İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) iş birliğiyle yürütülen "İstanbul'un ilçe bazlı sel risk haritalandırması" başlıklı çalışma tamamlandı. Türkiye'de ilk kez yapay zeka tabanlı bir karar destek algoritmasının kullanıldığı projede, kentin 39 ilçesi; tehlike, maruziyet ve kırılganlık unsurları üzerinden detaylı bir analize tabi tutuldu. İklim değişikliğiyle artan şiddetli yağışların yoğun yapılaşma ve betonlaşmayla birleşerek oluşturduğu riskleri mekânsal olarak ortaya koyan çalışma, kentin hangi bölgelerinin sel ve su baskınlarına karşı daha hassas olduğunu bilimsel verilerle belgeledi.

Projenin yürütücüsü İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu’nun aktardığı verilere göre, İstanbul genelinde sel riskinin en yüksek olduğu ilçeler sırasıyla Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu olarak belirlendi. Analizlerde tehlike bağlamında 15, risk bağlamında ise kırılganlık ve maruziyeti içeren yaklaşık 20 farklı gösterge kullanıldı. Topoğrafya, eğim, drenaj ağı gibi jeomorfolojik özelliklerin yanı sıra nüfus yoğunluğu ve yapı stoğu gibi insani faktörlerin de modele dahil edilmesiyle, geçmiş sel olayları üzerinden öğrenen yapay zeka algoritması gelecekteki potansiyel riskleri yüzde 90 ila 95 doğruluk payıyla tahmin etti.

Çalışmanın sonuçları, İstanbul’un yüzey alanının yaklaşık yüzde 10’luk bir kısmının "yüksek tehlike" altında olduğunu gösterdi. Bu dar alanın kentin en yoğun nüfusunu barındıran merkez kuşak ilçeleriyle çakışması, riskin boyutunu artıran temel etken olarak kaydedildi. Avrupa Yakası'ndaki nüfus ve yapılaşma baskısının Anadolu Yakası'na oranla daha fazla olması nedeniyle sel riskinin de bu yakada yoğunlaştığı ifade edildi. Özellikle Esenler, Güngören, Bağcılar ve Fatih gibi kronik sel baskınlarının yaşandığı bölgeler modellemeyle doğrulanırken; Anadolu Yakası’nda ise Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir ve Kadıköy ilçeleri kendi yakası içerisinde riskin en yüksek olduğu yerler olarak öne çıktı. Kentsel yayılımın daha az olduğu Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy ise risk puanı en düşük ilçeler olarak listenin sonlarında yer aldı.

Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, doğal alanların azalması ve beton gibi geçirimsiz yüzeylerin artmasının yağmur suyunun hızla akışa geçmesine neden olduğunu belirterek, sel riskiyle mücadelede doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Raporda sunulan çözüm önerileri arasında; yağmur suyu hasadı sistemlerinin kurulması, geçirimli zemin uygulamalarının artırılması, yağmur bahçeleri ve yeşil çatıların yaygınlaştırılması ön plana çıkıyor. Özellikle çatılarda biriktirilecek yağmur suyunun hem geri kazanım sağlayacağı hem de suyun doğrudan akışa geçmesini geciktirerek kanalizasyon sistemindeki yükü hafifleteceği, böylece kentsel alanlarda göllenme ve taşkın riskinin azaltılabileceği öngörülüyor.

İlçelere göre sel riski sıralaması (İlk 10 İlçe):

  1. Fatih: 0,7750

  2. Gaziosmanpaşa: 0,7505

  3. Bağcılar: 0,7340

  4. Güngören: 0,7305

  5. Beyoğlu: 0,7211

  6. Bahçelievler: 0,7109

  7. Bayrampaşa: 0,7093

  8. Zeytinburnu: 0,6812

  9. Esenler: 0,6616

    e-Rapor sistemi başladı: Sağlık raporlarında yeni dönem!
    e-Rapor sistemi başladı: Sağlık raporlarında yeni dönem!
    İçeriği Görüntüle
  10. Kağıthane: 0,6516

Kaynak: AA