İstanbul Barosu, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in 70 üye avukatın hâkim ve savcı olmasını sağladıklarına ilişkin açıklamalarının ardından suç duyurusunda bulundu. İstanbul Adliyesi önünde yapılan açıklamada, hâkim ve savcı alımlarında liyakat ilkesinin zedelendiği öne sürülürken İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, iddiaların araştırılması çağrısı yaptı.
İstanbul Barosu’ndan “70 avukatı hâkim ve savcı yaptık” sözlerine tepki
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in bir televizyon programında, baro üyelerinden 70 kişinin hâkim ve savcı olmasına referans olduklarını ve bakanlıklarla görüştüklerini söylediği açıklamalar, İstanbul Barosu tarafından yargı bağımsızlığı ve liyakat tartışmaları çerçevesinde değerlendirildi.
İstanbul Barosu, söz konusu ifadelerin kamu görevlerine alımlarda referans ilişkilerinin rolüne ilişkin soru işaretleri doğurduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında, hâkim ve savcı adaylarının seçiminde liyakat ilkesinin esas alınması gerektiği vurgulandı.
“O sözler liyakatsizliğin açık ikrarı”
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Bengisu Kadı Çavdar tarafından okunan açıklamada, Ağdemir’in sözlerinin kamu görevlerine yerleşme süreçlerinde siyasi ilişkilerin ve referansların etkili olduğu yönünde bir tartışma yarattığı ifade edildi.
Açıklamada, yargının herhangi bir siyasi çevrenin, meslek örgütünün veya ayrıcalıklı ilişki ağının kadrolaşma alanı olmaması gerektiği belirtildi.
İstanbul Barosu, iddiaların araştırılmasını ve sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kişiler hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasını istedi.
Mülakat sistemine ve liyakat tartışmalarına dikkat çekildi
Basın açıklamasında, hâkim ve savcı adaylarının yazılı sınavlarda gösterdikleri başarıya rağmen sözlü mülakatlarda elenmeleri de gündeme getirildi.
İstanbul Barosu, Avukat Mert Akdoğan’ın hâkimlik ve savcılık yazılı sınavında Türkiye genelinde 115’inci olmasına rağmen mülakatta elendiğini hatırlattı. Açıklamada, 2013 yılında hayatını kaybeden hâkim adayı Didem Yaylalı’nın yaşadığı süreç de anıldı.
Adli yardım sınavlarında başarılı olduğu belirtilen ancak sözlü mülakatlarda elenen adayların durumlarına da değinilen açıklamada, kamu görevlerine alımlarda nesnel ve şeffaf ölçütlerin uygulanması gerektiği savunuldu.
Baro, sözlü mülakat süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi ve liyakat ilkesinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Kaboğlu: “Bugün utanç verici bir gün”
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, adliye önündeki açıklamasında söz konusu iddiaların yargı bağımsızlığı açısından önem taşıdığını belirtti.
Kaboğlu, “Bugün yargı bağımsızlığına gönül vermiş bütün savcılar ve hâkimler adına bir yas günü, utanç verici bir gün” ifadelerini kullandı.
Adaletin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Kaboğlu, hâkim ve savcıların görevlerini bağımsızlık ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yürütmelerinin önemini vurguladı.
Kaboğlu, Ağdemir’in açıklamalarının adalet sisteminde ayrıcalıklı ilişki ağlarının etkisine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu savundu.
Kaboğlu’ndan Bakan Gürlek’a açıklama çağrısı
Kaboğlu, İstanbul Barosu’nun suç duyurusunun işleme alınmasını ve iddiaların ilgili makamlar tarafından incelenmesini istedi.
Adalet Bakanı’nı da açıklama yapmaya çağıran Kaboğlu, “Savcılarımızı yapacağımız başvuru suç duyurusunu işleme koymaya, Adalet Bakanı’nı açıklama yapmaya ve görevden çekilmeye” davet etti.
Kaboğlu ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çoklu baro uygulamasını yeniden değerlendirme ve her ilde tek baro sistemine dönüşü sağlayacak yasal düzenleme yapma çağrısında bulundu.
İstanbul Barosu’ndan çoklu baro uygulamasına eleştiri
Kaboğlu, açıklamasında Temmuz 2020’de yürürlüğe giren ve birden fazla baronun kurulmasına olanak tanıyan yasal düzenlemeye karşı yürüttükleri mücadeleyi de anlattı.
7249 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye karşı İstanbul Barosu ve diğer baroların Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatan Kaboğlu, çoklu baro sisteminin meslek örgütlerinin bağımsızlığı açısından sakıncalı olduğunu savundu.
Baroların kamu tüzel kişiliğine sahip meslek kuruluşları olduğunu belirten Kaboğlu, avukatların bağımsızlığının savunulmasının, hâkim ve savcıların bağımsızlığıyla da bağlantılı olduğunu ifade etti.
İstanbul Barosu, suç duyurusuyla birlikte iddiaların açıklığa kavuşturulmasını ve kamu görevlerine alımlarda liyakat ilkesinin korunmasını talep etti.




