İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İl Jandarma Komutanlığına ulaştırılan bir ihbarın soruşturmanın başlangıcında etkili olduğu belirtildi.
İhbarın içeriğinde, "Osman" olarak adı geçen bir kişinin Kağıthane'de banka ve bilişim sistemlerini kullandığı öne sürüldü. Söz konusu kişinin, yurt dışında bulunan ve uzun süredir işlem yapılmayan hesaplara erişerek yüksek miktarlarda para transferi gerçekleştirdiği iddia edildi. İhbarda ayrıca bu paraların kısa süre içerisinde Türkiye'ye getirileceği ve Kağıthane'de bulunan 11 farklı adrese nakit olarak taşınacağı bilgisine yer verildi.
İhbar kapsamında aynı kişinin kredi kartlarını kopyaladığı ve bu işlemde kullanılan cihazlara sahip olduğu yönündeki bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı aktarıldı. İddianamede, sanık Osman Yıldırım'ın evinde bulunan dijital materyallerin incelenmesi sonucunda 7 sanığın belirli bir yapılanma içinde bilişim sistemlerini kullandığının belirlendiği ifade edildi.
İncelemelerde sanıkların özel şirketler ile kamu kurumlarına ait veri tabanlarına erişim sağladıkları belirtildi. İddianamede, yazılım programları aracılığıyla banka sistemlerine giriş yapıldığı ve daha önce ele geçirildiği belirtilen kişilere ait hesaplardan para transferlerinin gerçekleştirildiği kaydedildi.
Sanıkların hazırladıkları belgeler üzerinden para çekme işlemlerini örgüt üyelerinden birine yaptırdıkları öne sürüldü. Ele geçirilen kişisel verilerin ise farklı kişilere para karşılığında satıldığı bilgisi iddianamede yer aldı.
"Siyah Şapkalı Hacker" olarak tanımlandı
İddianamede, örgütün kurucusu olduğu belirtilen Gökay Celal Gülen'in bilişim dünyasında "Siyah Şapkalı Hacker" olarak tanındığı ifade edildi.
Gülen'in bilişim sistemleri konusunda teknik bilgiye sahip olduğu ve bu bilgileri çeşitli eylemlerde kullandığının değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, sanığın kart kopyalama, kamu kurumları ile sosyal medya platformlarının veri tabanlarına erişme ve bu sistemlerdeki bilgileri kopyalama gibi işlemleri yapabildiği belirtildi.
Gülen'in ayrıca kişisel verilerin yanı sıra internet siteleri, sosyal medya hesapları ve e-posta adreslerine ait kullanıcı adı ile şifreleri ele geçirmeye yönelik teknik becerilere sahip olduğu kaydedildi.
İddianamede, Gülen'in sahip olduğu bu teknik bilgileri örgüt yöneticileri olarak gösterilen Osman Yıldırım ve Fatih Kulaklı'ya uygulamalı şekilde aktardığı belirtildi. Diğer sanıklar Yunus Çolak, Eyüp Yirmili, Barış Serbay Sertler ve Erol Çakır'ın ise kendilerine verilen görevleri yerine getirdikleri ileri sürüldü.
Dijital materyallerde çok sayıda kişisel veri bulundu
Soruşturma sırasında ele geçirilen dijital materyaller İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarında incelemeye alındı. İddianamede, yapılan incelemelerde bilgisayar ve bilişim sistemlerine sızmak için kullanıldığı değerlendirilen kodların bulunduğu aktarıldı.
Materyallerde çok sayıda kişiye ait kimlik ve telefon numaralarının yanı sıra sosyal medya hesapları ile e-posta adreslerine ilişkin kullanıcı adı ve parola bilgilerinin de bulunduğu belirtildi.
İncelemelerde ayrıca banka veri tabanına erişim sağlamak amacıyla kullanılabilecek yazılımların bulunduğu tespit edildi.
Banka sistemlerine erişim sağlayabilecek kodlar tespit edildi
Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede "Searc.py" adlı çok sayıda dosyaya rastlandığı belirtildi. İddianamede, bu dosyaların banka veri tabanına bağlantı kurularak transfer işlemlerinin gerçekleştirilmesine imkan sağlayabilecek kodlar olduğu değerlendirildi.
Materyallerde yer alan internet arama kayıtlarında ise "Bankada en zayıf ülke hangisidir?", "PSD Bank İban No", "Başka IP'deki bilgisayar nasıl izlenir?" ifadelerinin aratıldığı belirlendi.
İncelenen uygulamalarda kimlik bilgilerinin sisteme girilmesi halinde ayrıntılı sorgulama yapılabildiği tespit edildi.
İddianamede, şu ifadeler yer aldı:
"HSYS harflerinin açılımıyla ilgili olarak tarafımızca yapılan araştırmada Halk Sağlığı Yönetim Sistemi olduğu ve verilerin bu sistem üzerinden kopyalandığının değerlendirildiği, bu uygulamanın ve verilerin birden fazla materyal içerisinde olduğu tespit edilmiştir."
