İstanbul Barosu, İsrail’in Gazze’ye insani yardım taşıyan Madleen gemisine uluslararası sularda müdahale ederek el koymasına tepki gösterdi. Baro, özellikle Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere tüm uluslararası kurumlara, yaşananların soruşturulması ve insancıl hukuk ilkelerinin uygulanması çağrısında bulundu.
“Temel İnsan Haklarına Açık Saldırı”
Açıklamada, farklı ülkelerden sivil insan hakları savunucularını taşıyan gemiye yapılan müdahalenin, ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma hakkı ve özgürlük hakkının ihlali olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı;
"Uluslararası sularda bulunmasına rağmen, silahlı müdahaleyle durdurulmuştur. Gemideki hak savunucularının alıkonulması ve geminin zorla İsrail limanına çekilmesi, gemidekiler hakkında uygulanan gözaltı ve sınır dışı işlemleri keyfi, hukuksuz ve orantısız bir güç kullanımı örneğidir.
“Tüm Uluslararası Kurumları Harekete Geçmeye Davet Ediyoruz”
Bu olay, yalnızca uluslararası deniz hukukunun değil, aynı zamanda özgürlük ve güvenlik hakkının, ifade özgürlüğünün, barışçıl toplanma hakkı gibi temel hakların ve insan onuruna saygı ilkelerinin de ihlalidir. Gazze’de aylardır tüm dünyanın gözleri önünde insanlığa karşı suç işlenmektedir. Engellenmesi gereken yaşananlara sessiz kalmayan insan hakları savunucuları değil bu savaş ve soykırım politikalarıdır. Aralarında Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı da bulunan gözaltındaki tüm aktivistler derhal serbest bırakılmalıdır. Başta Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi olmak üzere, tüm uluslararası kurumları bu hukuksuzluğun soruşturulması ve insancıl hukuk ilkelerinin uygulanması için harekete geçmeye davet ediyoruz."





