İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, İsrail'in Orta Doğu'daki askeri mücadelesinin sona ermeyeceğini ifade etti. Hamas ve Hizbullah'ın üst düzey isimlerine yönelik düzenlenen suikastları "muazzam başarı" olarak değerlendiren Netanyahu, kendisine yöneltilen "mutlak zafer" hedefine ilişkin soruya, "Bu asla bitmez. Orta Doğu'da yaşamak istiyorsanız çok güçlü olmak zorundasınız" sözleriyle yanıt verdi.
Middle East Eye'nin aktardığına göre Netanyahu, Gazze'deki Filistinlilerin "gönüllü göçü" ve bölgede Yahudi yerleşimlerinin kurulması ihtimaline ilişkin değerlendirmesinde ise "Daha az konuşup daha çok eyleme geçmeyi tercih ederim" ifadelerini kullandı.
Araştırma: Gençlerde barış umudu azalıyor, milliyetçilik yükseliyor
Savaşın İsrail toplumundaki sosyal etkilerine ilişkin yayımlanan yeni araştırmalar dikkat çekiyor. Haaretz'in, Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen bir ankete dayandırdığı habere göre, lise öğrencileri arasında milliyetçi ve ırkçı eğilimlerde belirgin bir artış gözlemleniyor.
Anket sonuçlarına göre dini eğitim veren okullardaki öğrencilerin yüzde 52'si, laik okullardaki öğrencilerin ise yüzde 35'i Filistinlilerin İsrail toplumunun bir parçası olmayı hak etmediğini düşünüyor. Eğitim uzmanları, gençlerin önemli bir bölümünün artık barış sürecine ya da iki devletli çözüme inanmadığını, ayrıca devlet kurumlarına duyulan güvenin de zayıfladığını belirtiyor.
Uzmanlardan "ruh sağlığı tsunamisi" uyarısı
Savaşın psikolojik etkilerine ilişkin bir diğer dikkat çekici çalışma ise Ynet'in paylaştığı Reichman Üniversitesi araştırması oldu. Araştırmaya göre, yedek askerlerin 7 yaş altındaki çocuklarının yüzde 75'inde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri tespit edildi.
Çocuklarda uyku problemleri, alt ıslatma ve saldırgan davranışlar gibi belirtilerin görüldüğü belirtilirken, ankete katılan babaların yüzde 35'inin, annelerin ise yüzde 42'sinin travma yaşadığı ortaya kondu. Uzmanlar, gerekli adımların atılmaması durumunda İsrail toplumunun uzun yıllar etkisini sürdürecek bir "ruh sağlığı tsunamisinin" etkisiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.




