Trump ile Netanyahu Beyaz Saray'da bir araya geldi
Trump ile Netanyahu Beyaz Saray'da bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Gazze'nin El Şifa Hastanesi çevresinde dün akşam saatlerinde düzenlenen İsrail saldırısında, Al Jazeera kanalının 28 yaşındaki muhabiri Enes El Şerif ve 4 meslektaşı hayatını kaybetti. Saldırının, El Şifa Hastanesi yakınlarındaki gazetecilere ait çadırların hedef alınması sonucu gerçekleştiği bildirildi. Al Jazeera kanalı, Enes El Şerif ve diğer gazetecilerin "doğrudan hedef alınarak öldürüldüğünü" açıkladı.

Enes El Şerif, Al Jazeera’nın Gazze’deki en tanınmış muhabirlerinden biriydi ve özellikle Gazze’nin kuzeyindeki çatışmaları takip ediyordu. Gazeteci, El Şifa Hastanesi bahçesinde, diğer medya ekipleriyle birlikte çadırlarda görev yapıyordu. Şerif, Gazze'deki olayları uluslararası kamuoyuna duyurabilmek için büyük bir çaba harcıyordu.

İsrail Ordusu: "Terör Hücresinin Lideriydi"

İsrail ordusu, Enes El Şerif'i "Hamas'ın terör hücresinin lideri" olarak tanımlayarak, kendisini "gazeteci kılığındaki terörist" olarak suçladı. İsrail, Şerif'in "İsrailli sivillerle İsrail ordusuna yönelik roketli saldırılarda sorumluluğu olduğunu" iddia etti. Ancak bu suçlamalar, basın ve insan hakları örgütlerinin sert tepkilerine yol açtı.

Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Af Örgütü yetkilileri, İsrail'in bu iddialarını temelsiz olarak nitelendirirken, Şerif'in gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hedef alındığını belirtti. BM özel raportörü Irene Khan, Şerif’e yönelik suçlamaların hiçbir somut kanıta dayanmadığını ifade etti.

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Enes El Şerif ve diğer gazetecilerin öldürülmesini "savaş suçu" olarak değerlendirdi. CPJ Genel Müdürü Jodie Ginsberg, Gazze’den haber verebilen tek gazetecilerin Filistinli gazeteciler olduğunu ve onların da siviller olduğunu vurguladı. Ginsberg, sivillerin öldürülmesinin uluslararası hukuk gereği bir savaş suçu olduğunu söyledi.

Gazze’deki gazetecilere yönelik saldırılar, son dönemde uluslararası basın özgürlüğü örgütlerinin sıkça gündeme getirdiği bir konu oldu. 2023 Ekim ayından bu yana 200'ün üzerinde gazeteci, İsrail saldırıları sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca, yabancı gazetecilerin Gazze’ye girişine de izin verilmiyor, bu da bölgedeki insan hakları ve insani krizlere dair küresel bilgi akışını sınırlıyor.

Gazze'de devam eden savaş, bölgedeki insani durumu her geçen gün daha da kötüleştiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın 10 Ağustos’ta aktardığı verilere göre, bölgede yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle 217 kişi hayatını kaybetti. Bunların 100'ü çocuk. Aynı zamanda, Gazze'deki sağlık altyapısının büyük bir kısmı İsrail'in bombardımanları nedeniyle tahrip olmuş durumda, bu da bölgedeki hastaların tedavisini daha da zorlaştırıyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, Gazze'deki tüm gazetecilerin "yetersiz beslenme konusunda yalan söylediğini" iddia etti. Netanyahu, "Eğer İsrail açlık politikası uygulasaydı, Gazze’de iki yıl süren savaştan sonra hayatta kalan kimse olmazdı" dedi. Ancak Netanyahu'nun bu açıklamaları, uluslararası basın ve insan hakları örgütleri tarafından büyük tepkiyle karşılandı.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları Ekim 2023'ten bu yana devam ediyor. Resmi verilere göre, Gazze’deki çatışmalar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısının 61 bini geçtiği bildirildi. Bombardımanlar, sivil yerleşim alanlarını hedef almayı sürdürüyor ve bölgedeki sivil halk büyük bir insani krizle karşı karşıya.

Kaynak: BBC Türkçe