TBMM Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk vatandaşlarının Schengen vizesi alırken karşılaştığı zorlukları ve tırmanan ret oranlarını gündeme taşıyarak iktidarı eleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2013 yılında sarf ettiği “3,5 yıl sonra vizesiz Avrupa seyahati başlayacak” şeklindeki vaadini anımsatan Çömez, aradan geçen sürede tam tersi bir tablonun oluştuğunu iddia etti.
Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre iktidarın geçmiş dönemlerde kullandığı “Avrupa’nın kapıları açıldı”, “pasaportu itibar gören ülke olduk” söylemlerine atıfta bulunan Çömez, günümüz şartlarında vize ret oranlarının ulaştığı sayısal boyutları resmi verilerle paylaştı.
"Ret oranı yüzde 8,5'ten yüzde 14,6'ya yükseldi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve geldiği 2018 yılı ile güncel verileri kıyaslayan Çömez, konuşmasında doğrudan şu saptamalarda bulundu:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve geldiği 2018 yılında 879 bin 238 kişi Schengen vizesine başvurdu, bunlardan 74 bini reddedildi. Ret oranı o dönemde yüzde 8,5 idi. Geçen yıl ise 1 milyon 200 bin başvuru yapıldı ve 175 bin 200 kişi ret aldı; ret oranı yüzde 14,6’ya yükseldi."
"Ortada pasaportunun itibarı zedelenmiş bir Türkiye tablosu var"
Son 10 yıllık dönemin bilançosunu çıkaran İYİ Parti Grup Başkanvekili, ret kararları neticesinde vatandaşların uğradığı ekonomik zararı şu sözlerle eleştirdi:
"Son 10 yılda toplamda yaklaşık 1,5 milyon Türk vatandaşının Schengen vizesi başvurusu reddedildi. Bize sürekli Avrupa’nın Türkiye’yi kıskandığı anlatılıyor. Ancak aynı Avrupa, Türk vatandaşlarının vize başvurularını reddediyor. Ret başvuruları nedeniyle vatandaşların ödediği ve geri alamadığı ücretlerin toplamı 27 milyar liraya ulaştı. Bu parayla büyük bir şehir hastanesi yapılabilirdi. 'İtibardan tasarruf olmaz' deniyor ama ortada pasaportunun itibarı zedelenmiş bir Türkiye tablosu var."
"100 avrodan başlayıp 2 bin avroya kadar randevu satılıyor"
Vize başvuru süreçlerini yürüten aracı şirketlerin faaliyetlerine ve randevu sistemindeki aksaklıklara tepki gösteren Çömez, sistemin ciddi usulsüzlükler barındıran bir "çeteleşme" zeminine kaydığını iddia etti:
"Vize randevuları bot yazılımlar aracılığıyla toplanıyor ve daha sonra yüksek ücretlerle aracı şirketler tarafından yurttaşlara satılıyor. İhtiyaca göre 100 avrodan başlayıp 2 bin avroya kadar çıkan fiyatlarla randevu satılıyor. İnsanlar mağdur ediliyor. Vize hizmetleri kapsamında sunulan çeşitli işlemler için ek ücretler alınıyor, bu iş bir rant kapısına dönüştü."
Büyükelçiliklere ve Dışişleri Bakanlığı’na inceleme çağrısı
Konuşmasının son bölümünde hem Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin diplomatik temsilciliklerine hem de Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunan Çömez, denetim mekanizmalarının işletilmesini talep ederek açıklamalarını şöyle tamamladı:
"Aracı kurumlar acilen denetlenmelidir. Hem Türkiye’den Avrupa’ya yapılan vize başvurularında hem de yabancıların Türkiye’ye giriş süreçlerinde ciddi usulsüzlük iddiaları araştırılmalıdır. Vatandaşların mağduriyetine son verilmeli, vize süreçlerindeki iddialar hem Dışişleri Bakanlığı hem de ilgili diplomatik temsilcilikler tarafından incelenmelidir."



