İBB Davası’nda Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongunsavunmasını tamamladı. Ongun'un çapraz sorgusu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adını anması üzerine mahkeme başkanıyla arasında gerginlik yaşandı. İmamoğlu, “Meselenin Adalet Bakanı ile ilgisi yok ama Akın Gürlek ile var. Çünkü bu davanın başından beri bu işin yürümesinin müsebbibi o” dedi. Mahkeme başkanının araya girmesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Hakimin müdahalesinin ardından İmamoğlu bu kez doğrudan heyete dönerek, “Niye geriliyorsunuz Akın Bey meselesi gelince? Ya bırakın, gerilmeyin…” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı da İmamoğlu'na, “Akın Bey meselesi gelince niye gerileyim ben? Ben burada şu an normal bir yargılama yapmaya çalışıyorum” sözleriyle karşılık verdi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının ilk duruşmasının 60’ıncı gününe, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam edildi.
Duruşmada sanıklardan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ongun dün başladığı savunmasını tamamladı ve ardından Ongun’un çapraz sorgusuna geçildi.
Söz alan İmamoğlu, “Murat Ongun kardeşime özellikle dün ve bugün yapmış olduğu çok tarihi beyan için teşekkür ederim. Savunma demeyeceğim. Savunma ötesi bir süreci izah ettiği, herkesi aydınlattığı için kendisine teşekkür ederim” dedi.
"Murat Ongun benim kardeşimdir"
Ongun’la yaklaşık 12 yıldır birlikte çalıştıklarını belirten İmamoğlu, “Annem, ‘Allah iyi insanlarla seni buluştursun’ der. Murat Ongun benim kardeşimdir. Çok kıymetli bir mesaimiz olmuştur. 12 yıllık başarımızın içindeki önemli arkadaşlarımdan biridir. Hem razılığımı hem teşekkürümü hem de kardeşlik duygusuyla bunu burada ifade etmek isterim” diye konuştu.
"Dört ayda ekrana bir tek delil yansımadı"
Duruşma sürecine ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “Üzülerek ifade ediyorum, dört ayı bitirmek üzereyiz. Büyük bir emekle dört aylık süreci yönetiyorsunuz siz ve heyetiniz. Ne yazık ki henüz ekrana bir tek delil yansımadı. Tek bir delil üzerinden iddia makamının sorusunu da duymadan dört ayı bitirmek üzereyiz. Bu gerçekten yargılama açısından çok acı bir durum” dedi.
Dosyanın yalnızca beyanlar üzerinden ilerlediğini söyleyen İmamoğlu, “Şu anda iddia makamından sorulan soruların tamamı bu beyan üzerinde. Tamamı. Savunacak bir şeyleri yok. Ortaya iddiayı koyun, karşınızdaki insanın savunacak hiçbir şeyi yok” diye konuştu.
"Faydası olacaksa büyük bir yalan söylesin de bir an önce çıksın Muhittin Böcek"
İmamoğlu, son dönemde farklı soruşturmalarda da benzer yöntemlerin kullanıldığını öne sürerek, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'i örnek gösterdi. İmamoğlu şunları söyledi:
“En son çok hasta bir adam, oğluyla, geliniyle tehdit edilen bir adam; bir belediye başkanımız, Muhittin Böcek… İtirafçı olmadan 1-1,5 ay önce ‘Günü geldiğinde itirafçı olacak’ diye Adalet Bakanı tarafından anons edilen Muhittin Böcek, benim hakkımda taksitle dördüncü defa verdiği ifadede yalan konuşmak zorunda kaldı. Vallahi faydası olacaksa büyük bir yalan söylesin de bir an önce çıksın Muhittin Böcek. Bildiğim kadarıyla 20 tane hap alıyor.”
"Bu davanın başından beri bu işin yürümesinin müsebbibi Akın Gürlek"
İmamoğlu’nun, dosyanın oluşum sürecine ilişkin değerlendirmeleri sırasında Akın Gürlek’in adını anması üzerine mahkeme başkanıyla gerginlik yaşandı.
