Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında tercih süreci başladı. Milli Eğitim Bakanlığının 2026 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu'na göre merkezi sınav puanıyla öğrenci alacak okullarda toplam 198 bin 899 kontenjan bulunuyor. Bu kontenjanların 60 bin 886'sı Anadolu liselerine, 38 bin 700'ü fen liselerine, 9 bin 210'u sosyal bilimler liselerine, 43 bin 706'sı Anadolu imam hatip liselerine ve 46 bin 397'si mesleki ve teknik Anadolu liselerine ayrıldı. Tercih sürecinde kontenjan dağılımları kadar bazı okullardaki değişiklikler de öğrenci ve velilerin gündemindeki yerini koruyor.

Kadem Özbay

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay ise 24 Saat Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, mevcut sınav sisteminin çocukları erken yaşta ayrıştırdığını belirterek tercih sürecinde yalnızca puanın belirleyici olmaması gerektiğini söyledi. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların tek bir sınavla değerlendirilmesini pedagojik açıdan doğru bulmadıklarını ifade eden Özbay, "Eğitimin görevi çocukları elemek ya da sıralamak değil; her çocuğun potansiyelini ortaya çıkarmak ve çok yönlü gelişimini desteklemektir" dedi.

Tercih döneminde öğrenci ve velilerin sadece puana odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Özbay, okulun ulaşım olanakları, sosyal imkânları, akademik başarısı, yabancı dil eğitimi ve öğrencinin ilgi alanlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.

“Kontenjanlar azaltılıyor”

Bu yıl tercih sürecindeki en önemli sorunlardan birinin bazı köklü liselerde kontenjanların düşürülmesi olduğunu belirten Özbay, özellikle İstanbul başta olmak üzere birçok okulda kontenjanların önemli ölçüde azaltıldığını söyledi. Kontenjanların azaltılmasının öğrencilerin tercih yapabileceği okul sayısını daralttığını ifade eden Özbay, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve anadolu liselerinde kontenjanların azaltıldığını, buna karşın imam hatip liselerinde okul ve kontenjan sayısının artırıldığını öne sürdü.

Kontenjanlarda yaşanan değişikliklerin tercih sıralamalarını doğrudan etkileyebileceğini belirten eğitimciler, bu nedenle öğrencilerin tercih listelerini hazırlarken yalnızca geçen yılın taban puanlarını değil, başarı sıralamalarını, güncel kontenjan sayılarını ve okulların sunduğu eğitim olanaklarını birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade ediyor.

Bakan Tekin: Rota Maarif tercih platformu erişime açıldı
Bakan Tekin: Rota Maarif tercih platformu erişime açıldı
İçeriği Görüntüle

“Sorun rehber öğretmenler değil”

Milli Eğitim Bakanlığının tercih danışmanlığı hizmetlerine de değinen Özbay, rehber öğretmenlerin tercih döneminde büyük bir özveriyle görev yaptığını belirterek, sorunun danışmanlık hizmetinde değil eğitim planlamasında olduğunu dile getirdi.

Çocukların ilgi ve yeteneklerini esas alan bir eğitim planlaması yerine seçeneklerin giderek daraltıldığını ifade eden Özbay, “Tercih danışmanlığı ancak gerçek seçeneklerin olduğu yerde anlamlıdır” dedi. Öğrencilerin seçenekleri daraltıldıktan sonra bunun tercih olarak sunulmasının doğru olmadığını belirten Özbay, gerçek anlamda tercih yapma imkânının sınırlandığını kaydetti.

“Çocuklar puanlarıyla değerlendirilemez”

Tercih dönemindeki öğrenci ve velilere de seslenen Özbay, hiçbir çocuğun sınavdan aldığı puanla değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir çocuk aldığı puan kadar değerli ya da değersiz değildir. Çocuklarımızı daha hayatlarının başında ‘başarılı’ ve ‘başarısız’ diye ayıran anlayışı kabul etmiyoruz. Her çocuk farklıdır; farklı ilgi alanlarına, farklı yeteneklere ve farklı gelişim hızlarına sahiptir. Eğitim sistemi de bunu esas almak zorundadır. Bizim mücadelemiz birkaç okulun nitelikli olduğu bir sistem için değil; her çocuğun, hangi mahallede doğarsa doğsun, bilimsel, laik, kamusal ve nitelikli eğitime eşit koşullarda ulaşabildiği bir eğitim sistemi içindir.”

Muhabir: Ateş Çatıkkaş