Statlarda... Salonlarda...

Taraftarlar karşılıklı...

Tezahüratlarda bulunuyor..

Besteler yapılıyor..

Şarkılar...

Türküler...

Söyleniyor...

Zaman zaman da...

Bu tezahüratlar...

Siyasi tezahüratlara dönüşüyordu....

1980’li yıllar sonrası...

Teröre lanet sesleri tribünlerden yükseliyordu...

Her şehit geldiğinde...

İstiklal Marşı söyleniyordu...

Ancak kargaşaya neden olmuştu...

Çünkü toplu olarak söylenmiyordu...

Hatta maç sırasında İstiklal Marşı söyleniyor...

Maçlar durmak zorunda kalıyordu...

İşte bunun önüne geçmek için...

2000 yılında Genel Müdürlük görevine getirilen...

Kemal Mutlu, önlem almak için harekete geçti...

Mutlu, o gün aldıkları kararı şöyle açıkladı:

“Tribünlerde İstiklal Marşı'nın topluca söylenmesi için o dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı rahmetli Fikret Ünlü’ye durumu arz ettim. Olumlu karşıladı. Genel Müdürlük olarak harekete geçip İstiklal Marşı’nın kasetini hazırlayıp Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerine, İlçe Müdürlüklerine gönderdik. Böylece hep bir ağızdan müsabakalardan önce İstiklal Marşı'nı kasetten çalınarak taraftarların tribünlerde hep bir ağızdan topluca söylenmesini sağladık. Bu güne kadar devam ediyor.”

İşte 2000 yılından...

Bugüne kadar devam eden...

Sonsuza kadar da devam edecek...

İstiklal Marşımızın...

Statlar ve salonlarda müsabakalardan önce kasetten çalınması, taraftarların topluca bir ağızdan söylenmesinin kısaca öyküsü bu...