Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parti içi muhalefetle yaşanan "mutlak butlan" tartışmaları, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adaylık süreci ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pozisyonuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazete Pencere'den Yıldız Yazıcıoğlu ve Can Bursalı'nın sorularını yanıtlayan Özel, Mansur Yavaş'ın adaylık iddialarına yanıt verdi.
"19 Mart darbecileriyle kurultayı hazmedemeyenlerin ittifakı"
Parti içinde delegenin vermediği yetkiyi yargı mekanizmaları üzerinden almaya çalışan bir grubun olduğunu belirten Özgür Özel, kurultay sürecine ilişkin şu doğrudan ifadeleri kullandı:
“Ben Akın Gürlek’e, yani Ak Toroslar Çetesi ile ‘butlan ittifakı'na meydan okuyorum. 19 Mart darbecileriyle parti içinde kurultay sonucunu hazmedemeyenlerin ittifakına meydan okuyorum. Hâlâ daha partiyi yönetme iddiasındaki bir grubun kurultay yerine mahkeme kararıyla gelmek gibi niyeti varsa öyle bir ihtimal yok.”
Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yayımladığı "arınma" temalı videoya da değinen Özel, Kılıçdaroğlu'nun bu duruma net bir tavır koyması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
“Ben yaptığım açıklamada Saray’dan medet umanları kastediyorum. Saray’dan medet umanlara, sarayın mermeri olmak yerine ‘toprak ol, çiçekler açsın’ diyorum. Bu sarayda mermer olana söylenen bir laf. Ben Kemal Bey’in saraydan medet umanlara söylediklerime alınganlık göstermesine şaşırırım. Aksine hiç o alınganlığı göstermeyecek bir pozisyonda kendisini tarif etmesini beklerim yani. ‘Ne butlanı’ demesini, ‘Partide genel başkanın nasıl seçileceği belli’ demesini beklerim. Net bir duruş olur.”
"Mansur Yavaş'ı kimsenin yedeği gibi yutmam"
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk süreci ve yerine Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı gösterilip gösterilmeyeceği yönündeki senaryoları yanıtlayan Özel, iki başkan üzerinden yürütülen tartışmalara şu sözlerle açıklık getirdi:
"14 aydır boşuna mı yatıyor Ekrem İmamoğlu? Mansur Yavaş'ı sürekli hedefe koymaya çalışmalar boşuna mı? Mansur Yavaş'ı kimsenin yedeği gibi tutmam. Mansur Yavaş şu anda Ankara’daki hizmetlerine odaklanan ama her ankette de en yüksek oranda destek alan isim ve bu şartlar altında Mansur Yavaş'ı şimdiden aday gösterip hedef yapmak ya da tartışmaya açmak ya da Ekrem Başkan'a yaşatılanların yükünden Erdoğan'ı kurtarıp ‘Zaten adayımız Ekrem değil, Mansur’ deyip Erdoğan'a bir konfor alanı yaratmak ve Mansur Bey içinde de bir tahrip alanı yaratmak istemem."
"Erdoğan bana 'Ekrem'i bırak, rahat et' dedi"
Kendisine yönelik siyasi baskıları ve "İmamoğlu'nu bırakma" yönündeki dolaylı ya da doğrudan teklifleri de aktaran Özel, aile hayatının dahi hedef alındığını belirterek şu doğrudan cümleleri kurdu:
“Kemal Bey'den böyle bir şey duymadım. Bu tip spekülasyonlar çok yazıldı veya ilk başlarda, ilk dönemlerde kendisine yakın olduğunu ifade eden birtakım isimler geldiler, gittiler. Sırf o değil ki Erdoğan bunu defalarca grup konuşmasından, otobüs üstünden bana söyledi. ‘Ekrem’i bırak, rahat et’ teklifi, şahsıma bir iktidar teklifi değil. ‘CHP’ye sen iktidar yürüyüşünden vazgeç, muhalefette rahat et’ teklifi. Ben bu teklifi kabul edecek olsam bu yola hiç çıkmazdım zaten. Zaten muhalefette rahat etmediğimiz için ‘değişim’ deyip aday olduk ve iktidar olmak istiyoruz. 14 aydır boşuna mı yatıyor Ekrem İmamoğlu? Mansur Yavaş'ı sürekli hedefe koymaya çalışmalar boşuna mı?
