Amerika Birleşik Devletleri ile Küba arasındaki diplomatik ve ekonomik kriz, Washington yönetiminin Küba'nın enerji altyapısını doğrudan hedef alan yeni hamlesiyle daha da derinleşti. Küba'da ham petrol çıkarma, rafine etme ve üretim faaliyetlerini yürüten devlet petrol şirketi Cupet’in ABD tarafından kara listeye alınması, iki ülke yönetiminin karşılıklı sert açıklamalarıyla yeni bir boyuta taşındı.

Trump’tan İran çıkışı: “Kendilerini toparlasalar iyi olur”
Trump’tan İran çıkışı: “Kendilerini toparlasalar iyi olur”
İçeriği Görüntüle

Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez: "Abluka daha da ağırlaştırılıyor"

Ulusal basında yer alan haberlere göre, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez yaptığı resmi açıklamada, ABD'nin Küba'ya yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik ve enerji ablukasını bu adımlarla "daha da derinleştirdiğini" söyledi.

Yaptırımların arkasındaki siyasi motivasyona dikkat çeken Rodriguez, doğrudan mevkidaşını hedef alarak şu ifadeleri kullandı:

"ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, fetih hırsları, başkanlık emelleri ve siyasi kariyer hesapları doğrultusunda hareket eden çevrelerin intikamcı tutumuyla Küba'ya yönelik ekonomik ve enerji ablukasını daha da ağırlaştırıyor."

"Gerekçeler sıradan ve kaba yalanlara dayanıyor"

Yaptırım kararına Küba kabinesinden bir diğer tepki de Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ile Yabancı Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva’dan geldi.

Perez-Oliva, Washington’ın karar metnindeki iddiaları reddederek, "Bu adımı meşrulaştırmak için ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı gerekçelere değil, Küba karşıtı çevrelerin en saldırgan, en cahil ve en öfkeli kesimlerinin yaydığı sıradan ve kaba yalanlara başvuruluyor" değerlendirmesinde bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Enerji, rejimin baskı aracı"

Devlet şirketi Cupet'in OFAC listesine alınmasıyla birlikte, aralarında Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'in de bulunduğu yaptırıma maruz kalan Kübalı kurum ve üst düzey yetkililerin sayısı daha da artmış oldu.

Kararın ardından iddiaları savunan ve yaptırımların gerekçesini açıklayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise şu iddialarda bulundu:

"Adadaki tüm kaynaklar gibi enerji de Küba'nın komünist hükümeti tarafından uzun süredir hem baskı aracı olarak kullanılıyor hem de rejimin soyguncu yönetim yapısını besliyor."

Kaynak: AA