Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, AKP kulislerinden aldığı bilgi ve gözlemleri kaleme aldığı yazısında, Türkiye’de sağlık sisteminin kritik sorunları ve özellikle şehir hastanelerinde yaşanan sıkıntıları gündeme taşıdı. Babacan, şehir hastanelerine ilişkin geçmişte yapılan uyarı ve itirazların dikkate alınmadığını, bunun sonucunda vatandaşın sağlık hizmetlerine ulaşmasında yaşanan sorunların her geçen gün arttığını aktardı.

Bülent Kuşoğlu'ndan 'devlet aklı' sözlerine açıklama: "Butlan süreci ile hiçbir ilgisi yok"
Bülent Kuşoğlu'ndan 'devlet aklı' sözlerine açıklama: "Butlan süreci ile hiçbir ilgisi yok"
İçeriği Görüntüle

‘Şık Hastanelerde Eziyet Çeken Hastalar’

Nuray Babacan, “Şık hastanelerde eziyet…” başlıklı yazısında, şehir hastanelerinin fiziksel olarak modern ve gösterişli binalar olduğuna dikkat çekerken, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların derinleştiğine vurgu yaptı. Babacan, kamu hastanelerindeki haksız kazanç iddialarından sağlık personelinin yetersizliğine, hasta randevu sistemindeki aksaklıklardan uzun bekleme sürelerine kadar birçok probleme değindi. Yazıda, Bilkent Şehir Hastanesi’nde muayenehanesinde hastalardan yüz bin lira “bıçak parası” talep eden doktor iddiası, ameliyat için bekleyen hasta sayısının 500’ü bulması gibi somut örnekler yer aldı.

AKP İçinden İtiraf: ‘Milletin Başına Bela Oldular’

Babacan, yazısında bir AKP’li deneyimli siyasetçinin kulislerde dile getirdiği itirafları da aktardı. Bu yetkili, şehir hastanelerine ilişkin karar sürecinde Bakanlar Kurulu’nun büyük çoğunluğunun sorunlara dikkat çektiğini ancak itirazlara rağmen “kervan yolda dizilir” anlayışıyla projeye başlandığını anlattı. Siyasetçi, şehir hastaneleriyle ilgili üç olası senaryonun masaya yatırıldığını söyledi:

  1. Bu hastaneler örnek teşkil eden modern sağlık kurumları haline gelirler,

  2. Hacettepe ve Çapa gibi marka ihtisas hastanelerine dönüşürler,

  3. Ya da milletin başına bela olurlar.

Şu anda yaşananların üçüncü senaryo olduğunu belirten AKP’li siyasetçi, “Yap-işlet-devret modeli hastane hizmetleri için uygun değildi, vatandaşın hizmete erişimi zorlaştı, maliyetler devlet bütçesine büyük yük getirdi” ifadelerini kullandı.

Kadrolaşma ve Liyakat Sorunu

Babacan ayrıca, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası sağlık sektöründe yaşanan kadrolaşma ve liyakatsizlik sorunlarının ele alındığını da paylaştı. Bu süreçte yaşanan kötü yönetimin halka yansıyan olumsuzluklar yarattığı görüşünü aktaran Babacan, bu sorunun sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürdüğünü savundu.

Çözüm Bekleniyor, Umutlar Az

Yazıda, yeni Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun sorunlara çözüm üretme beklentilerinin yüksek olduğu ancak şu ana kadar somut adımların yetersiz kaldığı vurgulandı. Babacan, sağlık, hukuk ve eğitim gibi temel alanlardaki sistemsizliğin bugünkü krizleri tetiklediğini belirterek, “Bu sorunların kısa sürede çözülmesi zor ama iyileşme görülmediği sürece halkın sıkıntısı devam edecek” dedi.

Kaynak: Nefes