Özgür Özel'e bu kadar saldırı, benim ailemin oturduğumuz adreslerimizi; Manisa'daki, İstanbul'da kızımın evini ifşa ettiler, bana saldırdılar, kızımı sosyal medya üzerinden hedefe koydular, ailemi, gencecik çocuğumu yani bunlar boşuna mı olmuş da ben döneceğim diyeceğim ki ‘Tamam, ben Ekrem'i bıraktım, huzur bulalım.’ Huzur bulacaksam zaten muhalefette huzur bulmak kolaydı. Ben iktidara talip olduğum için saldırı altındayım. Ben iktidara talip olduğum için belimi kırmaya çalışıyorlar. Muhalefete talip olanlara çok konforlu koltuklar sağlayan bir rejim var şu anda. Bana Erdoğan defalarca ‘Gel Ankara merkezli siyaset yap’ dedi."
"Sonuna kadar İmamoğlu'nun adaylığının arkasında durmak lazım"
Erdoğan'ın, karşısına çıkmaya çekindiği güçlü rakiplerini yargı eliyle elemeye çalıştığını savunan CHP Lideri Özel, bu durumun siyasi bir faturası olması gerektiğini ifade ederek şu sözlerle İmamoğlu’na desteğini yineledi:
“‘Ekrem’i bırakalım, yeni aday belirleyelim’ diyorlar. Ekrem İmamoğlu'nu bırakıp yeni bir aday belirlemek Erdoğan'a, rakibini hapse atan, rakibinin karşısına çıkamayan korkak bir siyasetçiye yükünü sırtından alma katkısını sağlar. Böyle bir şey olmaz. Erdoğan, bütün dünyanın ve Türkiye'nin gözü önünde rakibini hapse atan ve hapiste tutan ve onu adaylaştırmamak için her şeyi yapan, diploma iptali dahil, 15 çeşit dava açmak dahil, aynı anda adamı hem casuslukla hem hırsızlıkla hem evrakta sahtecilikle hem rüşvetle hem irtikapla suçluyor. Ne kadar çok korkulan bir adammış bu. Bir kişi bunların hepsi birden olamayacağına göre, ondan korkan birisi hepsi bütün tuşlara birden basıyor demektir. Bunu görmek lazım. Ve bunun bir siyasi maliyetinin olması lazım. Bunun da Erdoğan ve AK Parti tarafından ödenmesi lazım. Ben bu maliyetten AK Parti'yi kurtarmam, kurtarmak istemem. O yüzden sonuna kadar İmamoğlu'nun adaylığının arkasına durmak lazım.”
"Çok ani seçimi de biz kazanırız"
Gündemdeki erken veya baskın seçim ihtimallerine de değinen Özgür Özel, iktidarın sandıktan kaçtığını iddia ederek meydan okumasını şu doğrudan sözlerle tamamladı:
“Çok ani seçimi de biz kazanırız. Denesinişler. Erdoğan'ı sandığa çekebilmek için ona her öneriyi sunuyorum. Ara seçimi sunuyorum, erken seçim sunuyorum, erken yerel seçimi sunuyorum, birlikte yapılmasını sunuyorum. Sadece İstanbul'da seçimleri yenileyelim. Yeter ki karşımıza sandıkta çıksın. Çünkü bugün Erdoğan sandıktan kaçarak yargı ve devlet gücünü kullanarak kendini güçlü gösteriyor. Bunu Aydın ve Afyon belediye başkanlarını partisine şantaj ve tehditle partisine katarken de böyle yapıyor. Gelsin Afyon ve Aydın'a sandık koyalım da görelim. Yeter ki milletle Erdoğan'ı bir sandıkla buluşturalım.
Şundan korkuyor olabilir: ‘Hiç olmazsa 200'den çok milletvekili çıkarırsam tek başlarına Anayasa değişikliği yapacak güçleri olmaz’ diye düşünüyor olabilirler. Düşünsenize geçmişten beklemedeki Yüce Divan yargılamaları var. İşte o dört bakanla ilgili çeşitli bugünkü bazı uygulamalarla ilgili yani TBMM’de soruşturma komisyonları kurulmasına engel olacak rakamda milletvekili aritmetiğini tutarak seçime gitmeyi de planlıyor olabilirler. Ben Erdoğan'ın yapacağı baskın seçim dahi ona da razıyım. Bir de CHP'nin gırtlağına basarak bir seçim yapma isteği. İşte CHP'yi, CHP'lilerin elinden alıp bir seçim yapmak.”



