Kullanılmış bitkisel yağların doğru şekilde yönetimi, hem çevreyi korumayı hem de ekonomik bir döngü oluşturmayı hedefliyor. Lavaboya veya toprağa dökülen yağlar, ekosisteme zarar verirken, bu atıklar enerji üretiminde değerlendirildiğinde biyodizel gibi kaynaklara dönüşebiliyor.

Lavaboya dökmenin riskleri

Bitkisel yağlar borularda donarak tıkanıklık ve kireçlenmeye yol açar, kanalizasyon sistemlerinde ciddi hasara sebep olur. Sadece 1 litre atık yağ, geniş bir temiz su kaynağını kullanılamaz hale getirebilir.

Atık yağ toplama ve dönüşüm süreci

Atık yağlar soğuduktan sonra kapalı şişe veya kavanozlarda biriktirilir. Toplanan yağlar, mahallelerdeki atık yağ kumbaralarına, belediye toplama noktalarına veya muhtarlıklara teslim edilir. Lisanslı tesislerde işlenen bu atıklar, temiz enerjiye veya sanayi hammaddesine dönüştürülerek geri kazandırılır.

Yeni düzenleme ile evlerdeki bitkisel atık yağların lavaboya dökülmesi yasaklanırken, belediyeler ve marketler üzerinden geri dönüşüm sistemi zorunlu hale getirildi. Amaç, çevre kirliliğini azaltmak ve atık yağları enerji üretiminde kullanmak olarak açıklandı.

Ahaber.com.tr’de yer alan habere göre; atık yağ yönetimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında yeni bir aşamaya geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından güncellenen "Bitkisel Atık Yağların Yönetimi Yönetmeliği Taslağı" evsel kaynaklı yağların güvenli şekilde toplanmasını zorunlu kılıyor.

Atık yağların çevreye dökülmesi yasaklandı

Yeni düzenlemeye göre bitkisel atık yağların lavaboya, kanalizasyona, denize, toprağa veya herhangi bir alıcı ortama dökülmesi kesin olarak yasaklandı. Ev sahipleri, kızartma yağları ve yemeklik yağ artıklarını belirlenen toplama noktalarına teslim etmekle yükümlü olacak.

Belediyeler hanelerden atık yağ toplamak için sistem kuracak, toplama noktaları ve mobil merkezler oluşturacak. Marketler ve diğer satış noktaları ise vatandaşlardan sızdırmaz kaplarda getirilen atık yağları kabul ederek lisanslı tesislere ulaştıracak. Ayrıca tüm bitkisel yağ ambalajlarında “Kullanılmış yağları lavaboya dökmeyiniz” uyarısı yer alacak.

Atık yağlar enerji üretiminde kullanılacak

Toplanan atık yağlar yalnızca lisanslı biyorafinerilere ve bitkisel atık yağ transfer noktalarına gönderilecek. Bu yağlar biyodizel ve sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde değerlendirilecek.

İçişleri Bakanı Çiftçi: Siber ortamda işlenen suçlara karşı taviz vermeyeceğiz
İçişleri Bakanı Çiftçi: Siber ortamda işlenen suçlara karşı taviz vermeyeceğiz
İçeriği Görüntüle

Yönetmelik kapsamında, atık yağların akaryakıta izinsiz karıştırılması, gıda üretiminde kullanılması veya yem ve kozmetik sektörüne verilmesi yasaklandı. Restoran, otel ve yemek fabrikaları ise “bitkisel atık yağ üreticisi” olarak tanımlanacak ve sisteme dahil olacak.

Atık yağların çevreye etkisi

Araştırmalar, atık yağların çevreye verdiği zararın boyutunu ortaya koyuyor. Sadece 1 litre atık yağ, 1 milyon litre içme suyunu kirletebiliyor; bu miktar yaklaşık 15 kişinin bir yıllık su ihtiyacına eşdeğer. Evsel su kirliliğinin yüzde 25’inin atık yağlardan kaynaklandığı belirtiliyor.

Bu nedenle yeni sistem, yalnızca bir yasak değil, aynı zamanda kritik bir çevre koruma adımı olarak değerlendiriliyor. Su kaynaklarının korunması hızlanacak, geri dönüşüm oranı artacak, enerji üretiminde yerli kaynak kullanımı güçlenecek ve Sıfır Atık hedeflerine ulaşma süreci hızlanacak.

Uzun vadeli çevresel etkiler

Yeni yönetmelik ile atık yağların kontrol altına alınması, Türkiye’nin sürdürülebilir çevre politikalarına önemli katkı sağlayacak. Sistem, çevre kirliliğini azaltmanın yanı sıra enerji üretiminde yerli kaynak kullanımını destekleyerek uzun vadede çevresel ve ekonomik kazanımlar oluşturacak.

Kaynak: Ahaber.com.tr