Brezilya basınına konuşan Miguel Díaz-Canel, Washington ile diplomatik kanalların tamamen kapatılmadığını ancak mevcut baskı politikaları altında sağlıklı bir müzakere ortamının bulunmadığını belirtti.
"Baskı altında diyalog olamaz, Trump yönetimi kötülükle hareket ediyor"
ABD hükümetiyle temas kurulmasına rağmen somut bir takvim ya da ilerleme sağlanamadığını aktaran Díaz-Canel, süreci şu sözlerle değerlendirdi:
"ABD ile temaslar kuruldu ancak henüz ilerleme kaydedilemedi ve diyalog şimdilik tıkanmış durumda. Küba olarak diyaloğa açığız fakat baskı ve dayatma altında diyalog yürütülemez.
Şu anda son derece karmaşık ve ıstırap verici bir sürecin içerisindeyiz. Ancak bu tablo, aynı zamanda büyük bir yaratıcılık ve Küba halkının tarihi direnişiyle tanımlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ulusumuzu boyunduruk altına alma çabası içinde açıkça 'kötülükle' hareket ediyor."
"Kapitalist restorasyon yaşanmayacak"
Haziran ayında acil koduyla kabul edilen 176 maddelik ekonomik dönüşüm paketine yönelik tartışmalara değinen Díaz-Canel, sosyalizmden geri adım atılmadığını vurguladı. Kabul edilen reformların amacının bürokrasiyi azaltmak, ekonomiyi serbestleştirmek ve merkezsizleştirmek olduğunu belirtti. 176 maddenin yüzde 76,1'inin yasal mevzuata kavuşturulduğunu açıkladı. Bu adımların kesinlikle "kapitalist reformlar" olmadığını ve adada kapitalist bir restorasyona izin verilmeyeceğini dile getirdi.
Ekonomik kriz ve ağırlaşan abluka: "Sessiz bir Gazze" uyarısı
Ulusal ve uluslararası verilere göre Küba ekonomisi 2020-2025 yılları arasında yüzde 15'ten fazla küçüldü. ABD'nin yılbaşında başlattığı petrol ablukası ve mayıs ayında devreye aldığı ikincil yaptırımlar, adadaki enerji ve tedarik krizini derinleştirdi. Akaryakıt tedarikinin kesilmesi nedeniyle ülke genelinde saatler süren elektrik kesintileri yaşanırken, toplu taşıma neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Hastanelerin yalnızca asgari acil servis düzeyinde hizmet verebildiği, kayıt dışı piyasada temel gıda ve ilaç fiyatlarının fahiş oranlarda yükseldiği bildiriliyor.
İnsani yardım uzmanları, uygulanan abluka ve tecrit nedeniyle adada "sessiz bir Gazze" tablosunun oluşmasını engellemek üzere küresel kamuoyuna acil müdahale çağrısında bulunuyor.



