Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, bölgedeki gelişmelerin enflasyondan büyümeye, enerjiden turizme kadar geniş bir alanda etkili olduğunu ifade etti. Savaşın arz ve talep dengeleri üzerindeki baskılarını izlediklerini kaydeden Karahan, fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı engellemek adına gereken sıkılaştırmanın sağlanacağını vurguladı. Bununla birlikte, Karahan, analizlerin petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın net enerji dengesinde 3 ila 4 milyar dolarlık bir bozulmaya yol açtığını gösterdiğini dile getirdi.
Enflasyonist etkiyi sınırlamak için eşel mobil sistemi
Enerji maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatlarına yansımasını yönetmek amacıyla uygulanan mekanizmalara değinen Karahan, petrol fiyatlarındaki kalıcı yüzde 10'luk artışın normal şartlarda enflasyonu 1,1 puan yükselttiğini hatırlattı. Mevcut dönemde devreye alınan eşel mobil sisteminin bu etkiyi üçte bir oranına kadar düşürdüğünü belirten Karahan, "Gelişmelerin beklentiler ve fiyatlama davranışları üzerinden enflasyonist etkilerini sınırlamak için gereken sıkılığı sağlayacağız" dedi.
"Vadesi geldiğinde altınlar rezervlerimize dönecek"
Rezerv yönetimi ve altın satışına ilişkin tartışmalara açıklık getiren Karahan, Mart 2026 itibarıyla altın rezervlerinin toplam rezerv içindeki payının yüzde 60'ı aştığını bildirdi. Döviz likiditesini güçlendirmek için altın swap (takas) işlemlerinin doğal bir tercih olduğunu söyleyen Karahan, bu işlemlerin geçici nitelikte olduğunun altını çizdi:
"İşlemlerin önemli bir kısmı vadeli altın-döviz takası niteliğinde. Yani vadesi geldiğinde söz konusu altınlar yeniden rezervlerimize geri dönecek. Altın dışında bankalarla döviz karşılığı Türk lirası swap işlemleri de yapabiliyoruz. Son dönemde yurt dışı ile yapılan swap işlemlerinin azalmasıyla bankacılık sisteminde döviz likiditesinin arttığı, buna karşılık Türk lirası fonlama ihtiyacının yükseldiği bir tablo söz konusu. Bankalar Merkez Bankasıyla olan swap işlemlerini yeniden talep etmeye başladılar. Biz de yeniden döviz karşılığı Türk lirası swap işlemlerine başlamak üzere hazırlıklarımızı yaptık. Bankaların Merkez Bankası ile swap işlemlerine yeniden yönelmesi sistemde bir döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını ve uyguladığımız kur rejiminin sağlıklı bir şekilde işlediğini gösteriyor. Tüm bu işlemleri likidite yönetimimizin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. İşlemlerin vadesi ve hacmi bizim kontrolümüz altında. Şartların gelişimine göre işlem hacmini artırabilir ya da değişen piyasa koşulları ile azaltabiliriz.
Özetle, rezerv yönetimi ve likidite araçlarımız konusunda proaktif, esnek ve kontrollü bir yaklaşım izliyoruz. Tüm adımlarımızın amacı fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek."




