sırf kılıf olsun diye örgüt iddiaları eklenmişti, ama savcılık sorgusu sırasında Çankaya Belediye Başkanımıza bu ağır suçlamalarla ilgili tek bir soru bile sorulmuyor! Çünkü altı tamamen boş. Ankara'da kapanan bir dosyayı, İstanbul'da bir gizli tanıkla diriltip, başsavcı atamasıyla eş zamanlı olarak Ankara'ya taşıyıp tutuklama çıkartmak hukuk değil, yargı mühendisliğidir. Biz yol arkadaşımız Hüseyin Can Güner’den kuşku duymuyoruz!"

Veli Ağbaba ve Umut Akdoğan'dan tepki

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Ne hukuka sığıyor ne vicdana... Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner ve 23 kişi tutuklandı İfadesinde "Çankaya halkını savunduğum için buradayım" diyen belediye başkanımızın tutuklanması tamamenı siyasi bir tercihtir.

Korkunun iktidarını kuranlar unutmasın, er ya da geç halkın iradesi kazanacak. Hüseyin Can Güner yalnız değildir."

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ise şu ifadeleri kullandı

"Sözün kuruyup, mücadelenin bir başka daldan filizlendiği bir gün de böyle başladı. Yargılamadan, bir peşin ceza da Hüseyin Başkan’a kesildi. Yurt dışındayken Türkiye’ye dönen bir başkana belki kaçar diye verilen bir tutukluluk kararı… 1,5 yıldır yaşananların benzeri değil, aynısı."

Ne olmuştu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Hüseyin Can Güner hakkında "suç örgütü kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamaları yöneltiliyor.

Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 30 şüpheliden 24'ü tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yargı süreci ise devam ediyor.

Kaynak: Haber merkezi