Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios, ABD Başkanı Donald Trump’ın ocak ayında imzaladığı ve adaya yönelik petrol tedarikini tamamen engellemeyi amaçlayan başkanlık kararnamesinin ardından ortaya çıkan derin enerji krizini ve ülkesinin direniş stratejilerini değerlendirdi.

Büyükelçi Palacios, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının uluslararası özgür ticaret ilkelerini açıkça çiğnediğini ve üçüncü ülkeler ile Pemex gibi küresel şirketleri de baskı altına alarak suç işlediğini belirtti. Ocak ayından bu yana adaya sadece Rusya’dan gelen tek bir petrol gemisinin giriş yapabildiğini aktaran Palacios, bu sevkiyatın adaya yalnızca 15 günlük bir elektrik üretimi sağlayabildiğini, yapısal kriz için ise tek seferlik yardımların yeterli olmadığını kaydetti.

"Hastanelerde ameliyat sırası bekleyen 12 bin çocuk var"

Petrol girişinin engellenmesinin toplumsal hayatı durma noktasına getirdiğini vurgulayan Palacios, çok uzun süreli elektrik kesintilerinin özellikle sağlık sektöründe yarattığı ağır tahribata dikkati "Elektrik arzındaki kesintiler hastanelerin işleyişinde çok ciddi sıkıntılar yaratıyor. Şu anda Küba genelinde tıbbi tedavi ve cerrahi operasyon görmek için ameliyat sırasında bekleyen 100 bin kişi bulunuyor; ne yazık ki bu hastaların 12 bini çocuklar oluşturuyor" sözleriyle dikkat çekti.

Ulaşım sisteminin kilitlenmesi sebebiyle kırsal bölgelerde üretilen gıdaların ve ilaçların şehirlere ulaştırılamadığını aktaran Büyükelçi, elektrik kesintileri yüzünden su dağıtım şebekelerini çalıştıran motorların işlevsiz kaldığını ve halkın içme suyu ile tarımsal sulama imkanlarından mahrum bırakıldığını ifade etti.

Ankara 11 Haziran 2026 Perşembe hava durumu
Ankara 11 Haziran 2026 Perşembe hava durumu
İçeriği Görüntüle

Kriz karşısında enerji inovasyonu ve organik tarım

Tüm ağır şartlara rağmen Küba hükümetinin halkla istişare ederek radikal çözümler geliştirdiğini belirten Palacios, ülkenin enerji matrisini fotovoltaik (güneş enerjisi) sistemlerle dönüştürdüklerini açıkladı. Ülke genelinde 1000 MW gücünde kapasite kurulumu yapılarak güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının yüzde 3'ten yüzde 10'a çıkarıldığını duyurdu.

Yüksek sülfür oranına sahip olduğu için normalde elektrik üretimine uygun olmayan yerli Küba ağır petrolünün, Kübalı bilim insanlarının inovasyon programları sayesinde rafine edilerek elektrik üretiminde kullanılmaya başlandığını belirten Palacios, tarım alanındaki mekanizasyon krizini aşmak için ise geleneksel yöntemlere dönerek iş makinelerinin yerine yeniden hayvan gücünden yararlandıklarını söyledi.

"Küba için güneş topluyoruz" kampanyası için Türkiye'ye teşekkür

Türkiye'nin BM Genel Kurulu'ndaki "ABD ablukasının kaldırılması" oylamalarında her zaman Küba'yı kararlılıkla desteklediğini hatırlatan Büyükelçi Palacios, geçen yıl yaşanan kasırga felaketinin ardından da Türk hükümetinden önemli miktarda tıbbi ekipman ve ilaç yardımı aldıklarını belirtti.

Türkiye genelinde yürütülen sivil dayanışmaya da değinen Palacios, "Türkiye'de yürütülen 'Küba İçin Güneş Topluyoruz' adlı kampanyanın önemi büyük. Bu kapsamda Küba'nın Villa Clara kentindeki üç hastaneye güneş paneli sağlanacak. Türk halkına bu derin dayanışmasından dolayı derinden müteşekkiriz" bilgisini paylaştı.

ABD’nin masadaki üç senaryosu Küba'nın gündeminde

Büyükelçi Palacios, Washington yönetiminin ve bazı Amerikan siyasi figürlerinin Küba’ya yönelik stratejilerinde abluka yoluyla toplumsal patlama yaratarak "insani müdahale" kisvesi altında adaya askeri ya da siyasi müdahalede bulunmak, baskıları artırarak Küba ekonomisinin kontrolünü ABD ellerine devretmek ve dolaylı olarak adadaki siyasal sistemi değiştirmek, iki ülke halklarının hayatını kaybetmesine yol açacak askeri bir gerilim ve sıcak çatışma ortamını tetiklemek.

Küba’nın bir barış ülkesi olduğunu, Kolombiya barış sürecine ev sahipliği yaptığını ve onlarca ülkeye doktor göndererek karşılıksız tıp bursları verdiğini hatırlatan Palacios, egemenlik ve karşılıklı saygı zemininde ABD ile göç, kültür, spor gibi alanlarda diyaloga açık olduklarını ancak mevcut siyasal sistemin asla sorgulanamayacağını net bir dille ifade etti. Palacios, ülkenin bir çatışma senaryosuna itilmesi ihtimaline karşılık ise "Küba’nın askeri doktrini 'Topyekün Halk Savaşı'dır. Bu doktrin tamamen savunma amaçlı bir yapıya sahip olup, tüm halkın sadece kendi vatanının bağımsızlığı için savaşmasını öngörür" askeri doktrini hatırlattı.

"Raul Castro’ya yönelik suçlamalar tamamen uydurmadır"

Büyükelçi Palacios, ABD hükümetinin Küba Devrimi’nin lideri ve Ordu Generali Raul Castro Ruz’u, yaklaşık 30 yıl önce Küba hava sahasını izinsiz ihlal eden, hiçbir sivil havacılık kurumundan onay almamış ve uçuş izinleri bizzat ABD tarafından iptal edilmiş terörist bir uçağın düşürülmesi olayına dayanarak uydurma suçlarla yargılamak istediğini söyledi. Dünyada hiçbir devletin hava sahası ihlaline göz yummayacağını vurgulayan Palacios, Raul Castro'nun hayatı boyunca vatanının egemenliğini korumak için canını feda etmeye hazır olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Anka Haber Ajansı