İmamoğlu, “Meselenin Adalet Bakanı ile ilgisi yok ama Akın Gürlek ile var. Çünkü bu davanın başından beri bu işin yürümesinin müsebbibi o” dedi.
Akın Gürlek’in dosyanın şekillenmesinde rolü bulunduğunu ifade eden İmamoğlu, “Dolayısıyla Adalet Bakanı ile ilgisi var. Murat Ongun’un da burada olmasıyla ilgisi var. Bu meselenin içerisinde hepsinin ilgisi var” diye konuştu.
Mahkeme başkanının araya girmesi üzerine salonda tansiyon yükseldi.
Hakimin, “Bu şekilde devam etmeyin” uyarısı üzerine İmamoğlu, “Müsaade edin, sorumu bitirirsem inanın böyle karşılıklı diyalog daha az olur” dedi.
Hakimin müdahalesinin ardından İmamoğlu bu kez doğrudan heyete dönerek, “Niye geriliyorsunuz Akın Bey meselesi gelince? Ya bırakın, gerilmeyin…” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı ise buna, “Akın Bey meselesi gelince niye gerileyim ben? Ben burada şu an normal bir yargılama yapmaya çalışıyorum” sözleriyle karşılık verdi.
"İddia makamının iftiraları, uydurmaları yüzünden oğlum 10 yılla yargılanıyor"
Tartışmanın ardından İmamoğlu, Murat Ongun’a “Bacanağınız benim oğlumla okul arkadaşı mı?” sorusunu yöneltti.
Ongun, “Hayır, değil" dedi ve yaşlarının da farklı olduğunu belirtti.
İmamoğlu, bu soruyu neden sorduğuna ilişkin olarak, “Benim laboratuvardan çıkmayan oğlumun hesabına bloke koyuyorsunuz. 10 yılla yargılanıyor bu adam, dedesinden ve annesinden para aldı diye. Niye? Bu iddia makamının yalanları, iftiraları, uydurmaları yüzünden. Onun için Akın Gürlek yüzünden. Adalet Bakanı Akın Gürlek yüzünden” dedi.
"Sizinle hayatımın hiçbir evresinde bir ihale konuşmadım"
İmamoğlu, daha sonra Murat Ongun’a, “Bugüne kadar bizim görevimizin dışındaki bir alana dair, burada bahsedilen örgüt yapısı çerçevesinde, ‘Şu adama 1 milyarlık ihale verin, bu kişiye 500 milyonluk ihale verin’ gibi bir muhabbetimiz, düzenimiz oldu mu?” sorusunu yöneltti.
Murat Ongun ise "Benim vazife alanım medya ilişkileriydi. Biz daha çok medya ve siyaset üzerine değerlendirmeler yapardık. Ben sizinle hayatımın hiçbir evresinde bir ihale konuşmadım. Sizin de bana hiçbir evrede ‘Şuna bunu yapın, şunu verin’ dediğinizi duymadım. Pek çok toplantınıza iştirak ettim, özeller dahil. Yukarıda Allah var, kimseye böyle bir yönlendirme yaptığınızı duymadım” dedi.
"Kimseyi ihale zengini yapmadık"
İmamoğlu, sorusunu şu sözlerle tamamladı:
“Yani size ne aile ferdim ne yakınım ne akrabam ne benim oğlumun okul arkadaşı ne kızımın öğretmeni ne okul arkadaşım üzerinden bir yönlendirme yapmadık. Kimseyi bu şekilde ihale zengini yapmadık. Böyle bir talimatımız olmadı.”
Murat Ongun da kısa ve net şekilde, “Olmadı” dedi.
"Bu memleketi Allah korusun bu hukuk cinayetinden"
Soru bölümünün sonunda İmamoğlu, iddianameye yönelik eleştirilerini yineleyerek, “Ben bu hukuk cinayeti olan iddianame ya da benim tarifimle iftiranamenin hiçbir satırını okumamaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha huzurunuzda dile getireyim Sayın Başkan. Siz okuyorsunuzdur muhtemelen, işiniz zor. İyi ki okumamışım. Allah korusun. Bu memleketi Allah korusun bu hukuk cinayetinden” ifadeleriyle tamamladı.



