Mehmet Şimşek enflasyon beklentilerini değerlendirdi: Hanehalkında 6,6 puanlık gerileme
Mehmet Şimşek enflasyon beklentilerini değerlendirdi: Hanehalkında 6,6 puanlık gerileme
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin, 11 Mayıs 2011 tarihinde ilk imzacısı olduğu ve kamuoyunda İstanbul Sözleşmesi olarak adlandırılan, “Avrupa Konseyi Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Mücadele Edilmesi Hakkındaki Sözleşme”nin 15. yılı nedeniyle açıklama yapan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), “İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddetin bir ‘özel alan’ değil, bir insan hakları ihlali olduğunu tescilleyen en önemli uluslararası metindir” dedi. Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2020 yılında attığı imza ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmişti.

Tkdf İstanbul Sözleşmesi

"Şiddetle Mücadele hak temelli bir mücadele"

“Sözleşmeden çekilme kararı, şiddetle mücadeleyi hak temelli bir zeminden uzaklaştırmıştır” diyen TKDF, yaptığı açıklamada; “Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddetin bir ‘özel alan’ değil, bir insan hakları ihlali olduğunu tescilleyen en önemli uluslararası metindir.

Bu sözleşme; şiddeti görünür kılmak, kadını korumak ve devletin önleyici politika üretme yükümlülüğünü kabul etmesi açısından tarihi bir eşiktir” değerlendirmesini yaptı.

Açıklamada, “Sözleşmeden çekilme kararının, şiddetle mücadeleyi hak temelli bir zeminden uzaklaştırdığının” altı çizilerek, “Ancak bilinmelidir ki; kadınların yaşam hakkını korumak ile aileyi güçlendirmek birbirine karşıt değil, birbirini tamamlayan alanlardır.

Şiddetin görünmez kılındığı ve cezasızlık algısının büyüdüğü bir ortamda toplumsal güvenden söz edilemez” görüşü ifade edildi.

İstanbul Sözleşmesi’nin kazanım olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Yaşam hakkımızdan ve kazanımlarımızdan vazgeçmiyoruz” denildi.

İstanbul Sözleşmesi nedir?

İstanbul’da imzalandığı için kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen ve Türkiye’nin de 11 Mayıs 2011 yılında ilk imzalayan ülke olduğu Avrupa Konseyi Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Sözleşme”, imzanın ardından 24 Kasım 2011 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanarak, 1 Ağustos 2014 tarihinde de yürürlüğe girdi.

Istanbul Sozlesmesiyasatir

Devletlere yükümlülükler getiriyordu!

Sözleşme, kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele için devletlere yükümlülükler getiren uluslararası bir insan hakları sözleşmesi olup, temel amacı şöyle özetlenebilir:

“Kadına yönelik şiddeti önlemek, mağdurları korumak, failleri cezalandırmak, Devletlerin bu konuda etkin politika üretmesini sağlamak.”

Sözleşme; fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet gibi farklı şiddet türlerini tanımlamakta olup, imzacı devletlerin şu alanlarda adım atmasını istemektedir:

“Sığınma evleri açılması, acil destek hatları kurulması, koruma tedbirleri uygulanması,

şiddet mağdurlarına hukuki ve psikolojik destek verilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılması.”

Türkiye de İstanbul Sözleşmesi’ne paralel olarak 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun çıkarmıştı.

Türkiye Psikiyatri Derneği'ndan Yargıtay'ın kadına şiddette

Tek imza ile sözleşmeden çıkıldı!

Ancak, Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı. Kadın örgütlerinin tüm karşı çıkışlarına rağmen, sözleşmeden çekilmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı 20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı, 1 Temmuz 2021 tarihinde de Türkiye bakımından sözleşme resmen sona erdi.

Muhabir: Sultan Özer