İsrail’in Filistin’e karşı 7 Ekim’de başlattığı çocuk, kadın gözetmeksizin sivil halka yönelik saldırıları, haftalardır tüm dünyanın yüreğini ağzına getirirken, binlerce kilometre uzakta iki farklı bölgede gerilim sürüyor.
Ukrayna’da çatışmalar aralıksız devam ediyor, on binlerce insanın yaşamını yitirdiği yüzbinlerce kişinin evlerini terk etmek zoruna kaldığı kirli işgalde Rus lider Putin geri adım atmaya niyetli görünmüyor. ABD yardımlarının Senatoda Cumhuriyetçiler tarafından engellenmesi, 50 milyar Avroluk Avrupa Birliği yardım fonunun Macaristan tarafından bloke edilmesi, Kiev’i hayli sıkıntıya soktu. Batı’dan beklediği maddi desteği alamayan Ukrayna’nın topraklarını geri alma hamlesinin Rus birliklerince püskürtülmesi Washington, Londra ve Brüksel gibi başkentleri hayli rahatsız etti. Kremlin’in Ukrayna’da olası “kesin zaferi” Doğu Avrupa’daki tüm dengeleri alt üst etme olasılığı Batılı ülkelerin kabusu oldu.
Öte yandan Uzak Doğu’da da tablo pek parlak değil. Kim Jong Un'un emri ile harekete geçen Kuzey Kore dünyayı alarma geçiren yeni bir adım attı. Büyük ordusuyla ülkesini dünyaya kapatan Kuzey Kore liderinin iki dudağından çıkan sözler kanun niteliğinde. Halk onun talimatlarına odaklanmış halde tek bir vücut, kurşun asker durumunda! Dünyaya kafa tutan Kim Jong Un, başkent Pyongyang’dan Japon Denizi’nde Hokkaido adası açıklarına orta menzilli kıtalararası balistik füze fırlatması dünyayı tedirgin etti.
Afganistan, Irak, Gürcistan gibi farklı coğrafyalarda burnunu soktuğu her şeyi eline yüzüne bulaştıran Washington yönetiminin, bu üç farklı bölgede kangren haline gelen sorunlara ne tür hamleler yapacağı, nasıl neşter vuracağı merakla bekleniyor.
***
YABANCIYA SATIŞ DURDU
Son yıllarda yeşilimizi betona feda ettik, dağı taşı sağlam zeminleri bıraktık, otlakıye, mera, ova, demeden tüm tarım alanlarını imara açıp ekonomiyi konuta endeksledik. İlk dönemler vatandaşlık sevdasıyla Ortadoğu kökenli yabancılar koşuşturup bu konutlara hücum etti. Ancak aradan geçen zaman içinde artan konut fiyatları yabancının gayrimenkule olan ilgisini bitirdi. Yabancıya konut satışları, son iki buçuk yılın en düşük seviyesine geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK verilerine göre yabancıya konut satışları 31 ayın en düşük seviyesinde. Yabancılara konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61 azalarak 2 bin 342 oldu. Yabancıların yoğun ilgi gösterdiği İstanbul ve Antalya'daki konut satışlarında rekor seviyede düşüş yaşanıyor. Yabancıya konut satışlarının çakılması, enflasyon nedeniyle sürekli artan maliyetler ve kur baskısı inşaat sektörünü sıkıntılı bir döneme soktu.
***
4 YILDIR ZİRVEDEYİZ
Yabancının konut satışlarına ilgisinin durma noktasına gelmesinin ana faktörleri olarak, Türkiye’deki konut fiyatlarının dünya ortalamasının üzerinde seyretmesi ve kur baskısı gösteriliyor. Sektörde yer alanlar, Türkiye’deki seçim öncesi siyasi iklim, faiz ve Ortadoğu’daki çatışmaların da konut satışlarını negatif etkilediğine dikkat çekiyor.
Uluslararası emlak danışmanlık şirketince yayınlanan rapora göre, konut fiyatlarında en çok artış yaşanan ülkeler arasında Türkiye yine en üst sırada. Konut fiyat artışında dört yıldır birinci olan Türkiye,
56 ülke arasında yine zirvede yer aldı. Konut fiyatlarının en çok yükseldiği ilk 10 ülkedeki artışlar yüzde 7 ile 13 arasında gerçekleşirken bu oran Türkiye’de yüzde 89 oldu.
Hayalimiz, günün birinde İsveç, Slovakya ve Finlandiya gibi ülkelerde yaşanan yıllık yüzde onluk düşüşün ülkemizde de olması. Bunun için, enflasyonun düşüp, milli paramızın alım gücüne kavuşması ve inşaat maliyetlerindeki aşırı artışın sona ermesi lazım.
***
KADIN VOLEYBOLCULARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ
Uluslararası Voleybol Federasyonu tarafından 32 yıldan buyana düzenlenen Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası’nın Çin’deki finalinde 2 Türk takımının zirve mücadelesinden ulusça büyük gurur duyduk. Bundan 30 yıl önce FIVB finalinde 2 Türk kadın takımı dünya şampiyonluğu finalinde karşılaşacak deselerdi başta voleybolunun marka ülkeleri İtalya, Brezilya ve Rusya olmak üzere hemen herkes gülerdi. Ama bugün kadınlarımız o rüyayı gerçeğe dönüştürdü. İnanç ve azmin zaferi tam da bu olsa gerek. Kadınlar Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda 3 farklı takımla 8 kez şampiyonluğu kazanan Türkiye, bu dalda açık ara önde. Artık dünyanın zirvesinde Türk kadın voleybolu var. Başta kadın oyuncularımız olmak üzere bu başarıyı hazırlayan, emeği geçen herkesi gönülden kutluyoruz.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde ilerleyip büyük başarılara imza atan kadın voleybol takımlarımıza sonsuz minnet borcumuz var.