M. Ferhat Yüksel / Ankara - Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Kennedy Caddesi üzerinde bulunan ve uzun yıllar Türkiye İş Bankası Genel Müdürlük binası olarak hizmet veren yapının korunması ve gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi için Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvuruda bulundu. Başvuru, Şube Başkanı Derya Başyılmaz imzasıyla hazırlandı.
“Yapının yerine otel yapılacağı duyumunu aldık”
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Derya Başyılmaz, yapının 3 Temmuz’da özel bir holding tarafından satın alındığını ve yerine otel yapılacağına dair duyumlar aldıklarını belirterek, “Döneminin en ileri teknolojisiyle inşa edilen bu yapının, bir toplumsal hafıza mekânı olarak korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle tescil başvurusunda bulunduk” dedi.
Mimari, sembolizm ve kent kimliği
Başyılmaz, yapının 1976 yılında Y. Mimar Ayhan Böke ve Y. Mimar Yılmaz Sargın tarafından tasarlandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“İş Bankası Genel Müdürlük Binası, yalnızca işleviyle değil, mimari ve teknolojik açıdan da Ankara'nın belleğinde özel bir yer edinmiştir. Anı, özgünlük, enderlik, belge, işlevsel ve eğitim değeri gibi birçok niteliği bünyesinde barındırmaktadır. Yapı, mimarları tarafından ‘dikilitaş’ referansıyla tasarlanmış, modernist dönemin anıtsallık ve sembolizm arayışlarına güçlü bir örnek oluşturmuştur.”
ODTÜ Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. T. Elvan Altan’ın da yapı hakkındaki değerlendirmelerine atıf yapan Başyılmaz, İş Bankası binasının dönemin mekânsal dönüşümünü temsil eden bir prestij yapısı olduğunu vurguladı.

Ankara'nın gökdeleni
Yapının zemin üzerindeki 91 metrelik yüksekliğiyle 1976’da Ankara’nın en yüksek binası olduğunu hatırlatan Başyılmaz, “B blokta yer alan 26 katlı yüksek yapı, uzun yıllar boyunca Ankara siluetinde önemli bir yer tuttu. Ankaralılar için hâlâ bir ‘gökdelen’ olma niteliğini sürdürüyor” dedi.
Yangın güvenliği ve yapı tekniği öne çıkıyor
Başyılmaz, binanın dönemine göre son derece gelişmiş yangın güvenliği sistemlerine ve ileri teknolojiye sahip olduğunu belirterek, “Yüksek blok, yanmaz malzemeyle inşa edilmiştir. İyonizasyon esasına göre çalışan ısı ve duman dedektörleri, çelik yangın merdiveni gibi detaylar, yapının teknik üstünlüğünü ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.
Sanatsal öğeler korunmalı
Yapının iç mekânlarında bazı değişiklikler yapılmış olsa da, Başyılmaz bu değişimlerin yapının mimari bütünlüğüne zarar vermemesi gerektiğini ifade etti. A Blok’taki konferans salonu duvarındaki ve C Blok’taki kafeterya katındaki Murano camlı yüzeylerin yerinde bırakıldığını, diğer sanat eserlerinin ise koruma altına alınarak İş Sanat Müzesi’ne taşındığını belirtti.
Kentsel kimliğin bir parçası
Yapının yakın dönemde İçişleri Bakanlığı tarafından kullanılacağı bilgisine de yer verilen açıklamada, binanın iç mekânlarının yeni ihtiyaçlara göre yeniden düzenlendiği aktarıldı. Ancak Başyılmaz, “Yapının özgün değerleri korunarak varlığını sürdürmesi, modern Ankara’nın kimliğini yansıtan nadir örneklerden birinin geleceğe taşınması açısından hayati önemdedir.” diye konuştu.




