Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiraya verenin baskısıyla sözleşme dışı fazla kira ödeyen kiracının açtığı davada önemli bir emsal karara imza attı. Yerel mahkemenin "icra takibi olmadan istirdat davası açılamaz" gerekçesiyle verdiği ret kararını bozan Yargıtay; hâkimin davanın ismine değil esasına bakması gerektiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak davası olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Ankara Polatlı'da bir kiracı, ev sahibinin tahliye ve elektrik kesme tehditleriyle kira dönemi içinde hukuka aykırı şekilde sürekli artış talep ettiğini ve bu sebeple fazla ödeme yaptığını belirterek mahkemeye başvurdu. Fazla ödenen 9 bin 822 TL'nin faiziyle birlikte iadesini (istirdadını) talep eden kiracının davası, Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildi. Yerel mahkeme ret gerekçesinde, ödemenin kesinleşmiş bir icra takibi ve cebri icra tehdidi altında yapılmadığını, dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu (İİK) 72. maddesindeki istirdat davası şartlarının oluşmadığını bildirdi.
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz etti
Kesinleşen karara karşı Adalet Bakanlığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hâkimin tarafların hukuki nitelemesiyle bağlı olmadığını ve hukuku resen uygulamakla yükümlü olduğunu belirterek kanun yararına temyiz yoluna gitti. Bakanlık ayrıca, 9 bin 822 TL değerindeki davada davalı lehine dava değerini aşacak şekilde 18 bin TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti.
Yargıtay: "Kavramlara takılmayın, uyuşmazlığın esasına bakın"
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı'nın talebini haklı bularak yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu.
Kararın gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
"Davacının talebi, kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında cebri icra tehdidi altında ödenen bir paranın geri alınmasına değil, kira ilişkisi kapsamında hukuki sebep olmaksızın fazla tahsil edildiği ileri sürülen kira bedellerinin iadesine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde talebini 'istirdat' olarak nitelendirmiş olması mahkemeyi bağlamaz. İstemin hukuki niteliği, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası olarak değil, sebepsiz zenginleşmeye ve fazla ödemenin iadesine dayalı genel hükümler çerçevesinde bir alacak davası olarak değerlendirilmelidir. Mahkemece deliller toplanarak işin esasına girilmesi gerekirken şekli gerekçeyle davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır."
Yargıtay ayrıca, davalı lehine hükmedilen 18 bin liralık vekâlet ücretinin, reddedilen dava değeri olan 9 bin 822 TL'yi aşamayacağını vurgulayarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne de aykırı davranıldığını kaydetti.




