İstanbul'u etkisi altına alan şiddetli kuraklık, barajlardaki su seviyesini kritik eşiğin altına düşürdü. İSKİ verilerine göre doluluk oranı yüzde 17,83 ile son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, "Su varsa hayat var" diyerek İstanbullulara acil tasarruf çağrısında bulundu.
İstanbul, tarihinin en kurak dönemlerinden birini yaşıyor. Yağış rejimindeki düzensizlikler ve mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, kentin su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından açıklanan son veriler, tablonun vahametini gözler önüne serdi.

Son 10 Yılın En Düşük Seviyesi
İSKİ'nin resmi internet sitesindeki güncel verilere göre, kente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 17,83'e kadar geriledi. Bu oran, son 10 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Barajların büyük bölümünün kuruduğu ve suyun çekildiği alanlarda toprağın çatladığı görülüyor.
Meteoroloji Haritası "Risk" Diyor
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nin verileri de tehlikenin boyutunu doğruluyor. Haziran 2025 – Kasım 2025 dönemini kapsayan 6 aylık kuraklık haritasına göre, Türkiye’nin büyük bir bölümüyle birlikte İstanbul ve Marmara Bölgesi de “orta şiddetli” ve “şiddetli kuraklık” sınıfında yer alıyor.
İSKİ: Kesinti Yok Ama Risk Büyük
İSKİ, mevcut olağanüstü koşullara rağmen kente kesintisiz su verilmesi için tüm teknik ve idari önlemlerin alındığını, alternatif kaynaklar ve iletim hatlarının devrede olduğunu duyurdu. Ancak yetkililer, günlük su tüketiminin halen çok yüksek seviyelerde seyrettiğine dikkat çekerek, bu durumun krizin yönetimini zorlaştırdığını belirtti.
Genel Müdür Başa'dan "Hayati" Çağrı
Konuya ilişkin bir açıklama yapan İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, vatandaşları bireysel tasarrufa davet etti. Başa'nın açıklaması şöyle:
"Bölgemizde şiddetli kuraklık devam ediyor. Barajlarımızdaki su seviyesi yüzde 17,83 oranıyla son 10 yılın en alt seviyesinde. Şehre kesintisiz su temini için her türlü tedbir alınıyor. Ancak bu zor dönemde abonelerimizin desteği hayati önemde. Lütfen bireysel su tüketimimizi mümkün olduğunca azaltalım. Su varsa hayat var."
Yetkililer, özellikle evsel kullanımlarda yapılacak küçük değişikliklerin büyük fark yaratacağını belirterek, gereksiz tüketimden kaçınılması gerektiğini bir kez daha vurguladı.




