YENİ Parti'nin ilçe başkanlıkları için yaptığı ön seçimin ikinci gününde Küçükçekmece İlçe Başkanlığı için Burak Ergin ile Erdal Yolcu yarışıyor. Kongreye YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Parti Sözcüsü Zeynel Emre ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik katıldı. Özel, "Partiyi kurarken bir söz vermiştik. Demiştik ki ‘Yeni nesil bir siyaset yapacağız. Siyasetin işletim sistemini değiştireceğiz. Siyasi partinin mimarisini değiştireceğiz. Bundan sonra mümkün olduğu kadar temsili demokrasiyi terk edip, doğrudan demokrasiyi hayata geçireceğiz. Söz, yetki ve karar üyelerde olacak.’ Bugün onu hayata geçiriyoruz. Dün siyaset tarihinde partimiz açısından önemli, siyasi tarihimiz açısından ilk, büyük ve bence geri dönülmez bir adımı atmayı başlattık. Bugün burada iki adayın partimize, kendilerine yarışır bir rekabeti sürdürdüğü, kongrenin yapıldığı, konuşmaların yapıldığı ve bütün Türkiye görsün ki oylama akşam 18.00’de kadar sürecek. YENİ Parti, Türkiye’ye vaat ettiğini iliklerine kadar hissediyor. Parti içi demokrasiyi en yukarıya taşıyor" dedi.

Özel, şunları kaydetti:

"Bu Salonda Yenilgiyi Kabul Edenler Yok"

"Bu salon birbirini kardeşlik hukukuyla sevenlerin, zor günde kol kola girenlerin, kimsenin düşmesine izin vermeyenlerin, kimseyi geride bırakmayanların, Cumhuriyet’in geleceği için umudu olanların doldurduğu bir salon. Bu salonu ben 2019 seçimlerinde Ekrem İmamoğlu 13 bin 600 farkla seçimi kazanıp, Adalet ve Kalkınma Partisi mızıkçılık yapıp, ‘Hiçbir şey olmadıysa da bir şey olmuştur’ deyip, 19 gün boyunca yeniden oyları saydırıp ve sonra mecburen mazbata verip, üç gün sonra seçimleri iptal ettirdiği dönemde Küçükçekmece örgütünün 19 gün, 19 gece tuttuğu demokrasi nöbetinden tanıyorum. Bu salon, iradesini kimseye teslim etmeyenlerin, darbelere direnenlerin, en zor günde hep birlikte tutunup, ayağa kalkanların salondur. Bu salonda yenilgiyi kabul edenler yok. Bu salonda yenilgiye alışanlar yok. Bu salonda, ‘Muhalefet olalım koltuğumuzu koruyalım’ diyenler değil, ‘Muhalefetten bıktık, iktidara yürüyelim’ diyenler var.

"Sizin Gibi Örgütle Olur"

Bütün Türkiye’de iki günde ilçeleri, sonra illeri, sonra genel başkanı, tüm üyelere seçtirmek gibi çok konuşulan, hep mazeret bulunan, çok konuşulan, ‘Siyasi Partiler Kanunu müsait değil’ denilen bir yerde hem Siyasi Partiler Kanunu’nun gerekliliklerini yapan, geçen hafta olduğu gibi hepimiz adına o teknik görevi yapacak delegeleri oluşturan ama esas kararı tüm üyelerle verecek bu büyük organizasyona bir partinin kuruluş aşamasında kalkışması olacak iş değildir. Neyle olur? Benle olmaz, Özgür Başkanla olmaz, öyle iddialı il ve ilçe kurucu başkanlarıyla olmaz. Milletvekilleriyle olmaz. Neyle olur biliyor musunuz? Olacaksa sizin gibi bir örgütle, sizin gibi insanlarla olur.

Öyle, iktidar işine gelmeyince mahkeme kararıyla, ana muhalefet partisinin başını değiştirince ‘Seçilmeden geldim, biraz daha durayım, ilçelere şunları, bunları atayayım, partinin adı büyük, imkanları çok, oradaki siyaset imkanını görünce herkes buraya gelir, burada kalır, 3 gün konuşulur, 5 gün konuşulur, unutulur, yolumuza bakarız’ diyenlere; Dur bakalım orada. Biz ne yenilmeyi ne tekrar yenilmeyi, kaybetmeyi, muhalefette kalmayı değil ya da seçilmiş belediye başkanlarımıza atılan iftiralara susmayı, kabullenmeyi hatta iddianameleri siyasi değil teknik bulanlarla değil, ‘Yol arkadaşlarını geride bırakmayanların arkasında yürürüz’ diyen sizin gibi aslanlarla yapılır bu iş.

