İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki ihale ve idari operasyonlara yönelik açılan; aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı ana davanın görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi’nde yürütülen yargılamanın 54’üncü celsesinde, eski Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak hakim karşısına çıkarak savunmasını gerçekleştirdi.
"Mali ve ihale süreçleriyle hiçbir ilgim olmadı"
Yaklaşık 25 yıldır sektörde etkinlik yönetimi alanında çalıştığını; geçmişte Coca-Cola, Akbank, Aytemiz ve Yıldız Holding gibi büyük kurumsal markaların organizasyonlarını yürüttüğünü belirten Ceyda Kıryak, Medya AŞ'deki görev tanımının iddianamede çarpıtıldığını savundu. Görevinin yalnızca saha operasyon akışını planlamak olduğunu ifade eden Kıryak, mali işlerle bağının bulunmadığını şu sözlerle anlattı:
"Benim işim açılış, temel atma töreni, özel gün etkinlikleri gibi organizasyonların planlanması ve sahada kusursuz şekilde yürütülmesidir. İhale süreçleri, bütçe, ödeme, fatura, satın alma gibi mali konular hiçbir zaman görev alanımda olmadı. Bir etkinlik yöneticisinin işi operasyonu yürütmektir. Kullanılan malzemenin kaça alındığı, faturanın kime kesildiği, ödemenin nereden yapıldığı onun sorumluluğunda değildir. Benim görevim de birebir budur."
"İddia edilen ilk eylem tarihinde özel sektördeydim"
İddianamede 16 farklı ihale dosyası üzerinden suçlandığına dikkat çeken Kıryak, bu dosyaların büyük bölümünün kendi görev alanı ve çalıştığı şirket dışındaki Kültür AŞ ihaleleri olduğunu dile getirdi. Dosyadaki kronolojik çelişkilere değinen Kıryak, şu bilgileri verdi:
"İlk suçlama konusu eylemin 2020 yılına ait olduğuna dikkati çekmek isterim. 2020’de ben hala özel sektördeydim, Medya AŞ’de bile çalışmıyordum. Daha ilk eylemden hakkımda hiçbir araştırma yapılmadığı görülüyor. Bilirkişi raporunda yokum, MASAK raporunda yokum, itirafçı beyanlarında yokum. Hakkımda suç teşkil eden tek bir ifade yok. Ama cezalandırılması istenen kişiler listesinde varım."
"Bir telefon konuşmasıyla tüm dosyalara eklenmişim"
Tutuklama gerekçesinin ve dosyadaki iddiaların temelinde Emrah Bağdatlı ile gerçekleştirdiği bir telefon görüşmesinin (tape) yer aldığını ifade eden Kıryak, bu görüşmenin tamamen iş odaklı bir maliyet düşürme çabası olduğunu savundu:
"Bu görüşme, Ekrem Başkan’ın 6 yıllık hizmetlerinin anlatılacağı bir etkinliğin prodüksiyon maliyetini düşürmeye yönelikti. Murat Bey maliyeti yüksek buldu ve daha uygun fiyat istenmesini söyledi. Ben de bunun için aradım. Ben burada fiyat pazarlığı sonrası operasyonun nasıl yürütüleceğini soruyorum. Çünkü benim işim sahadaki akış."
Geçen yıl 19 mart tarihinde evinden "rüşvet ve örgüt üyeliği" iddiasıyla gözaltına alındığını, sulh ceza hakimliğinde ise kendisine Medya AŞ reklam ihalelerinin alt evraklarını hazırlamak suçlamasının yöneltildiğini belirten Kıryak, reklam bölümünde hiçbir zaman görev almadığının altını çizdi.
"Kiramı ödeyemedim, evim tahliye edildi"
Savunmasının son bölümünde 15 aylık tutukluluk süresince ailesinin uğradığı sosyo-ekonomik ve psikolojik mağduriyetleri mahkeme heyetine aktaran Ceyda Kıryak, şu beyanda bulundu:
"Ben maaşlı çalışan biriyim. Annem ve oğlumla yaşıyordum. Oğlumun düzeni bozulmasın diye aylarca evimi ayakta tutmaya çalıştım ama kiramı ödeyemedim. Evim tahliye edildi. Oğlumun mezuniyetinde Silivri’deydim. Üniversite sınavına girdiğinde Silivri’deydim. Üniversiteye başladı, ben yine buradayım. Bunların vebalini kim ödeyecek? 1,5 yıldır cezaevindeyim ve artık gerçekten çok yoruldum. Profesyonelce sadece işimi yaptım. Şerefimle, namusumla çalıştım. Tahliyemi ve bu dosyadan adımın aklanmasını talep ediyorum."
Duruşma hakimi, Kıryak'ın savunma ve taleplerinin zapta geçirilmesinin ardından oturuma, Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç'ın esasa ilişkin savunmasının alınmasıyla devam edilmesini kararlaştırdı.




