31 Mart yerel seçimlerinde birinci parti olarak birçok şehirde yönetimi devralan Cumhuriyet Halk Partisi, 20 yıllık AKP yönetiminin ardından Kilis'te de birinci parti oldu. Kaçakçılık ve kaçak göçmenlerle gündemde olan Kilis'te yönetime gelen CHP'li Hakan Bilecen, şehrin bundan böyle kültürel dokusu ve yerel lezzetleri üzerine çalışmalar yapacaklarını söyleyerek, "Artık bu şehrin kaçakçılıkla mültecilerle anılmasını istemiyorum. Bu şehrin konserlerle festivallerle anılmasını istiyorum" sözlerini kullandı. 

Sözcü'den Hande Zeyrek'e konuşan Bilecen, “Gaziantep’in gölgesinde kalmış” dediği Kilis’i hak ettiği kimliğe kavuşturacaklarını söyledi. Bilecen, “Suriyeli esnaf için tabelalarla ilgili kanun yetkisini kullanıyorum. Arapça tabelaları kaldırtıyoruz. ‘Kanun ne diyorsa herkes uyacak’ dedim. Her yere Türk Bayrağı astım Kilis’te. Herkes aynı bayrağa bakmak zorunda” dedi. “Asla bahanelere sığınamayız” diyen Bilecen projelerini şu şekilde sıraladı: 

TBMM'de AKP ve CHP'li vekiller arasında polis intiharları tartışması TBMM'de AKP ve CHP'li vekiller arasında polis intiharları tartışması

Kadınlar kooperatifi kuruldu

“Kilis 4 tarafı kapalı bir şehir. Artık bu şehrin kaçakçılıkla mültecilerle anılmasını istemiyorum. Bu şehrin konserlerle festivallerle anılmasını istiyorum. 3 Mayıs’ta Hatay Medeniyetler Korosu, 19 Mayıs’ta Zara Kilis’e gelecek. Kilis mutfağı özeldir. Gaziantep’i takdir ediyorum ama artık Kilis milliyetçisi bir belediye başkanı var. Fatma Şahin ne kadar Antep milliyetçisiyse ben de o kadar Kilis milliyetçisiyim. Kilis’in baklavasını herkes yiyecek. Fıstık Kilis’te yetişiyor ama Antep fıstığı. Hızlıca tescil başvuruları yapacağız. Üzümümüz çok meşhurdur. Fabrikamız önce özelleştirildi sonra yıkıldı. Üzüm entegre tesisi kurarak tüm dünyaya üzüm suyu, şarap, pekmez satabiliriz. Bunun için Kilis’te Kilis Üreten Kadınlar Kooperatifi kurdum. Kadınlara çok değer veriyorum.”

"Kilis'te CHP’ye oy vermeyi unutmuş bir seçmen vardı"

Kilis’in 1995’te il olduğunu anımsatan Bilecen, “AKP’nin kuruluşundan beri muhtarlar dahil AKP’nin yönetimdeydi. Kilis’in iyi temsil edilmediğini gördüm ve elimi taşın altına koymak istedim. Hiçbiri siyasi geçmişim yoktu ama 5 yaşından beri birlikte büyüdüğüm ve bugün Kilis’in önde gelen isimleri olan arkadaşlarımla çalıştım. Onların da siyasi geçmişi yoktu fakat toplumda sevilen sayılan insanlar oldukları için halk bizi dinledi.

Kilis’te yüzde 70 sağ kesim var. CHP’ye oy vermeyi unutmuş bir seçmen vardı. Her kesimin anlayacağı dilden konuştuk ve kazandık” dedi. Kilis’te 250- 300 bine yakın kişi yaşadığını da söyleyen Bilecen “Bunun 122 bini Türk vatandaşı. 80 bin kayıtlı Suriyeli var. Kalanlar da gezer geçer Suriyeliler. Belediyenin 120 bin kişilik ödeneği var ama 250 bini aşkın kişiye hizmet veriyoruz” diyerek bu konudaki sıkıntıyı dile getirdi.

"AKP il yöneticisi belediyede işçi gözüküyor"

Hakan Bilecen, AKP’den CHP’ye geçen birçok belediyedeki gibi Kilis Belediyesi'nin de borçlarını meydanlara astı. Kilis’te yıllardır devam eden bir ‘bankamatik işçiliği’ olduğunu söyleyen Bilecen tespit ettikleri yolsuzlukları şu şekilde sıraladı: 

“AKP’nin Kilis’e yaptığı en güzel şey belediye binası. Parklar, sokaklar, kamu binaları bakımsız ama belediye binası dört dörtlük. Belediyenin borcu ise 502 milyon TL. Aylık 45 milyon TL gelirimiz olduğunu düşünürseniz bu benim 1 yıllık bütçem. Bir belediyenin borcu olur; hizmet yaparsınız, altyapı yaparsınız, bina yenilersiniz, borcu olur. Ama bunlar hem çalışmamış hem borçları var. Çok fazla işçi alınmış. Çok fazla maaş ödüyoruz. İşe gelmeden maaş alan çok insan var. Hükümet partisinin Kilis’te her kademesindeki insanlar, kendileri ve annelerine kadar işe girmişler belediye şirketinden. Bunlar hala çalışıyor görünüyorlar. Kilis küçük yer herkes biliyor ama AKP il yöneticisi belediyede işçi gözüküyor. İş yapmayıp maaş alıyor. AKP ilçe yöneticilerinden biri park bahçeler müdürlüğünde işçi olarak gözüküyor. Müteahhitlik yapan bir adam 10 kat zengin. Ama belediyenin şirketinden asgari ücret alıyor. Annesi asgari ücret alıyor. Uyardım, bir ay süre verdim ‘lütfen istifa edin’ dedim. Etmezse çıkaracağım. Ama onurlu şekilde gitmeleri için çabalıyorum. Yıllarca maaş almışlar bir de tazminat mı verelim?

Editör: Ahmet Çağatay Bayraktar