"Particilik Oynamıyoruz"

Yeni siyasetin alametifarikası şudur. Asla ve asla bugün bu salonda bu seçimi kazanmanın hesabını yapan bir ilçe başkanı adayı yok. Artık ilçe seçimini dert eden, ilçe seçimini kazanmaya mecbur bir ilçe başkanımız yok. İlçe seçimini halletmiş, genel seçimleri kazanmayı dert eden, onu hedefleyen, onu kafaya takan bir ilçe başkanımız var. Türk siyasetine tüm üyelerin gücünün arkasına konduğu ilçe başkanlarını, tüm üyelerinin gücüyle seçilecek il başkanlarını kazandırıyoruz. Hiç şüphe yok, bu siyasette yeni bir sıklet merkezidir. Sonuna kadar arkalarında duracağız. Ancak elde ettikleri gücü partinin iktidar yolculuğunda, partinin birliğinde, bütünlüğünde, kurumsallaşmasında, siyaseti mahallelerden başlatmasında kullanana kadar. Bunu yapan her il ilçe başkanının Genel Başkan olarak sonuna kadar arkasındayım. Eğer seçilen ilçe başkanı sizlerden aldığı gücü kendine, ekibine kullanacak olursa; partinin hayrına kullanmayacak olursa, mahalle meclislerini kurmazsa, ilçe meclisini demokratik çalıştırmazsa, anketlerde - ölçümlerde partinin gücüne güç katacak bir yönetim sergilemezse o zaman bu salon arkasından çekilir, bir pazar toplanırız, bu yükü kaldırabilecek yeni bir başkanı hep beraber seçeriz. O yüzden gerçekten seferberlik halindeyiz. Şaka yapmıyoruz, şeklen particilik oynamıyoruz. Memleket 100 yıl önce nasıl Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının büyük azmi, kararlılığıyla ve ne yaptıysa milletle yaptıysa; şimdi de bizler onun yolundan yürüyen evlatları olarak hep beraber taşın altına elimizi koymak için, hep beraber bu yükü birlikte sırtlamak, bundan sonra iktidara ulaşana kadar birlikte terlemek, koşmak, yorulmak için yola çıktık.

"Kimsenin Geride Kalmayacağı Bir Düzeni Vaat Ediyoruz"

Geçmişte Başbakanlık önüne atılan yazar kasadan kriz çıkan memlekette, Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyan emekliler var. Alnının terinin karşılığını alamayan emekçiler; siftahsız dükkan kapatan, borcu borçla kapatıp batan, iflasa sürüklenen esnaflar; ürünün karşılığını alamayan, tarlada - dalda kalan ürününü bu fiyatlarla toplayamayan, toplatamayan çiftçiler var. Umudunu kaybetmiş, ‘Fırsat bulursam yurtdışına giderim, bir daha da dönmem’ diyen dört gençten üçünün ızdırabını yüreğinde hisseden anne - babalar, geleceğini bu güzel topraklarda değil, dışarıda arayan gençler var. O yüzden şaka yapmıyoruz, oyun oynamıyoruz ve emeklinin de emekçinin de ev kadınının da gencin de esnafın da çiftçinin de derdini bitirecek yepyeni bir başlangıç için AK Parti’nin kara düzenini altüst etmeye, YENİ Parti’nin yeni düzenini kurmaya geliyoruz. Biz bugün burada milletimize ‘mahkemede adalet, gelirde adalet, vergide adalet, sosyal yaşamda adalet’ diyerek dört ana adalet kolunu üzerinde yepyeni bir kalkınmayı, birlikte çalışmayı, birlikte büyümeyi, birlikte kazanmayı, adilce paylaşmayı ve kimsenin geride kalmamasını, kimsenin yokluk, yoksulluk, işsizlikten dolayı geride kalmayacağı bir düzeni vaat ediyoruz."

