Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “İklim Değişikliği Politikaları ve Doğrudan Yabancı Yatırımlar” başlıklı raporunu yayımladı. İngilizce hazırlanan çalışmada, iklim politikalarının uluslararası sermaye hareketleri üzerindeki yansımaları ayrıntılı şekilde incelendi.
İklim politikalarının sermaye akımlarına etkisi
Raporun özet bölümünde, iklim değişikliğine ilişkin risklerin hızla artmasının, bu riskleri sınırlamaya dönük küresel ve ulusal ölçekte politika adımlarını beraberinde getirdiği belirtildi. Özellikle Paris Anlaşması sonrasında, iklim politikalarının hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun biçimde hayata geçirildiğine işaret edildi.
Çalışmada, söz konusu politikaların uygulanmasından doğan geçiş risklerinin, başta doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) olmak üzere uluslararası sermaye hareketlerini etkileyebileceği ifade edildi. Bu kapsamda 1990–2019 dönemini içeren ve 40 gelişmiş ile gelişmekte olan ülkeyi kapsayan geniş ölçekli bir veri seti üzerinden analiz gerçekleştirildi.
Gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımlarda negatif ilişki
Analiz sonuçlarına göre, iklim değişikliği politikaları ile gelişmekte olan ülkelere yönelen hem brüt hem de net doğrudan yabancı yatırımlar arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edildi. Buna karşılık, aynı politikaların gelişmiş ekonomilere yönelik doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı kaydedildi.
Portföy yatırımlarında anlamlı etki saptanmadı
Raporda ayrıca iklim politikaları ile portföy yatırımları, yani hisse senedi ve borçlanma araçlarına yönelik sermaye hareketleri arasındaki bağlantı da değerlendirildi. Elde edilen bulgular, bu alanda istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmadığını ortaya koydu.
TCMB, çalışmanın sonuçlarının iklim değişikliği politikalarının makro-finansal yansımalarına ilişkin akademik literatüre katkı sunduğunu ve politika yapıcılar ile uluslararası yatırımcılar açısından yol gösterici nitelikte değerlendirmeler içerdiğini bildirdi.




