Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı (İLEV) tarafından geleneksel olarak düzenlenen “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri”, bu yıl da iletişim alanının duayen isimlerini bir araya getirdi. Gazetecilik, televizyon, radyo, sinema, halkla ilişkiler ve reklamcılık başta olmak üzere iletişim alanında yarım asrı aşan mesleki deneyime sahip isimler, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi (İLEF) Mahmut Tali Öngören Sinema Salonu’nda düzenlenen törenle onur belgelerini aldı.

İlev Koktely6

İLEV ve İLEF iş birliğiyle gerçekleştirilen törende, fakültenin uygulama atölyelerinde başarı gösteren öğrencilere de “Öğrenci Emek Ödülleri” verildi. Böylece hem mesleğin deneyimli isimleri hem de geleceğin iletişimcileri aynı çatı altında buluştu.

İlev Koktely4

Bu yıl 23’üncüsü düzenlenen “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri”nin sahipleri şöyle:

Ahmet Hagur, Attila Aşut, Behzad Erdem Akdoğan, Bekir Metin, Besim Güçtenkorkmaz, Cengiz Yıldırım, Ekrem Çatay, Emire Yukay, Ercan Akyol, Fahrettin Fidan, Fedai Öztürk, Gönül Doğanöz, Hamit Önder Sürenkök, Hilmi Güver, İnci Derviş İnanç, Korkmaz Çakar, Mehmet Ali Solak, Prof. Dr. Metin Kazancı, Mihriban Sezen, Müşerref Seçkin, Nedret Çatay, Orhan Selim Ertanhan, Osman Yüksel, Prof. Dr. Oya Tokgöz, Selma Özinanır, Serpil Çelikkan, Sevinç Raşit Andız, Suat Altunol, Yaşar Ahmet Hızarcı, Yazgülü Aldoğan ve Yusuf Ağar.

İlev Ayça Olcaytu

Mesleki hafızanın yeni kuşaklara aktarılması

Etkinlik, İLEV ve İLEF’in yıllardır sürdürdüğü iletişim geleneğini görünür kılarken, mesleki hafızanın yeni kuşaklara aktarılmasına da katkı sundu.

Törenin açılışında konuşan İLEV Başkanı Ayça Olcaytu İşçen, vakfın 30’uncu kuruluş yılını kutladığını belirterek, Meslekte 50 Yıl Onur Günü’nü ustalarla genç iletişimcileri bir araya getirmek ve mesleğe emek veren isimlere vefa göstermek amacıyla 23’üncü kez düzenlediklerini söyledi.

Konuşmasında iletişimin insanlık tarihi kadar eski olduğuna dikkat çeken İşçen, iletişimin temelinde insanın kendisini anlatma ve anlaşılma ihtiyacının bulunduğunu ifade etti. İşçen, “Bundan binlerce yıl önce mağara duvarına bırakılan el iziyle başlayan iletişim yolculuğu bugün yapay zekâ çağında yeni bir evreye taşındı” dedi.

İlev Koktely1

Van İpekyolu’nda müstakil ev yangını: Samanlık ve odunluk kullanılamaz hale geldi
Van İpekyolu’nda müstakil ev yangını: Samanlık ve odunluk kullanılamaz hale geldi
İçeriği Görüntüle

İçinden geçilen dönemin bilgi kirliliği, sahte içerikler ve dijital manipülasyonlarla şekillendiğini belirten İşçen, yapay zekâ teknolojilerinin iletişim alanında önemli bir dönüşüm yarattığını söyledi. Buna rağmen insan unsurunun yerini hiçbir teknolojinin alamayacağını vurgulayan İşçen, şunları kaydetti:

“Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan ruhunun değişmeyen bir gerçeği var; bizler anlam arayan canlılarız. Yapay zekâ çok iyi bir metin yazabilir, kusursuz görseller üretebilir. Ancak insanın acısını, korkusunu, umudunu, sevgisini hissedemez. Bir haberin neden yazılması gerektiğini, bir cümlenin bir insanın kalbinde nasıl bir etki yaratacağını yalnızca insan bilebilir.”

İlev Koktely2

"Saygınlığın, tıklanma sayısından çok daha değerli olduğunu bize ustalarımız öğretti"

Geleceğin iletişimcilerinin “gerçekliğin koruyucuları” olacağını ifade eden İşçen, güvenilir bilgiye duyulan ihtiyacın giderek arttığını söyledi. İşçen, “İnsanlar her şeyden şüphe ettiğinde güvenebilecekleri doğru bilgiye ihtiyaç duyacak. Geleceğin iletişimcileri de bu güveni inşa eden kişiler olacak” dedi.

Mesleğin etik ilkelerine de dikkat çeken İşçen, bugün iletişim dünyasında hızın ve teknolojinin belirleyici olduğunu ancak etik değerlerin hâlâ en önemli unsur olmayı sürdürdüğünü söyledi. Usta iletişimcilerin genç kuşaklara yalnızca mesleki deneyim değil, aynı zamanda sabretmeyi, sorgulamayı ve vicdanlı olmayı öğrettiğini belirten İşçen, “Saygınlığın, tıklanma sayısından çok daha değerli olduğunu bize ustalarımız öğretti” ifadelerini kullandı.

Yeni nesil iletişimcilerin teknoloji kullanımındaki becerileriyle öne çıktığını söyleyen İşçen, deneyimli kuşakların ise mesleğin köklü değerlerini taşıdığını belirterek, geleceğin bu iki anlayışın birleşiminden doğacağını dile getirdi.

İlev Koktely3

"Gelecek insan kalmayı başarabilenlerin olacak"

“Bir elimizde yapay zekâ, veriler ve algoritmalar olacak; diğer elimizde ise etik ilkeler, vicdan ve insan sevgisi bulunacak” diyen İşçen, geleceğin başarılı iletişimcilerinin teknolojiyi en iyi kullananlar değil, “en insan kalmayı başarabilenler” olacağını vurguladı.

İşçen, konuşmasının sonunda İLEV üyelerine ve meslek büyüklerine teşekkür ederek, iletişim mesleğinin özünde “insanın insana dokunma sanatı” bulunduğunu söyledi.

Meslekte 50. Yıl ödülü alanlar adına konuşan gazeteci-yazar Attila Aşut da basının başlangıcından bu yana basında sansürü özetlerken, bugün gazetecilerin tepesinde 'Demokles'in kılıcı' gibi sallandırılan Dezenformasyon Yasası'nın tehlikelerinden söz etti.

İlev Yazgülü

Gazeteci Yazgülü Aldoğan da 12 Eylül döneminin 1402’likleri “sarı zarf”la görevlerinden uzaklaştırmalarına atıf yaparak, “1980’lerde sarı zarfla ayrıldığı okula ve Ankara'ya o günden sonra hiç gelmediğini, bugün bu ödülü almak için yıllar sonra ilk kez geldiğini” anlattı

İlev Koktely5

Gazeteciler Cemiyeti’ne teşekkür

İLEF’teki törenin ardından akşam saatlerinde Gazeteciler Cemiyeti’nde ödül alanlar, cemiyet üyeleri ve yöneticilerinin katılımıyla bir kokteyl düzenlendi. İşçen, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ile cemiyet yönetimine ev sahiplikleri dolayısıyla teşekkür etti.

İlev Koktely7

Muhabir: Sultan Özer