Özel'den, Erdoğan'a 'Fatma Betül Sayan Kaya' çıkışı: "Milletin parasını geri alacak mısın?"
Özel'den, Erdoğan'a 'Fatma Betül Sayan Kaya' çıkışı: "Milletin parasını geri alacak mısın?"
İçeriği Görüntüle

"Tek Adam Rejiminin Arkasında Hizalanırsanız Bu Milleti Karşınıza Dikmek Görevimiz"

Özel, "Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Sosyal medyadan korkan, eleştiriden biz ne hakaret ne küfür ne bilmem ne, sadece eleştirilerin engellendiği bir döneme gelindiğini görüyoruz. Öyle bir ikili hukuk sistemi var ki size, bize, partimize kendinden olmayanlara her türlü küfüre, hakarete susanlar, takipsizlik verenler, dilekçeleri okumadan bir kenara itenler; iktidara eleştiri gelince en nezaketli, en teknik eleştiriyi bile engelleyecek hale gelmişlerdir. Bu bir iktidarın gücünü değil; tükenmekte olduğunu, bu bir iktidarın yükselişini değil; çöküşünü, öz güvenini değil; aksine içinde bulunduğu paniği gösterir. Sözüm iktidarın korku sahiplerine olduğu kadar bu kararlar mahkemede kesinleşene kadar eskiden beklerken, şimdi 4 saatte uygulayan sosyal medya platformlarının yöneticilerine ve sahiplerine. Türkiye’deki gücünüz bir tek adamın gücünden değil; bu halkın sosyal medyadaki varlığından, oralara tıklamasından, sizin onun üzerinizden kazandığınız paralardan geliyor. Eğer bu milletin karşısında bu iktidarın tek adam rejiminin arkasında hizalanırsanız, bu milleti sizin karşınıza dikmek bizim görevimizdir. Haydi bakalım" ifadesini kullandı.

"190 Daire Parası Garibanların Cebinden Çıkmış"

Özel, fon soruşturmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Milletin birkaç bin lira parasını ‘Ya enflasyona eziliyor. Dolar alıyorsun, artmıyor. Kredi kartımı ödeyeceğim, şurada fonda para kazanılıyormuş. Filanca ikiye-üçe katlamış. Bir ümit…’ diye koyduğu parasını göz göre göre yutanlar, o paraları çarpanlar var. ‘Bakın bizim partinin bakanları hep TERA’da, sarayın bürokratları hep TERA’da. Orada, burada. Çok para kazanmışlar. Bakın 1’e 10, 1’e 100, 1’e 500 kazananlar olmuş. Oraya koyalım' deyip 455 bin vatan evladı ki bunların önemli bir kısmı bu iktidar partisine bir ya da birden çok kez oy vermiş kişilerdir, paralarını buraya koymuşlar. Bunlar vaktiyle bu fonu çok kazanıyor gibi gösterip kapalı dönemlerde ve açıp birkaç yıllık bir sürede hoplatmışlar, hoplatmışlar. Millet gelince yükü milletin sırtına koymuşlar, kendi paralarını alıp kaçmışlar. En son fonu patlatmışlar. Şimdi 2 milyon kişi etkileniyor, paraları çarçur oldu. Biz çalıştık ve kanun teklifi yazdık, 15 madde. Dedik ki ‘Bu kapalı dönemde ya da bu fon patlayana kadar para koyup parası artanları bulun. Mal varlıklarına el koyun. Yurt dışına kaçıranların izini sürün. O ülkelerden bu paraları isteyin. Bu garibanların ödedikleri paraları geri verin.’ Daha buna bir şey demezler, susarlar. En son dün birinci işaret fişeğini attık ve Fatma Betül Sayan Kaya, Erdoğan’ın dün akşama kadar Genel Başkan Yardımcısı. Geçmiş dönemde Aile Bakanı. Kendisi 60 küsür milyon lira koymuş, 1,3 milyar lirayı almış. Kocası koymuş, kocasıyla birlikte 2 milyar liranın üstünde para çekmişler. Fatma Betül Sayan Kaya, 10 daire parasını borsaya koymuş bu nisan ayında, eylül ayında 200 daire parasını çekmiş. 190 daire parası, milyarın üstünde 190 daire parası garibanların cebinden çıkmış.

