Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Londra’da düzenlenen “Jeopolitik Dalgalanmalar Ortasında Transatlantik Güvenlik” toplantısında Türkiye’nin NATO içindeki stratejik rolünü anlattı. Duran, ülkemizin jeostratejik konumu, askeri kapasitesi ve caydırıcılık gücü sayesinde NATO’nun kolektif savunma mimarisinde vazgeçilmez bir merkez ülke olduğunu vurguladı.
Duran: "74 yıllık yolculuğunda birçok zorlukla karşılaştık"
Duran, Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya katıldığını hatırlatarak, 74 yıllık süreçte birçok meydan okumayla karşılaşıldığını söyledi. “Her defasında karşılıklı vefa ilkesi gereği bu imtihanları aşmayı başardık” diyen Duran, Türkiye’nin Soğuk Savaş’tan günümüze kadar NATO’nun kriz yönetimi, barışı destekleme ve istikrarı tesis etme görevlerinde etkin rol üstlendiğini ifade etti.
“Ülkemiz, NATO'nun kolektif savunma mimarisinde vazgeçilmez bir jeopolitik denge unsurudur”
Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün NATO, klasik devletler arası çatışma riskleri ile hibrit tehditlerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir güvenlik perspektifiyle faaliyet göstermektedir. Bölgesel ve küresel gelişmeler, NATO'nun tehdit algısını genişletmesini ve karar alma mekanizmalarını daha çevikleştirmesini zorunlu kılmıştır. Bu kapsamda İttifak, 2030 vizyonu ile büyük bir değişim başlatarak siber güvenlikten yapay zekaya, enerji güvenliğinden iklim değişikliğinin güvenlik boyutuna kadar uzanan yeni nesil riskleri resmi tehdit kapsamına almıştır. NATO bu vizyonuyla ilerleyen süreçte daha dirençli, daha teknolojik ve daha siyasi bir ittifak inşa etmeyi hedeflediğini göstermektedir.”
"Türkiye, NATO’nun 360 derece güvenlik yaklaşımının en güçlü uygulayıcısı"
Duran, Türkiye’nin yeni savunma teknolojileri, insansız sistemler, hava savunma çözümleri ve deniz platformlarındaki artan kapasitesi sayesinde NATO’nun 360 derece güvenlik yaklaşımının sahadaki en güçlü uygulayıcısı olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye’nin yapay zekâ destekli dezenformasyon, psikolojik harp ve algı yönetimi gibi tehditlere karşı proaktif bir yaklaşım benimsediğini aktardı.
Duran, şöyle konuştu:
"Türkiye ise yeni savunma teknolojileri, insansız sistemler, hava savunma çözümleri ve deniz platformları gibi alanlarda artan kapasitesi ve yatırımları ile NATO'nun 360 derece güvenlik yaklaşımının sahadaki en güçlü uygulayıcılarından biridir. Bunların yanı sıra Türkiye, yapay zeka destekli dezenformasyon saldırıları, psikolojik harp faaliyetleri, kitlesel algı yönetimi ve manipülasyon girişimleri gibi yeni tehditlere karşı mücadelede proaktif bir yaklaşım benimsemekte, kurumsal kapasitesini her geçen gün artırmaktadır.”
"NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmamız, müttefiklik ruhunu yansıtması bakımından kıymetli"
2018 yılında kurulan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, NATO’nun önemini ve Türkiye’nin ittifak içindeki kritik konumunu vurgulayan panel, sempozyum ve yayın çalışmaları yürütüyor. Duran, bu çalışmaların Türkiye’nin NATO’daki etkinliğini pekiştirdiğini belirtti.
7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin Türkiye’nin ittifak içindeki ağırlığını ve müttefiklik ruhunu göstereceğini söyleyen Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Biz kendi bağımsız dış politikamızı izlerken NATO’ya gerekli katkıları vermeye devam edeceğiz” sözlerini hatırlattı.





