Uluslararası finans kuruluşu JPMorgan, "2026 Yılının İkinci Yarısına İlişkin Türkiye Makro Görünümü" başlığını taşıyan yeni bir rapor yayımladı. JPMorgan Ekonomisti Fatih Akçelik imzasını taşıyan raporda, senenin ilk yarısında Orta Doğu ekseninde meydana gelen jeopolitik gerginliklerin Türkiye ekonomisine olan etkileri masaya yatırıldı.
Analizde, yaşanan çatışma ortamının enerji maliyetlerini yukarı çekerek bütçe dengesi, enflasyon ve cari açık kanallarında baskı oluşturduğu ifade edildi. Yükselen maliyetlere karşı finansal koşulların uzun bir dönem boyunca sıkı kalmasının ise ekonomik faaliyette net bir yavaşlamayı beraberinde getirdiği aktarıldı.
2026 enflasyon tahmini yüzde 29 seviyesine yükseldi
Yayımlanan raporda, bölgedeki çatışmalar öncesinde öngörülen veriler ile güncel makroekonomik beklentiler karşılaştırıldı. Bu doğrultuda JPMorgan, daha önce yüzde 24 düzeyinde gerçekleştireceğini öngördüğü 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29 basamağına çıkardı. Kurum, sene sonu politika faizine yönelik beklentisini de yüzde 30'dan yüzde 35 seviyesine tırmandırdı. Akaryakıt sektöründe devreye alınan eşel mobil sistemi ile enerjiye sağlanan sübvansiyonların fiyatlarda oluşan şoku baskıladığı, fakat kamu maliyesine ek bir yük getirdiği belirtildi. Bu gelişmeler ışığında, bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı için paylaşılan tahmin de yüzde 3,5'ten yüzde 4'e güncellendi.
Ekonomik büyüme beklentisi yüzde 3'e düşürüldü
Rapordaki revizyonlar büyüme ve cari açık tarafında da kendisini gösterdi. Cari işlemler açığının GSYİH'ye oranı için daha önce yüzde 1,8 olan öngörü yüzde 2,8'e tırmandırılırken, banka cari açığın sene sonunda 48 milyar doları bulacağını tahmin ediyor. Türkiye ekonomisinin 2026 yılı büyüme tahmini ise yüzde 4,4 seviyesinden yüzde 3 tabanına indirildi.
Buna karşın haziran ayında ABD ile İran arasında yapılan geçici barış anlaşmasının, senenin ikinci yarısındaki risk unsurlarını azalttığı ve makroekonomik görünümde en sıkıntılı dönemin arkada kalmış olabileceği vurgulandı. Brent petrol fiyatlarının vadeli işlem eğrisine uyumlu gitmesi durumunda enerji kaynaklı yeni bir şok ihtimalinin zayıf olduğu ifade edildi. Kurumun hesaplamalarına göre; Brent petrolün varil fiyatında yaşanacak her 10 dolarlık yukarı yönlü hareket, Türkiye'deki enflasyon oranına 1,2 puan eklerken cari açığı ise yaklaşık 6 milyar dolar genişletiyor.
Güçlü turizm gelirleri Türk lirasını destekleyebilir
Finans devinin tahminlerine göre, temmuz ve ekim ayları arasındaki dönemde elde edilecek kuvvetli turizm gelirleri mevsimsel etkiyle Türk lirasını korumaya devam edecek. Haziran ayının ardından dış borç geri ödemelerinde yaşanacak azalmanın da döviz likiditesi üzerindeki yükü hafifleteceği öngörülüyor. Söz konusu gelişmelerin, yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinin tekrar toparlanmasına zemin hazırlaması ve son çeyreğe kadar rezervler üzerinde ağır bir baskı oluşmasının önüne geçmesi bekleniyor.
TCMB para politikasında ölçülü adım vurgusu
Enflasyondaki katı duruş ve yaklaşık yüzde 30 bandında seyreden enflasyon momentumu, para politikasındaki gevşeme hamlelerinin temkinli şekilde yönetilmesini zorunlu kılıyor. JPMorgan, büyümedeki ivme kaybının dezenflasyon sürecine sağladığı katkının sınırlı kaldığını hesapladı. Negatif çıktı açığının dört çeyreklik periyotta yüzde 1 puan seviyesinde tutulmasının enflasyonu sadece 0,5 puan geriletebildiği paylaşıldı. Bu sebeple senenin ikinci yarısındaki enflasyon yapısında çıktı açığından ziyade gıda, enerji fiyatları, döviz kuru ve aralık ayındaki asgari ücret artışının yön belirleyici olacağının altı çizildi.
TCMB toplantısından kademeli normalleşme adımı bekleniyor
Banka, TCMB'nin temmuz ayındaki kurul toplantısında efektif fonlama oranını tekrar yüzde 37 düzeyine çekmesini ve böylece kademeli bir normalleşme sürecini başlatmasını bekliyor. Raporda, kalıcı bir fiyat istikrarı ve dezenflasyon için yüksek reel faiz politikasının sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Aralık ayında kararlaştırılacak asgari ücret artışının yüzde 30 veya bu oranın üzerinde gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ile 2027 yılına dair emekli maaşı planlamalarının, siyasi ajanda ve erken seçim senaryoları açısından mühim bir gösterge niteliği taşıyacağı ifade edildi. Diğer taraftan, Türk lirasının reel bazda değer kazanmasının dış ticarette ve ihracattaki rekabet gücü problemlerini beraberinde getirmeye başladığı aktarıldı.
JPMorgan 2027 sonu dolar/TL tahminini açıkladı
Gelecek yıla ilişkin beklentilerini de paylaşan JPMorgan, 2027 senesinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,6 oranında büyüyeceğini öngörüyor. Uluslararası bankanın 2027 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 25 seviyesinde yer alırken, yıl sonu dolar/TL kuru beklentisi ise 61,7 olarak kayıtlara geçti.