"Yetmez, Hesap Vereceksiniz"

Bunu dün Parti Sözcümüz Zeynel Emre açıkladı. Bütün gün sustular. Fatma Hanım garibanın 2 milyar lirasını vereceksin, kocandaki paraları vereceksin, bu yaptığın yolsuzluğun hesabını vereceksin. Yetmez. Daha kim varsa, A’dan Z’ye açılacak. Milletvekillerinden komisyon kurulur, Devlet Denetleme Kurulu devreye sokulur. Milletin önünde açılacak. İlk günden beri ‘Kim almış?’ ‘Ha orada birisi varmış. 200 milyon Euro işlem yapmış.’ Kim bu adam? Adına bakarsan tanıdık değil. Ama diyorlar ki ‘Filanca bakanın eskiden beri çantacısıdır.’ Dönülecek; o paralar ilk önce hangi evlere konmuş, hangi tapular satılmış, para hangi hesaba geçmiş, TERA’ya bu parayı ki normalde bu paranın milyonda birini göremeyecek adam nereden yatırmış? Bu bütün ilişkiler teker teker incelenecek. Bu işin içerisindeki bütün AK Partililer asrın yolsuzluğunun, asrın dolandırıcılığının hesabını verecek. Haydi bakalım, 19 Mart’tan beri bütün televizyonlarda 50 çeşit yalan… ‘İBB‘de parkeler kalktı. Altından 2 milyon Euro bulundu. Videosu var, göstereceğiz.’ İddianamede yok. Nerede bu? Diyor ki gazeteci, ‘Öyle duymuştum, öyle konuştum. İddianamede yokmuş. Ben de şaşırdım.’ Diyor ki ‘KİPTAŞ‘tan daire verdiler bilmem kaç tane.’ Bir tanesi iddianamede yok. ‘Cep telefonu dağıttılar.’ Yok. Bakın dediler ki ‘Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin kasasından dolarlar çıktı.’ Bir tane demir mühür çıktı, yalan görüntü kullanmışlar. ‘Ekrem İmamoğlu’nun korumasının dağ evinde kasadan Euro’lar çıktı.’ İçinden 24 tek beylik silahın mermisi çıktı, dandik bir kasanın içinden. Bu kadar yalan, iftira attılar ama bir kör kuruş bulamadılar, bir kör kuruş. Sadece Fatma Betül Sayan Kaya’nın üzerinden 2 milyar lira çıktı, 2 milyar lira. Neden bahsediyorsunuz siz?

"Boş Laflara Milletin Karnı Tok"

Günü geldi mi yukarıdan yukarıdan konuşan AK Parti’nin Sözcüsü, aşağıdan aşağıdan inceden inceden kıvırmaya başladı. ‘AK Parti doğruların yanındadır. Yanlışların karşısındadır.’ Bu nasıl yanlışın karşısında olmaksa günlerdir söylüyoruz, ‘Eski bakan - yeni bakan var’, susuyorlar. Biz açıkladık, bir gün boyunca daha sustular. Millet ayağa kalktı. Yanlışın karşısında olan Fatma Betül Sayan Kaya da bütün AK Partililerin hepsinin ismini söyler. Yaptıklarını ortaya koyar, paraları ortaya döker, milletin parasını iade eder. Onun dışında bu boş laflara bu milletin karnı tok artık. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Bu asrın dönme dolabı, asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu. Senin bunlardan haberin var mıydı, yok muydu? İki seçenek var. Ya vardı, sen bu tezgahın içindesin, tam başındasın. Ya da yok diyorsan, millet böyle bir tezgah kurmuş, sen bunun farkında değilsin. Varsan görevinden istifa etmelisin. Yoksan yönetme kabiliyetin bitmiş, sandığı artık getirmelisin.

Görüyorsunuz ki ekonomisiyle, sosyal hayatıyla, ahlaki değerleriyle Türkiye’nin yepyeni bir siyasete ihtiyacı var. Türkiye’nin yeni bir enerjiye ihtiyacı var. Yeni bir başlangıca ihtiyacı var. YENİ Parti’yi millet kurdu, adını koydu, bütçesini oluşturdu. Şimdi bizim önümüzde artık Tayyip Bey gibi iki yol yok. Kararı verecek. Ya ‘Bu işin başındayım’ diyecek, sorumluluğunu üstlenecek, ya ‘Haberim yoktu’ diyecek yönetemediğini kabullenecek. Onlar yolun sonundadır, biz daha başındayız. Bizim tek görevimiz var, o da kazanmaktır. Bundan sonra hep beraber tek yolumuz vardır. Yönümüz bellidir, yolumuz bellidir, hedefimiz bellidir. İktidar hedeftir."

Kaynak: ANKA