İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 26. duruşmasında, tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan dikkat çeken bir savunma yaptı. Pehlivan, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva hakkında yürütülen yargı süreci ile İBB dosyası arasında benzerlikler olduğunu savundu.

Duruşma Marmara Cezaevi yerleşkesinde devam etti

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı 414 sanıklı davanın 26. duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü.

“Lawfare” vurgusu: Brezilya örneği üzerinden savunma

Savunmasında “Yargı Silahı” adlı kitabına da atıf yapan Mehmet Pehlivan, Brezilya’da Lula da Silva’ya yönelik yürütülen süreci “yargının siyasi amaçlarla kullanıldığı bir örnek” olarak tanımladı.

Pehlivan, Lula’nın adaylığını açıklamasının ardından yoğun bir yargı sürecine maruz kaldığını, bu süreçte gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

“Suçlamalar ve yargı süreci siyasi komplo muydu?”

Pehlivan, Lula’ya yöneltilen suçlamaları ve soruşturma sürecini şu şekilde özetledi:

"Daha anlaşılabilir olması açısından yargının tüm bu yöntemleri kullanarak adeta bir silaha dönüştüğü en ünlü davayı, şu an Brezilya Devlet Başkanı olan Lula da Silva vakasını kısaca anlatmak gerekir. Lula’nın maruz kaldığı yargı sürecinin siyasi bir komplo olduğu bugün artık herkes tarafından bilinen, kabul edilen bir gerçektir. Brezilyalı bir siyasetçi olan Lula, 2002 yılında büyük bir destekle Brezilya Devlet Başkanı seçildi ve 2010 yılına kadar iki dönem bu görevi sürdürdü. Ancak 2016 yılında Lula, 2018 yılında yapılacak Başkanlık seçimlerinde yeniden Devlet Başkanlığına aday olacağını ilan etti. Adaylık ilanından hemen sonra Lula'ya yönelik bir yargı kuşatması başlatıldı. Bu kuşatma öyle büyüdü ki 2016 yılı Mart ayında, Yargıç Sérgio Moro, yolsuzluk soruşturması kapsamında Lula’nın yüzlerce polis eşliğinde gözaltına alınmasına karar verdi. Lula’ya yöneltilen suçlamalar neydi?

23 TEMMUZ 2026 Borsa İstanbul güne nasıl başladı? BIST 100 endeksi açılış rakamları ve sektör performansları
23 TEMMUZ 2026 Borsa İstanbul güne nasıl başladı? BIST 100 endeksi açılış rakamları ve sektör performansları
İçeriği Görüntüle

Lula'ya isnat edilen ilk suçlama Brezilya'da 'üç villa davası' olarak anılmaktadır. Evet, üç villa davası! İddiaya göre Lula, kamu ihalelerinden elde ettiği suç geliri karşılığında üç villa almış. İnanılır gibi değil… Suçlama tanıdık geldi mi? Merak edenler için hemen söyleyeyim bu suçlamanın siyasi bir komplo olduğu ispatlandı. Lula’ya yöneltilen bir diğer suçlama, mensubu olduğu Brezilya İşçi Partisi’ni yolsuzluk gelirleriyle kontrol ettiği ve perde arkasından yönettiğidir. Evet, sahiden bu suçlama yöneltildi, üyesi olduğu partiyi 'içeriden ele geçirme' planı yaptığı ileri sürüldü. Sandıkta kazanmak kâfi görülmedi, bir de perde arkasında taht kurduğu iddia edildi. Siyaset değil, adeta bir saray entrikası hikâyesi yazıldı. Lula'nın oğlu da suçlamalardan nasibini aldı. Oğul Luis'e yöneltilen suçlama da tanıdık. Luis'in kurduğu şirkete yatırdığı para suçlama konusu yapıldı."

Yargıç Moro ve ‘yüzyılın yolsuzluk soruşturması’ ifadesi

Pehlivan, dönemin yargıçlarından Sérgio Moro’nun süreci kamuoyuna “yüzyılın en büyük yolsuzluk soruşturması” olarak tanıttığını hatırlattı.

Ayrıca Moro’nun daha sonra siyasi bir görevle Adalet Bakanı yapılmasını da eleştirerek, yargı ve siyaset ilişkisine dikkat çekti.

“Lula’ya 20’den fazla suçlama yöneltildi”

Savunmada, Lula da Silva hakkında: rüşvet, kara para, yolsuzluk, suç örgütü liderliği gibi 20’den fazla suçlamanın yöneltildiği ifade edildi.

Pehlivan, bu sürecin sonunda Lula’nın seçimlere katılamadığını ve daha sonra mahkûmiyet kararlarının bozulduğunu da hatırlattı.

“Sonuçta siyasi komplo olduğu ortaya çıktı” iddiası

Pehlivan, Brezilya’daki yargı sürecinin daha sonra siyasi bir operasyon olduğuna dair ciddi bulgular ortaya çıktığını öne sürdü.

Mahkeme kararlarının bozulduğunu ve yargı sürecinin tarafsızlığına ilişkin eleştiriler yapıldığını belirtti.

Mehmet Pehlivan, İBB davasına ilişkin olarak iddianamenin siyasi motivasyon taşıdığını, yargı süreçlerinin baskı aracı olarak kullanılabildiğini, tarihte benzer örneklerin bulunduğunu ileri sürdü.

“Bu dosyanın arkasındaki yapıyı ortaya çıkaracağım”

Pehlivan, savunmasının sonunda iddianameyi hazırlayanların hukuki sorumluluklarının da tartışılması gerektiğini ifade ederek, sürecin tüm yönleriyle ortaya konacağını söyledi.

Kaynak: ANKA