Dijital materyallerde yapılan incelemeye ilişkin iddianamede ayrıca şu değerlendirmeye yer verildi:
"Sorgu panelleri içerisinde 'Mernis Sistem' isimli klasör içerisinde 'Full exe' isimli uygulamanın olduğu, uygulamanın çalıştırıldığında TC kimlik numarası girilerek yapılan sorgulamada kişiye ait kişisel bilgilerin geldiğinin görüldüğü, uygulamanın kendi içerisinde bulunan veri tabanından sorgulama yaptığının tespit edildiği, Merkezi Nüfus İdaresi Sisteminin veri tabanının kopyalandığı tarafımızca değerlendirilmektedir."
Örgütün faaliyetleri iddianamede yer aldı
İddianamede, örgütün tespit edilmesini önlemek amacıyla toplantılarını internet tabanlı uygulamalar üzerinden video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği belirtildi. Bunun yanında bilişim sistemlerine yönelik gerçekleştirilen eylemlerle ilgili eğitim toplantılarının da yapıldığı aktarıldı.
Örgütün amaçları arasında kişisel bilgilerin ele geçirilmesi ve kamu kurumları ile kuruluşlarının veri tabanlarına girilerek burada bulunan bilgilerin kopyalanmasının bulunduğu kaydedildi.
İddianamede ayrıca yapılanmanın, başkalarına ait banka hesaplarına erişerek para transferi gerçekleştiren ve nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunan suç örgütlerine kişisel veri sağladığı öne sürüldü. Üçüncü kişilere ait banka ve kredi kartlarının kopyalanarak bu kartlardan para çekilmesinin de örgütün faaliyetleri arasında olduğu belirtildi.
19 milyon 800 bin kişiye ait telefon numarası tespit edildi
Sanık Osman Yıldırım'ın evinde ele geçirilen dijital materyaller üzerinde gerçekleştirilen incelemede önemli miktarda kişisel veriye ulaşıldığı belirtildi.
İddianamede, "Turkey" adı verilen ve 1'den 30'a kadar numaralandırılmış dosyaların bulunduğu kaydedildi. Bu dosyaların her birinde yaklaşık 660 bin kişiye ait bilgilerin yer aldığı ve toplam 30 dosyada yaklaşık 19 milyon 800 bin kişinin telefon numaralarının bulunduğunun anlaşıldığı ifade edildi.
Dijital materyallerde ayrıca sanıkların Facebook sitesinin veri tabanında işlem gerçekleştirdiğini gösteren videolar bulunduğu belirtildi. Yapılan inceleme sonucunda söz konusu verilerin platformun veri tabanından kopyalandığının değerlendirildiği aktarıldı.
Gülen ve Yıldırım'ın ifadeleri iddianamede yer aldı
Soruşturma kapsamında örgütün kurucusu olarak gösterilen Gökay Celal Gülen'in emniyette verdiği ifade sırasında kendisine bazı sorular yöneltildiği belirtildi.
Gülen'e, dijital materyallerde bulunan ve banka hesaplarına erişimle ilgili kullandığı belirtilen ifadeler soruldu.
Sanığa şu cümle yöneltildi:
"Diyorsunuz ki hata olmuş, para gelmiş. O zaman girip bakıyorum. Ola ki ben oradan 1 milyon lira çaldım. Banka oraya ulaşmayacak mı sanıyorsun, bizim oradan IP adreslerini almayacak mı sanıyorsun? Bak bugüne kadar bu işi 4 kişiye öğrettim. Sen beşincisin, dördüncü Fatih. İlk üç var ya, ilk üçü de cezaevinde."
Gülen ise söz konusu konuşmayı hatırlamadığını savundu. Sanık, Fatih Kulaklı ve Osman Yıldırım'a herhangi bir şey öğretmediğini öne sürdü.
"Bilgisayar kullanmayı öğreniyordum" dedi
Örgütün yöneticileri arasında gösterilen Osman Yıldırım'a da emniyette verdiği ifade sırasında Zoom üzerinden gerçekleştirilen görüntülü görüşmeler ve bu görüşmelerin neden kayıt altına alındığı soruldu.
Yıldırım, kendisine yöneltilen soruya "Bilgisayar kullanımını öğrenmek amacıyla görüşme sağlıyorduk. Unutmamak amacıyla kayıt altına alıyordum" şeklinde yanıt verdi.
Sanıklardan Erol Çakır'ın da bilgisayar ve program kullanımı konusundaki bilgi düzeyi sorgulandı. Çakır, "Bilgisayar kullanmayı bilmiyorum. Daha önce de hiç bilgisayar kullanmadım. Klavyedeki tuşların yerini dahi bilmem" ifadelerini kullandı.
Sanıklar hakkında istenen cezalar belli oldu
İddianamede, Gökay Celal Gülen ve Osman Yıldırım'ın çeşitli suçlardan 19 yıl 7 aydan 50 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Bu kapsamda iki sanık için "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirerek sahte banka veya kredi kartı üretme-satma", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlamaları yöneltildi.
Fatih Kulaklı, Barış Serbay Sertler, Erol Çakır, Eyüp Yirmili ve Yunus Çolak hakkında ise "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak" ile "bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme" suçlarından 9 yıl 6 aydan 26 yıla kadar hapis cezası istendi.
Hazırlanan iddianame, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.





